Suudi Arabistan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Yemen'deki İran destekli Husilere yönelik saldırıları kınayan açıklamasını memnuniyetle karşıladı. Riyad yönetimi, BMGK'nın Husilerin Suudi topraklarına yönelik balistik füze ve insansız hava aracı saldırılarını ve uluslararası deniz ticaretine yönelik tehditlerini kınayan ifadesini desteklediğini bildirdi. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, BMGK'nın aldığı bu kararın, Yemen'deki barış çabalarına ve bölgesel istikrara katkı sağlayacağı belirtildi.
Gelişmenin Arka Planı
BMGK, 14 Şubat 2025 tarihinde yayımladığı başkanlık açıklamasında, Husilerin Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine yönelik düzenlediği roket ve drone saldırılarını şiddetle kınadı. Açıklamada ayrıca, Husilerin Kızıldeniz ve Bab el-Mandeb Boğazı'nda ticari gemilere yönelik saldırılarının da uluslararası deniz güvenliğini tehdit ettiği vurgulandı. BMGK, taraflara Birleşmiş Milletler himayesindeki barış sürecine dönmeleri ve daha önce kabul edilen kararların uygulanması çağrısında bulundu.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, BMGK açıklamasının ardından yaptığı değerlendirmede, 'Bu açıklama, Husilerin uluslararası toplum tarafından izole edilmesi açısından önemli bir adımdır. Suudi Arabistan, Yemen halkının meşru hükümetine desteğini sürdürecek ve terör örgütleriyle mücadelede kararlılıkla devam edecektir' ifadelerini kullandı. Bakan ayrıca, Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik insani yardımlarının kesintisiz devam ettiğini de sözlerine ekledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'de 2014 yılında başlayan iç savaş, bölgesel bir krize dönüşmüş durumda. İran'ın desteklediği Husiler, Suudi Arabistan'ın güney sınırlarına düzenledikleri saldırılarla bölgesel güvenliği tehdit ediyor. Özellikle son dönemde Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik artan saldırılar, küresel tedarik zincirlerinde aksaklıklara neden oluyor ve uluslararası deniz ticaretini tehlikeye atıyor. ABD ve Avrupa ülkeleri de Husilere karşı uluslararası koalisyon çağrılarını yineliyor.
BMGK'nın bu açıklaması, bölgesel aktörlerin ve küresel güçlerin Yemen krizine yönelik artan endişesini yansıtıyor. Suudi Arabistan'ın açıklamayı memnuniyetle karşılaması, Riyad yönetiminin diplomatik yollarla meşruiyet kazanma çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ancak Husilerin bu tür kınamalara rağmen saldırılarını sürdürmesi, barış umutlarını zayıflatıyor. Uzmanlar, kalıcı bir çözüm için İran'ın bölgedeki etkisinin sınırlandırılması ve Yemen'de kapsayıcı bir siyasi diyaloğun başlatılması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki çatışmaların sona erdirilmesi ve ülkenin toprak bütünlüğünün korunması yönündeki tutumunu sürdürüyor. BMGK'nın bu açıklaması, Suudi Arabistan'ın pozisyonunu güçlendirirken, Türkiye'nin de bölgesel istikrar vurgusuyla örtüşüyor. Ankara, Yemen'de taraflar arasında diyaloğu teşvik eden ve insani krize çözüm arayan girişimleri destekliyor. Öte yandan, Kızıldeniz'deki güvenlik tehditleri, Türkiye'nin deniz ticaret rotalarını ve enerji arz güvenliğini de yakından ilgilendiriyor. Türkiye'nin bölgedeki gelişmeleri yakından takip etmesi ve diplomatik temaslarını sürdürmesi bekleniyor.