Sudan'da Nisan 2023'ten bu yana süren iç savaş, insansız hava araçlarının (İHA) yaygınlaşmasıyla yeni bir aşamaya girdi. Ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki çatışmalarda her iki taraf da tedarik hatlarını ve şehirleri hedef alan İHA saldırıları düzenliyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, bu saldırıların siviller üzerinde yıkıcı etkiler yarattığını ve insani krizi derinleştirdiğini belirtiyor.
İHA kullanımının yaygınlaşması ve sivil kayıplar
Sudan ordusu ve HDK, özellikle 2024 yılından itibaren İHA tedarikini artırdı. Ordu, Türkiye ve İran gibi ülkelerden temin ettiği İHA'ları kullanırken, HDK'nın Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) üzerinden İHA tedarik ettiği iddia ediliyor. Her iki taraf da bu silahları askeri hedeflere yönelik kullandığını savunsa da, saldırılar sıklıkla sivil yerleşim alanlarını, hastaneleri, pazarları ve su istasyonlarını vuruyor. BM raporlarına göre, 2024'ün ilk yarısında İHA saldırılarında en az 500 sivil hayatını kaybetti, binlerce kişi yaralandı. Özellikle başkent Hartum, Omdurman ve El Faşir gibi şehirlerde yoğunlaşan saldırılar, temel hizmetlere erişimi de engelliyor.
İHA'ların tedarik hatlarını vurması, insani yardımların ulaştırılmasını da zorlaştırıyor. Dünya Gıda Programı (WFP), yardım konvoylarının hedef alınması nedeniyle birçok bölgeye erişim sağlayamadığını açıkladı. Ülke genelinde 25 milyondan fazla kişi insani yardıma muhtaç durumda ve 10 milyondan fazla kişi yerinden edilmiş durumda. İHA saldırıları, zaten kırılgan olan sağlık sistemini de vurdu; onlarca hastane ve sağlık merkezi hizmet dışı kaldı.
Uzmanlar, İHA'ların görece ucuz ve erişilebilir olması nedeniyle Sudan'daki çatışmanın seyrini değiştirdiğini belirtiyor. Silah ambargolarına rağmen, İHA'ların çeşitli kanallardan ülkeye sokulması, uluslararası toplumun etkisizliğini gözler önüne seriyor. BM Güvenlik Konseyi'nin silah ambargosu kararlarına rağmen, İHA tedariki devam ediyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Sudan'daki İHA savaşı, bölgesel güçlerin vekalet savaşının bir parçası haline geldi. BAE'nin HDK'ya, Mısır'ın ise orduya destek verdiği biliniyor. Bu durum, Sudan krizinin bölgesel bir çatışmaya dönüşme riskini artırıyor. Ayrıca İHA teknolojisinin yaygınlaşması, Afrika Boynuzu ve Sahel bölgesinde de silahlı grupların bu teknolojiye erişimini kolaylaştırıyor. Uluslararası Kriz Grubu'na göre, Sudan'da konuşlu İHA'ların sayısı 2023'e göre üç kat arttı. Bu durum, sivil kayıpların daha da artmasına yol açabilir.
Küresel anlamda ise Sudan'daki durum, İHA'ların kontrolsüz yayılımının uluslararası barış ve güvenlik üzerindeki etkisini gösteriyor. BM, taraflara İHA saldırılarını durdurma çağrısı yaparken, etkili bir denetim mekanizması bulunmuyor. İnsan hakları örgütleri, İHA saldırılarında sivillerin korunması için acil önlem alınmasını talep ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'da İHA kullanımının artması, Türkiye'nin bölgesel dengelerdeki konumunu doğrudan etkiliyor. Türkiye, Sudan ordusuna İHA tedarik eden ülkeler arasında yer alıyor; bu durum Ankara'nın çatışmadaki tarafgirliği eleştirilerine yol açabilir. Öte yandan Türkiye, Sudan'da insani yardım faaliyetleri yürütüyor ve barış çabalarına destek veriyor. İHA saldırılarının sivilleri hedef alması, Türkiye'nin insani diplomasi imajına zarar verebilir. Ayrıca istikrarsız Sudan, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki ekonomik ve stratejik çıkarlarını (liman işletmeciliği, ticaret) tehdit ediyor. Ankara'nın, hem insani hem de stratejik nedenlerle Sudan'da ateşkes ve silah ambargosunun etkin uygulanması için daha aktif rol alması beklenebilir.