LONDRA - Eski İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, görevde kaldığı kısa süre boyunca yapay zeka (AI) yönetişimi konusunda önemli adımlar attı. Kasım 2023'te düzenlenen ve dünya liderlerini bir araya getiren Yapay Zeka Güvenliği Zirvesi, Sunak'ın vizyonunun somut bir göstergesiydi. İngiltere, bu alanda küçük ama etkili bir aktör olarak, hem araştırma hem de düzenleme konusunda öncülük etmeye çalışıyor. Peki, Sunak'ın mirası gerçekten yapay zekayı frenliyor mu, yoksa yön mü veriyor?
Sunak Döneminde Yapay Zeka Politikaları
Rishi Sunak, Ekim 2022'de başbakan olduğunda, yapay zekanın potansiyel risklerine ve fırsatlarına dikkat çeken ilk liderlerden biriydi. Haziran 2023'te yaptığı konuşmada, yapay zekanın insanlık için varoluşsal bir tehdit olabileceğini söyleyerek tartışmaları alevlendirdi. Bu söylem, onu diğer muhafazakar liderlerden ayırdı ve teknoloji düzenlemesi konusunda cesur bir duruş sergiledi.
Sunak'ın en somut adımı, Kasım 2023'te Bletchley Park'ta düzenlenen Yapay Zeka Güvenliği Zirvesi oldu. ABD, Çin, AB ve diğer ülkelerden temsilcilerin katıldığı zirvede, önümüzdeki yıl Güney Kore'de bir sonraki toplantının yapılması kararlaştırıldı. Zirvede, yapay zekanın geliştirilmesi ve kullanımına ilişkin ilkeleri içeren Bletchley Deklarasyonu imzalandı. Bu deklarasyon, yapay zekanın güvenli, şeffaf ve hesap verebilir bir şekilde geliştirilmesi gerektiğini vurguluyordu.
Ayrıca Sunak hükümeti, 2023'te 100 milyon sterlinlik bir yapay zeka güvenliği araştırma fonu oluşturdu ve ülkenin ilk Yapay Zeka Güvenliği Enstitüsü'nü kurdu. Bu enstitü, yapay zekanın potansiyel risklerini değerlendirmek ve düzenleyici çerçeveler geliştirmekle görevlendirildi. İngiltere, bu adımlarla ABD ve AB'nin yanında üçüncü bir kutup olarak konumlanmayı hedefliyordu.
Küresel Yönetişimde İngiltere'nin Rolü
İngiltere, yapay zeka düzenlemesinde AB'nin katı kuralları ile ABD'nin daha esnek yaklaşımı arasında bir denge kurmaya çalışıyor. AB, Nisan 2021'de önerdiği ve 2024'te yürürlüğe giren Yapay Zeka Yasası ile risk temelli bir düzenleme getirirken, ABD federal düzeyde henüz kapsamlı bir yasa çıkaramadı. İngiltere ise sektörel düzenlemeleri ve uluslararası işbirliğini vurgulayan bir strateji izliyor.
Sunak'ın girişimleri, İngiltere'nin Brexit sonrası küresel sahnede etkisini artırma çabasının bir parçası olarak görülüyor. Ancak ülkenin yapay zeka ekosistemi, ABD ve Çin'in gerisinde. Yine de İngiltere, DeepMind gibi öncü şirketlere ev sahipliği yapıyor ve üniversiteleri yapay zeka araştırmalarında dünya çapında saygın. Bu nedenle, düzenleme ve etik konularda söz sahibi olma potansiyeli yüksek.
Sunak'ın halefi Keir Starmer da yapay zeka konusuna önem veriyor. İşçi Partisi hükümeti, yapay zekanın ekonomik büyümeye katkısını artırmayı ve aynı zamanda riskleri yönetmeyi hedefliyor. Ancak Starmer, Sunak kadar yüksek profilli bir zirve düzenlemedi. Yine de İngiltere'nin yapay zeka güvenliği enstitüsü çalışmalarına devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yapay zeka düzenlemeleri konusunda henüz kapsamlı bir yasal çerçeveye sahip değil. İngiltere'nin öncülük ettiği uluslararası girişimler, Türkiye için önemli bir referans oluşturuyor. Türkiye'nin de yapay zeka güvenliği ve etiği konusunda uluslararası işbirliklerine katılması, hem teknoloji transferi hem de düzenleyici uyum açısından faydalı olabilir. Ayrıca, İngiltere'nin deneyimi, Türkiye'nin kendi yapay zeka stratejisini oluştururken dengeyi nasıl kuracağına dair ipuçları sunuyor. Ekonomik ve stratejik açıdan, Türkiye'nin bu alanda aktif olması, küresel yönetişimde söz sahibi olmasını sağlayabilir.