Sudan'da Nisan 2023'te patlak veren iç savaştan kaçarak Çad'a sığınan Sahra, bugün bir mülteci kampında okul müdiresi olarak görev yapıyor. Savaş nedeniyle evini terk etmek zorunda kalan Sahra, yüz binlerce Sudanlının sığındığı Adré sınır bölgesindeki bir kampta kurulan okulda, çocuklara güvenli bir öğrenme ortamı sağlıyor. Eğitimin, çocukların savaşın travmasıyla başa çıkmasında ve geleceğe umutla bakmasında kritik bir rol oynadığına inanan Sahra, bu zorlu koşullarda eğitimin kesintisiz sürmesi için çabalıyor.
Gelişmenin arka planı
Sahra, Sudan'ın Darfur bölgesinden. Sudan Ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasında Nisan 2023'te başlayan çatışmalar, ülkeyi iç savaşa sürükledi. Çatışmalardan kaçan yüz binlerce Sudanlı, komşu Çad, Mısır ve Güney Sudan gibi ülkelere sığındı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Çad'a sığınan Sudanlı mültecilerin sayısı 500 bini aşmış durumda. Bu mültecilerin büyük bir kısmı, sınır kenti Adré'deki kamplarda yaşıyor.
Sahra, savaşın başlamasıyla birlikte üç çocuğuyla birlikte Çad'a geçmek zorunda kaldı. Kamp hayatının zorluklarına rağmen, eğitimli bir kadın olarak topluma katkı sağlamak istedi. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve yerel sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle kurulan kamp okulunda önce öğretmenlik yapmaya başladı. Kısa sürede gösterdiği liderlik ve özveri sayesinde okul müdiresi olarak atandı. Bugün, okulda yaklaşık 800 öğrenci eğitim görüyor. Çoğu, savaş nedeniyle eğitimine ara vermek zorunda kalmış Sudanlı çocuklar.
Bölgesel veya küresel boyut
Sudan'daki iç savaş, dünyanın en büyük insani krizlerinden birine yol açtı. Milyonlarca insan yerinden edildi; komşu ülkeler, akın akın gelen mültecilerle başa çıkmak için uluslararası yardıma muhtaç. Çad, Sudan'dan gelen mülteci akınında en büyük yükü üstlenen ülkelerden biri. Ancak ülkenin kendi kalkınma sorunları, mültecilere yeterli hizmet götürülmesini zorlaştırıyor. Bu noktada, Sahra gibi mültecilerin kendi topluluklarına liderlik etmesi, dayanışma ve umudun sembolü haline geliyor.
Sahra'nın hikayesi, savaşın ortasında eğitimin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Eğitim, sadece çocuklara bilgi kazandırmakla kalmıyor; aynı zamanda psikososyal destek sağlıyor, onları çocuk işçiliği, erken evlilik gibi risklerden koruyor ve toplumsal iyileşmenin temelini atıyor. Uluslararası toplum, Sudan'daki krize kalıcı bir çözüm bulunana kadar mülteci kamplarındaki eğitim programlarını desteklemeye devam etmeli. Sahra gibi öğretmenlerin ve yöneticilerin çabaları, bu bağlamda hayati bir rol oynuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Sudan'daki iç savaşın başından bu yana insani yardım çalışmalarına katkı sağlıyor. Türkiye Diyanet Vakfı ve AFAD gibi kurumlar, mülteci kamplarında gıda, barınma ve sağlık hizmetleri sunuyor. Ancak eğitim alanında benzer projelerin geliştirilmesi, Türkiye'nin yumuşak güç kapasitesini artırabilir. Afrika'da nüfuzunu genişletmek isteyen Türkiye, Sudanlı mültecilerin eğitimine destek vererek bölgedeki itibarını güçlendirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı Suriyeli mültecilerin eğitimi konusunda edindiği deneyim, Çad'daki mülteci okullarına model olabilir. Bu tür iş birlikleri, hem insani değerler hem de stratejik çıkarlar açısından Türkiye'ye kazanım sağlar.