Suudi Arabistan, Husilerin artan saldırıları karşısında müttefiklerinden destek arıyor. Fransa, ülkenin en önemli petrol ihracat limanlarından biri olan Yanbu'daki tesisi korumak için askeri güç gönderiyor. Pakistan ve Türkiye'nin ise Riyad ile askeri görüşmelerde bulunacağı bildirildi. Bu gelişmeler, Yemen'deki Husi hareketinin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı bir dönemde yaşanıyor.
Husi saldırıları ve Suudi Arabistan'ın güvenlik endişeleri
Yemen'deki Husiler, son haftalarda Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine ve kritik altyapı tesislerine yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını artırdı. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, 2015'ten bu yana Yemen'de Husilere karşı mücadele ediyor. Ancak son dönemde Husilerin saldırı kapasitesini artırması, Riyad'ı endişelendiriyor. Özellikle Yanbu'daki petrol terminali, Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz'e açılan kapısı konumunda ve ülkenin petrol ihracatının önemli bir kısmı buradan gerçekleştiriliyor. Fransa'nın buraya asker gönderme kararı, tesisin güvenliğinin uluslararası aktörler için de kritik olduğunu gösteriyor.
Fransa Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, askeri birlikler Yanbu'daki petrol terminalinin savunmasına destek sağlayacak. Fransa'nın bu hamlesi, bölgedeki askeri varlığını güçlendirme ve müttefiklerine güvence verme amacı taşıyor. Öte yandan Pakistan ve Türkiye'nin Riyad ile yapacağı askeri görüşmeler, Suudi Arabistan'ın bölgesel müttefikleriyle savunma işbirliğini derinleştirme çabası olarak yorumlanıyor. Pakistan, Suudi Arabistan ile uzun süredir askeri eğitim ve danışmanlık alanında işbirliği yapıyor. Türkiye ise son yıllarda Körfez ülkeleriyle savunma sanayii ve askeri eğitim alanında ilişkilerini geliştirdi.
Bölgesel ve küresel boyut
Husi saldırıları, yalnızca Suudi Arabistan'ı değil, bölgesel istikrarı da tehdit ediyor. Kızıldeniz'deki seyrüsefer güvenliği, küresel enerji arz zinciri için hayati önem taşıyor. Husilerin saldırıları, zaman zaman Suudi Arabistan'ın petrol üretim tesislerini hedef alarak küresel petrol fiyatlarında dalgalanmalara neden oluyor. 2019'da Abqaiq ve Khurais tesislerine yapılan saldırılar, Suudi Arabistan'ın petrol üretiminin yarısını geçici olarak durdurmuş ve dünya petrol fiyatlarında sert bir artışa yol açmıştı. Benzer bir senaryonun tekrarlanması, küresel ekonomiyi olumsuz etkileyebilir.
ABD'nin bölgedeki askeri varlığını azaltma eğilimi, Suudi Arabistan'ı yeni müttefik arayışlarına itiyor. Fransa'nın yanı sıra İngiltere ve diğer Avrupa ülkeleri de bölgede güvenlik işbirliğini artırabilir. Ancak Husilerin arkasında İran'ın olduğu iddiaları, Suudi Arabistan-İran rekabetini daha da derinleştiriyor. İran, Husileri desteklediğini reddetse de, bölgedeki vekalet savaşları Suudi Arabistan'ın güvenlik hesaplamalarını karmaşıklaştırıyor.
Pakistan ve Türkiye'nin Riyad ile yapacağı görüşmeler, olası bir savunma anlaşması veya ortak tatbikat planlamasını içerebilir. Türkiye, son yıllarda Suudi Arabistan ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde. 2018'deki Kaşıkçı cinayetinin ardından gerilen ilişkiler, 2022'den itibaren karşılıklı ziyaretlerle düzelme eğilimine girdi. Savunma sanayii alanında işbirliği, bu normalleşmenin somut adımlarından biri olabilir. Pakistan ise Suudi Arabistan'ın en yakın müttefiklerinden biri ve askeri personel eğitimi konusunda uzun bir geçmişe sahip.
Husi saldırılarının tırmanması, Yemen'deki iç savaşın bölgesel bir çatışmaya dönüşme riskini artırıyor. Birleşmiş Milletler, Yemen'deki insani krizin daha da kötüleşebileceği uyarısında bulunuyor. Suudi Arabistan'ın müttefiklerinden aldığı destek, askeri dengeleri değiştirebilir ancak kalıcı bir çözüm için siyasi diyalog şart. Uluslararası toplum, Yemen'de ateşkes ve barış görüşmeleri için baskı yapmayı sürdürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin Suudi Arabistan ile askeri görüşmeler yapması, Körfez'deki etkinliğini artırma ve savunma sanayii ihracatını genişletme çabası olarak görülebilir. Husi saldırıları, Türkiye'nin de enerji güvenliğini dolaylı olarak etkiliyor; zira Kızıldeniz'deki istikrarsızlık, küresel petrol fiyatlarını yükselterek Türkiye'nin enerji ithalat maliyetini artırabilir. Ayrıca Türkiye, bölgesel istikrarın korunmasında rol oynayarak Batı ile ilişkilerini dengeleyebilir. Ancak İran ile Suudi Arabistan arasındaki gerilimde taraf olmaktan kaçınmak, Türkiye'nin diplomatik esnekliğini koruması açısından önemli.