Birleşik Krallık'ta sivil itaatsizlik ve doğrudan eylem, yüzyılı aşkın bir süredir siyasi değişimin motoru olarak kullanılıyor. Ancak analistlere göre, hükümet bu eylemlere bugünlerde benzeri görülmemiş bir sertlikle yanıt veriyor. 2020'de kurulan ve silah şirketi Elbit Systems'in fabrikalarını hedef alan Filistin Eylemi grubunun üyelerine verilen ağır hapis cezaları, bu sertliğin en somut örneği. Peki, İngiltere'nin doğrudan eylem mirası nereden geliyor ve bugünkü müdahale neden bu kadar farklı?
Tarihsel Arka Plan: Süfrajetlerden Pasif Direnişe
20. yüzyılın başlarında kadınların oy hakkı için mücadele eden süfrajetler, zincirleme eylemler, vitrin kırma ve açlık grevleri gibi taktiklerle tanındı. Onların en radikal kanadı olan Kadınların Sosyal ve Politik Birliği (WSPU), mülke zarar verme ve kundaklama gibi yöntemlere başvurdu. Hükümetin yanıtı ise zorla besleme ve hapis cezaları oldu. O dönemde kamuoyu, süfrajetlerin eylemlerine karşı bölünmüştü; ancak bugün tarihçiler, bu mücadelenin demokrasiye giden yolda hayati bir rol oynadığı konusunda hemfikir.
1950'lerde ve 1960'larda nükleer silahsızlanma hareketi, Aldermaston yürüyüşleriyle pasif direnişi yaygınlaştırdı. 1970'lerde ise çevre aktivistleri ve hayvan hakları savunucuları, doğrudan eylemi daha sistematik bir şekilde kullanmaya başladı. Özellikle Hayvanları Kurtarma Cephesi (ALF) ve ardından Hayvan Hakları Milisleri (ARM), mülke zarar vermeyi bir protesto biçimi olarak benimsedi.
Günümüzde Sertleşen Tepkiler
Filistin Eylemi grubu, 2020'den bu yana İngiltere genelinde İsrail savunma şirketi Elbit Systems'e ait tesisleri hedef alan eylemler düzenledi. 2023'te Leicester'da bir fabrikaya düzenlenen baskında, grup üyeleri iş makineleriyle binaya zarar verdi. Mahkeme, bu eylemlerin “terörizm benzeri” olduğuna hükmetti ve altı aktiviste 15 yıla varan hapis cezaları verdi. Karar, sivil itaatsizlik geleneğiyle çeliştiği gerekçesiyle insan hakları örgütleri tarafından eleştirildi. Öte yandan, hükümetin 2022'de çıkardığı Kamu Düzeni Yasası, “kilitlenme” tarzı eylemleri suç sayarak protesto hakkını daralttı. Analistler, bu yasal değişikliklerin Birleşik Krallık'ın ifade özgürlüğü geleneğine zarar verdiğini belirtiyor.
Karşılaştırmalı olarak bakıldığında, 1910'larda süfrajetlere uygulanan zorla besleme ve 2020'lerde Filistin Eylemi üyelerine verilen ağır cezalar arasında benzerlikler bulunuyor. Her iki dönemde de hükümet, mevcut düzeni tehdit eden eylemlere karşı en sert araçları kullanmaktan çekinmiyor. Ancak fark, günümüzde bu sertliğin yasal çerçevelerle meşrulaştırılması. 1918'deki Representation of the People Act ile kadınlara kısmi oy hakkı tanınırken, bugün Filistin Eylemi'nin talepleri olan İsrail'e silah ambargosu konusunda hükümet henüz bir adım atmış değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'de sivil itaatsizliğe yönelik artan sertlik, Türkiye'deki protesto hakkı tartışmalarıyla paralellik gösteriyor. Her iki ülkede de hükümetler, kamu düzenini koruma gerekçesiyle protesto eylemlerine karşı daha katı önlemler alıyor. Türkiye'de 2013 Gezi Parkı olayları sonrası çıkarılan yasalar ve 2021'deki Boğaziçi protestolarına müdahale, bu eğilimin yerel örnekleri. Küresel düzeyde ise demokratik ülkelerde bile protesto hakkının giderek daraltılması, sivil toplumun meşru itiraz mekanizmalarının zayıflamasına yol açıyor. Bu durum, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde ifade özgürlüğü kriterini yeniden gündeme getirebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Filistin Eylemi grubunun hedef aldığı Elbit Systems, dünyanın en büyük silah üreticilerinden biri. Şirketin İngiltere'deki tesisleri, İsrail'in Gazze'de kullandığı askeri teknolojilerin bir kısmını üretiyor. Bu nedenle grup, eylemlerini İsrail'in işgal politikalarına karşı bir duruş olarak tanımlıyor. Ancak İngiliz mahkemeleri, bu eylemleri terörle mücadele kapsamında değerlendiriyor. Öte yandan, ABD'de Black Lives Matter ve çevre aktivistlerine yönelik benzer sert müdahale örnekleri, bu eğilimin küresel bir fenomen olduğunu gösteriyor. Birleşik Krallık'ın sivil itaatsizlik mirası, bugün bir kez daha demokrasi-güvenlik dengesi tartışmalarının odağında.