Taliban yönetimi, hükümet çalışanlarına akıllı telefon kullanımını yasaklayan kapsamlı bir kararname yayımladı. Yetkililerin ellerindeki cihazları imha ettiği görüntüler sosyal medyada geniş yankı uyandırırken, uzmanlar bu adımın Afganistan genelinde daha kapsamlı bir yasağın habercisi olabileceği uyarısında bulunuyor. Kararname, özellikle bakanlıklar ve kamu kurumlarında çalışan memurları hedef alırken, uygulamanın boyutu ve kapsamına ilişkin soru işaretleri devam ediyor.
Yasağın arka planı ve uygulanışı
Taliban Sözcüsü Zabihullah Mücahid tarafından yapılan açıklamada, kararnamenin "kamu hizmetlerinde verimliliği artırmak ve dini değerlere uygunluğu sağlamak" amacıyla çıkarıldığı belirtildi. Ancak sosyal medyada yayılan görüntülerde, Taliban güçlerinin hükümet binaları önünde topladıkları akıllı telefonları balyozla kırdıkları görülüyor. Bu görüntüler, yasağın sadece resmi bir düzenleme olmadığını, aynı zamanda sembolik bir güç gösterisine dönüştüğünü ortaya koyuyor.
Afganistan'da 2021'de yeniden iktidara gelen Taliban, özellikle teknoloji kullanımına yönelik kısıtlamalarla biliniyor. Daha önce de internet erişimini sınırlandıran ve sosyal medya platformlarına erişimi engelleyen yönetim, akıllı telefon yasağını "Batı kültürünün zararlı etkilerinden korunma" gerekçesiyle savunuyor. Uygulamanın ilk aşamada sadece başkent Kabil'deki bakanlıklarla sınırlı olduğu, ancak zamanla tüm ülkeye yayılmasının planlandığı konuşuluyor.
Uzmanlar, bu tür yasakların Afganistan'da zaten kırılgan olan dijital altyapıyı daha da zayıflatacağı görüşünde. Özellikle sağlık ve eğitim gibi kritik kamu hizmetlerinde akıllı telefonların kullanımının engellenmesi, hizmet kalitesini doğrudan etkileyebilir. Dünya Bankası verilerine göre, Afganistan'da internet kullanıcılarının oranı yüzde 18'in altında ve bu kısıtlı erişim, yasağın etkisini daha da derinleştirebilir.
Bölgesel ve küresel boyut
Taliban'ın akıllı telefon yasağı, uluslararası toplumdan sert tepki çekti. Birleşmiş Milletler Afganistan Misyonu (UNAMA), kararın ifade özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkını ihlal ettiğini belirterek, yasağın derhal kaldırılması çağrısı yaptı. ABD Dışişleri Bakanlığı ise "Bu tür uygulamalar, Taliban'ın modern dünyadan kopuk ve baskıcı yönetim anlayışının bir yansımasıdır" açıklamasında bulundu.
Bölgesel olarak bakıldığında, Pakistan ve İran gibi komşu ülkeler, Taliban'ın bu tür politikalarının Afganistan'daki istikrarsızlığı derinleştirebileceği endişesini taşıyor. Özellikle Pakistan, Afgan mülteci akınının artmasından ve sınır güvenliğinin zayıflamasından çekiniyor. Diğer yandan Çin ve Rusya gibi ülkeler, Taliban'la diplomatik temaslarını sürdürürken, teknoloji kısıtlamalarının bölgesel yatırımları olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.
Uluslararası insan hakları örgütleri, yasağın özellikle kadınları hedef aldığına dikkat çekiyor. Afganistan'da kadınların kamusal alanda çalışması zaten büyük ölçüde kısıtlanmışken, akıllı telefon yasağının kadınların iş gücüne katılımını daha da azaltacağı belirtiliyor. Taliban'ın bu adımı, ülkenin uluslararası toplumdan tecrit edilmesini hızlandırabilir ve insani yardım akışını olumsuz etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afganistan'da istikrarın sağlanması için Taliban'la diplomatik diyalog yürüten ülkeler arasında yer alıyor. Ancak bu tür teknoloji kısıtlamaları, Türkiye'nin Afganistan'da yürüttüğü kalkınma projelerini ve insani yardım faaliyetlerini zorlaştırabilir. Özellikle eğitim ve sağlık alanında kurulan dijital altyapı projeleri, akıllı telefon yasağıyla birlikte sekteye uğrayabilir. Türkiye'nin bölgedeki yumuşak gücünü koruyabilmesi için Taliban'la olan ilişkilerini gözden geçirmesi ve uluslararası toplumla koordineli bir şekilde hareket etmesi gerekiyor. Ayrıca, sığınmacı akışını önlemek amacıyla Afganistan'da temel insan haklarının korunmasına yönelik çabaların artırılması kritik önem taşıyor.