ANKARA - Türkiye'de bir mahkeme, bağımsız haber portalı T24'ün internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine karar verdi. Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, erişim engeli kararı, "LGBT propagandası" olarak değerlendirilen içerikler nedeniyle alındı. Karar, 30 Eylül Çarşamba günü kamuoyuna duyuruldu. T24, Türkiye'de bağımsız gazeteciliğin önemli temsilcilerinden biri olarak biliniyor ve özellikle hükümete eleştirel yaklaşan haberleriyle tanınıyor.
Erişim engelinin arka planı
T24'ün kapatılması kararı, Türkiye'de son yıllarda artan internet sansürü tartışmalarının bir parçası olarak görülüyor. Adalet Bakanlığı'nın açıklamasına göre, erişim engeli kararı, 5651 sayılı Kanun kapsamında "LGBT propagandası" içerdiği iddia edilen yayınlar nedeniyle alındı. Ancak T24 yönetimi, kararın siyasi motivasyonlu olduğunu savunuyor ve haber içeriklerinin sansürlendiğini belirtiyor. Erişim engeli, hem web sitesini hem de sosyal medya hesaplarını kapsıyor; bu da portalın geniş kitlelere ulaşmasını engelleyecek.
Türkiye'de basın özgürlüğü kuruluşları, son yıllarda çok sayıda haber sitesine ve gazeteciye yönelik erişim engeli ve tutuklama kararlarını rapor ediyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) ve diğer uluslararası kuruluşlar, Türkiye'yi basın özgürlüğü sıralamalarında alt sıralarda gösteriyor. Bu son karar, özellikle LGBTİ+ haklarına yönelik artan baskı ortamında geldiği için dikkat çekiyor. İktidar partisi yetkilileri, LGBTİ+ içeriklerinin "toplumsal değerleri tehdit ettiğini" savunurken, muhalefet ve sivil toplum kuruluşları bu tür gerekçelerin ifade özgürlüğünü kısıtlamak için kullanıldığını belirtiyor.
Olayın bölgesel ve küresel boyutu
Türkiye'de medya özgürlüğü konusu, Avrupa Birliği ile ilişkilerde uzun süredir bir gerginlik kaynağı. AB, Türkiye'nin üyelik müzakerelerinde ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü kriterlerine uyum sağlaması gerektiğini sık sık vurguluyor. Son erişim engeli kararı, AB'nin Türkiye'ye yönelik eleştirilerini artırabilir. Ayrıca, uluslararası insan hakları örgütleri, bu tür kararların Türkiye'nin demokratik standartlarını zayıflattığını savunuyor. Öte yandan, Türkiye hükümeti, ulusal güvenlik ve kamu düzeni gerekçesiyle bu tür müdahaleleri meşru görüyor.
Küresel ölçekte, dijital sansür ve LGBTİ+ haklarına yönelik kısıtlamalar sadece Türkiye'de değil, birçok ülkede artış gösteriyor. Ancak Türkiye'nin Avrupa Konseyi ve AGİT gibi kuruluşlardaki taahhütleri, bu tür kararları uluslararası alanda tartışmalı hale getiriyor. T24 gibi bağımsız medya organlarının erişiminin engellenmesi, Türkiye'deki bilgi akışını ve kamuoyunun çeşitliliğini olumsuz etkileyebilir. Uluslararası medya kuruluşları ve gazeteci örgütleri, kararı kınayarak Türkiye'yi ifade özgürlüğüne saygı duymaya çağırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
T24'e erişim engeli, Türkiye'de medya özgürlüğü ve ifade özgürlüğü konusundaki mevcut endişeleri derinleştiriyor. Bu karar, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde, özellikle AB müzakere sürecinde ve uluslararası insan hakları raporlarında olumsuz bir unsur olarak öne çıkabilir. Ayrıca, iç siyasette iktidar ile muhalefet arasındaki gerilimi artırabilir. Ekonomik açıdan doğrudan bir etkisi olmasa da, yatırım ortamı ve basın özgürlüğü algısı üzerinden dolaylı sonuçlar doğurabilir. Türkiye'nin uluslararası itibarı ve yumuşak gücü, bu tür kısıtlamalardan zarar görebilir. Uzun vadede, bağımsız medyanın zayıflaması, kamuoyunun doğru bilgiye erişimini kısıtlayarak demokratik denetim mekanizmalarını zayıflatabilir.