ANKARA - Türkiye'de bağımsız haber portalı T24'ün internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine mahkeme kararıyla erişim yasağı getirildi. Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, yasak kararı, platformda yayımlanan ve 'LGBT propagandası' olarak nitelendirilen içerikler gerekçe gösterilerek alındı. Karar, 30 Eylül 2020 Çarşamba günü kamuoyuna duyuruldu. Erişim engeli, T24'ün web sitesinin yanı sıra resmi sosyal medya hesaplarını da kapsıyor.
Kararın Arka Planı ve Hukuksal Süreç
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, T24'te yayımlanan bazı haber ve yazıların 'LGBT propagandası' içerdiği iddiasıyla erişim yasağı talep etti. Mahkeme, bu talebi kabul ederek siteye ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine hükmetti. Adalet Bakanlığı, kararın gerekçesini 'LGBT propagandası' olarak açıkladı. Yasağın süresi ve kapsamı hakkında detaylı bilgi verilmedi. T24 yöneticileri karara itiraz edeceklerini duyurdu. Uluslararası basın özgürlüğü kuruluşları da kararı endişeyle karşıladı.
Reuters'ın aktardığına göre, erişim yasağı kararı, Türkiye'de LGBTİ+ haklarına yönelik artan baskı ortamında alındı. Son yıllarda LGBTİ+ etkinlikleri valilikler tarafından yasaklanmış, onur yürüyüşleri polis müdahalesiyle engellenmişti. Bu bağlamda T24'e getirilen yasak, hükümetin LGBTİ+ içerikli yayınlara karşı tutumunun bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Karar, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü savunucuları tarafından eleştiriliyor.
Öte yandan, kaynak özette belirtildiği üzere, düzinelerce kişi daha önce çeşitli suçlamalarla hapse atılmıştı. Bu kişilerin kimlikleri ve suçlamaların detayları net değil ancak LGBTİ+ aktivistleri veya gazeteciler olabilecekleri yönünde iddialar var. Adalet Bakanlığı'nın açıklamasında bu tutuklamalara dair bir bilgi yer almadı.
Uluslararası Boyut ve Basın Özgürlüğü Endişeleri
Türkiye, uluslararası basın özgürlüğü endekslerinde alt sıralarda yer alıyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün 2020 raporunda Türkiye, 180 ülke arasında 154. sırada bulunuyor. Avrupa Birliği ve uluslararası insan hakları kuruluşları, Türkiye'deki basın özgürlüğü ihlallerini düzenli olarak raporluyor. T24'e getirilen erişim yasağı, bu endişeleri daha da artırabilir. Karar, Türkiye'nin AB üyelik müzakereleri ve demokratik standartları açısından da olumsuz bir sinyal olarak yorumlanıyor.
LGBTİ+ hakları, Türkiye'de son yıllarda siyasi tartışmaların merkezinde yer alıyor. İktidar partisi yetkilileri, LGBTİ+ hareketini 'aile yapısına tehdit' olarak nitelendiriyor. Muhalefet ve sivil toplum kuruluşları ise bu söylemi nefret söylemi olarak eleştiriyor. Erişim yasağı kararı, bu kutuplaşmayı derinleştirebilir. Ayrıca, pandemi döneminde dijital platformlara olan bağımlılığın arttığı bir dönemde, bir haber sitesine erişimin engellenmesi, bilgiye erişim hakkı açısından ciddi bir kısıtlama olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin iç siyasetinde ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanındaki kısıtlamaların arttığını gösteriyor. LGBTİ+ içerikli yayınlara yönelik erişim yasağı, hükümetin toplumsal cinsiyet ve cinsel yönelim konularındaki muhafazakâr politikalarını yansıtıyor. Uluslararası alanda Türkiye'nin demokratik standartları sorgulanırken, bu tür kararlar AB ile ilişkileri ve insan hakları diyaloğunu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, basın özgürlüğüne yönelik müdahaleler, Türkiye'nin uluslararası itibarını zedeleyerek yabancı yatırımcı güvenini sarsabilir. İçeride ise muhalefet ve sivil toplumun tepkisini çekerek siyasi gerilimi artırabilir. Uzun vadede, bu tür yasaklar Türkiye'nin Avrupa-Atlantik kurumlarıyla ilişkilerinde yeni krizlere yol açabilir.