Sudan'da ordu ile paramiliter Hızlı Destek Güçleri (RSF) arasındaki çatışmalar sürerken, RSF kontrolündeki bölgelerde yeni basılmış Sudan sterlinlerinin dolaşıma girmesi dikkat çekti. 25 Haziran itibarıyla bu paraların RSF denetimindeki eyaletlerde kullanılmaya başlandığı bildirildi. Sudan Merkez Bankası daha önce bu banknotların basıldığını doğrulamış olsa da, RSF bölgelerine nasıl ulaştığına dair resmi bir açıklama yapılmadı. Uzmanlar, bu durumun ülkedeki fiili bölünmeyi daha da derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor.
Banknotların kaynağı ve siyasi yansımaları
Sudan'da Nisan 2023'te başlayan iç savaş, ülkeyi iki ana güç arasında ikiye böldü: General Abdülfettah el-Burhan liderliğindeki Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF) ve Muhammed Hamdan Dagalo (Hemedti) komutasındaki RSF. Çatışmalar sonucunda binlerce kişi hayatını kaybetti, milyonlarca insan yerinden edildi. Bu ortamda, RSF kontrolündeki Darfur ve Kordofan gibi bölgelerde yeni para biriminin tedavüle girmesi, merkezi otoritenin zayıfladığını ve alternatif bir otoritenin filizlendiğini gösteriyor.
Banknotların RSF bölgelerine nasıl ulaştığı konusunda çeşitli teoriler var. Bir iddiaya göre, çatışmaların başında orduya bağlı bazı taraflar bu paraları RSF'ye kaptırdı. Başka bir iddia ise, Sudan Merkez Bankası'nın bazı şubelerinin RSF denetimine geçmesiyle bu banknotların bölgeye sevk edildiği yönünde. Her halükarda, bu gelişme Sudan'da iki ayrı para sisteminin ortaya çıkmasına ve ekonominin daha da parçalanmasına yol açabilir.
Bölgesel ve küresel etkiler
Sudan'daki istikrarsızlık, başta Mısır, Etiyopya, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere birçok bölgesel aktörü endişelendiriyor. Özellikle Kızıldeniz'e kıyısı olan Sudan'da derinleşen kaos, deniz ticareti ve enerji nakil hatları açısından risk oluşturuyor. ABD ve Avrupa Birliği ise taraflar arasında barış görüşmeleri yapılmasını teşvik ediyor, ancak bugüne kadar kalıcı bir ateşkes sağlanamadı. RSF'nin kontrol ettiği bölgelerde paralel bir para biriminin dolaşıma girmesi, ülkede fiili bir bölünmenin artık inkâr edilemez boyuta ulaştığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki bu gelişme, Türkiye'nin bölgedeki dış politikası açısından yakından izlenmelidir. Türkiye, tarihsel olarak Sudan ile yakın ilişkilere sahiptir ve özellikle Kızıldeniz'deki stratejik konumu nedeniyle Sudan'daki istikrar Ankara için önem taşımaktadır. Fiili bölünme, Türkiye'nin yatırımlarını ve diplomatik temaslarını tehdit edebilir. Ayrıca, Sudan'daki kaosun bölgesel güvenliği olumsuz etkilemesi halinde, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki diğer angajmanları da zora girebilir. Türkiye'nin taraflar arasında arabuluculuk girişimleri ve insani yardım çabaları, istikrarsızlığın derinleşmesiyle daha da karmaşık hale gelebilir.