Avrupa Parlamentosu, 8 Temmuz'da kabul ettiği dönüm noktası niteliğindeki kararla Sudan'daki silahlı çatışmalara ve Hızlı Destek Güçleri'nin (RSF) Kuzey Kordofan eyaletinin başkenti El Obeid'e yönelik saldırılarına dikkat çekti. Karar, RSF'nin terör örgütü listesine alınması çağrısını içeriyor. Muhabirimiz Bastien Renouil, Brüksel'den konuyla ilgili detayları aktardı.
Gelişmenin arka planı
Sudan'da Nisan 2023'te başlayan iç savaş, ordu ile paramiliter RSF arasında şiddetli çatışmalara yol açtı. El Obeid, stratejik konumu nedeniyle sık sık hedef alınan kentlerden biri. RSF'nin buradaki saldırıları sivil kayıplara ve insani krize neden oldu. Avrupa Parlamentosu'nun kararı, uluslararası toplumun Sudan'daki duruma ilişkin artan endişesini yansıtıyor. Kararda, RSF'nin savaş suçları işlediği vurgulanarak, Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlara örgütün terör listesine alınması için çağrı yapıldı.
Avrupa Parlamentosu üyeleri, Sudan'daki çatışmaların bölgesel istikrarsızlığı derinleştirdiğini ve milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açtığını belirtti. Kararda ayrıca, Sudan'daki taraflara ateşkes çağrısı yapılırken, insani yardımların engelsiz ulaştırılması gerektiği ifade edildi. RSF'nin terör listesine alınması durumunda, örgütün finansal kaynaklarının kesilmesi ve uluslararası hareket kabiliyetinin kısıtlanması hedefleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Sudan'daki çatışmalar, Doğu Afrika ve Sahel bölgesinde güvenlik endişelerini artırıyor. RSF'nin paralı asker ağları ve bölgesel bağlantıları, çatışmanın diğer ülkelere sıçrama riskini taşıyor. AB'nin terör listesi kararı, örgütün uluslararası meşruiyetini zayıflatmayı amaçlasa da, bazı uzmanlar bu tür bir adımın müzakereleri zorlaştırabileceği uyarısında bulunuyor. Sudan ordusu ise RSF'yi düzensiz güçler olarak nitelendirirken, örgüt kendini halkın koruyucusu olarak tanımlıyor. AB'nin kararı, Afrika Birliği ve Birleşmiş Milletler nezdinde de yankı buldu. BM, Sudan'da 25 milyondan fazla kişinin insani yardıma ihtiyaç duyduğunu açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki çatışmalar, Türkiye'nin Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz'deki stratejik çıkarlarını etkileyebilir. Türkiye, Sudan ile tarihsel ve ekonomik bağlara sahip olup, özellikle savunma sanayii ve insani yardım alanlarında işbirliği yapmaktadır. RSF'ye yönelik olası bir terör listesi, Türkiye'nin Sudan'daki tüm taraflarla dengeli ilişkilerini sürdürme politikasını zorlayabilir. Ayrıca, bölgede istikrarsızlığın artması, Türkiye'nin Kızıldeniz ticareti ve enerji projeleri açısından risk oluşturmaktadır. Ankara'nın, AB'nin bu kararını yakından izlemesi ve Sudan'daki gelişmelere göre pozisyon alması bekleniyor.