Washington ve Riyad'ın, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad yönetimine, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun Yemen'deki savaşına asker göndermesi yönünde baskı yaptığı öne sürülüyor. Bu girişim, Suriye'de kırılgan olan istikrarı daha da tehlikeye atma riski taşıyor. Bölgesel uzmanlar, Suriye ordusunun Yemen'e konuşlandırılmasının, ülke içindeki güç dengelerini bozacağı ve İran'ın nüfuz alanlarını genişletmesine yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Gelişmenin Arka Planı
Suriye, 2011'den bu yana iç savaşla boğuşuyor. Esad rejimi, Rusya ve İran'ın askeri desteğiyle ayakta kaldı. Ancak ülke ekonomisi çökmüş durumda ve altyapı büyük ölçüde tahrip oldu. Son dönemde Arap ülkeleriyle ilişkilerini normalleştirmeye çalışan Şam, Suudi Arabistan ve BAE ile temaslarını artırdı. ABD yönetimi ise Suriye'nin yeniden inşası için Körfez ülkelerinden finansman sağlanmasını ve Suriye'nin İran'a olan bağımlılığının azaltılmasını istiyor. Bu çerçevede, Suriye'nin Yemen savaşına asker göndermesi, Batı ve Körfez ülkeleri nezdinde bir tür 'güven testi' olarak görülüyor.
Ancak Suriye ordusunun Yemen'e gönderilmesi, ülke içinde halihazırda hassas olan güç dengesini bozabilir. Suriye ordusu, yıllar süren savaşta yıprandı ve mevcut kapasitesi sınırlı. Askerlerin başka bir cepheye kaydırılması, rejimin kontrolündeki bölgelerde güvenlik boşluğu yaratabilir. Ayrıca, İran destekli milislerin Suriye'deki varlığı, bu tür bir hamlenin İran'ın bölgesel stratejisine hizmet edeceği endişesini doğuruyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'deki savaş, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ile İran destekli Husi isyancılar arasında 2015'ten beri sürüyor. BM'ye göre, savaş yüz binlerce kişinin ölümüne ve dünyanın en büyük insani krizlerinden birine yol açtı. Suriye'nin bu savaşa dahil olması, çatışmayı daha da karmaşık hale getirebilir ve bölgesel bir vekalet savaşının yeni bir cephesini açabilir. ABD'nin Suriye'den asker çekme kararı sonrasında, Washington'un Şam'a yönelik baskısı, Arap müttefikleri üzerinden dolaylı bir etki kurma çabası olarak yorumlanıyor.
Öte yandan, Rusya'nın Suriye'deki askeri varlığı ve İran'ın artan etkisi, ABD'nin manevra alanını kısıtlıyor. Suriye'nin Yemen'e asker göndermesi, aynı zamanda Rusya ve İran'ın onayını gerektiriyor. Moskova ve Tahran'ın bu hamleye nasıl yaklaşacağı belirsiz. Uzmanlar, Suriye'nin önceliğinin kendi toprak bütünlüğünü korumak ve ekonomiyi canlandırmak olduğunu, Yemen macerasının bu hedeflere hizmet etmeyeceğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye'deki istikrarsızlığın doğrudan etkilediği ülkelerin başında geliyor. Suriye ordusunun Yemen'e kaydırılması, Türkiye'nin sınır güvenliği ve bölgedeki terörle mücadelesi açısından risk oluşturabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Suriye'deki muhalif gruplarla ilişkileri ve İdlib'deki varlığı, böyle bir gelişmeden olumsuz etkilenebilir. Türkiye, Yemen'deki savaşta taraf olmaktan kaçınarak diplomatik çözümleri destekliyor. Suriye'nin Yemen'e asker göndermesi, Türkiye'nin bölgesel barış çabalarını zayıflatabilir ve Türk dış politikasının Suriye'deki dengeleri gözetme çabalarını zorlaştırabilir. Bu nedenle Ankara, gelişmeleri yakından takip ediyor.