Sudan'da ordu ile paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasındaki iç savaş, El Obeid kentinde yoğun drone saldırılarıyla yeni bir boyut kazandı. Kuşatma altındaki kentte yardım çalışanı Fatima, son hafta sonu yaşanan saldırıların şimdiye kadarki en şiddetlisi olduğunu belirterek, 'Durum korkunç' dedi. Saldırılar nedeniyle sivil kayıplar artarken, temel ihtiyaçlara erişim giderek zorlaşıyor.
El Obeid: Savaşın Yeni Cephesi
Sudan'ın başkenti Hartum'un yaklaşık 350 kilometre güneybatısında yer alan El Obeid, stratejik konumu nedeniyle savaşın kilit noktalarından biri haline geldi. Kuzey Kordofan eyaletinin başkenti olan kent, hem askeri hem de lojistik açıdan önem taşıyor. RSF'nin kenti kontrol altına alma çabaları, Sudan ordusunun sert direnişiyle karşılaşıyor. Çatışmaların şiddetlenmesiyle birlikte, kentte insani durum hızla kötüleşiyor.
Yardım kuruluşları, El Obeid'de yaklaşık 500.000 sivilin kuşatma altında olduğunu tahmin ediyor. Su, gıda ve ilaç sıkıntısı had safhaya ulaşırken, sağlık tesisleri saldırılar nedeniyle çalışamaz hale geldi. Birleşmiş Milletler, bölgede acil insani yardım çağrısı yaparken, sivil kayıpların sayısının her geçen gün arttığı belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Sudan'daki iç savaş, sadece ülke sınırları içinde kalmıyor; bölgesel istikrarı da tehdit ediyor. Çatışmalar nedeniyle milyonlarca insan komşu ülkelere sığınmak zorunda kalırken, bölgede insani kriz giderek derinleşiyor. Mısır, Çad ve Güney Sudan gibi ülkeler, mülteci akınıyla başa çıkmakta zorlanıyor. Ayrıca, RSF'nin destekçileri arasında Birleşik Arap Emirlikleri'nin olduğu iddiaları, savaşı uluslararası bir boyuta taşıyor. Libya'da konuşlu Wagner grubunun paralı askerlerinin de RSF'ye destek verdiği yönünde raporlar bulunuyor.
Uluslararası toplum, Sudan'da kalıcı bir ateşkes sağlanması için çaba gösterse de, taraflar arasındaki güvensizlik ve çıkar çatışmaları çözümü zorlaştırıyor. Cidde görüşmeleri kapsamında varılan ateşkesler sık sık ihlal edilirken, sivil toplum örgütleri taraflara sivil kayıpları durdurma çağrısı yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki çatışmalar, Türkiye'nin Doğu Afrika ve Kızıldeniz stratejisi açısından önem taşıyor. Türkiye, Sudan'da tarihsel bağları ve yatırımları bulunan bir ülke; özellikle Suakin Adası projesi ve askeri iş birlikleri bu kapsamda dikkat çekiyor. Mevcut savaş, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu ve yatırımlarını tehdit ederken, aynı zamanda insani yardım çabalarını da zorlaştırıyor. Türkiye'nin BM nezdinde yürüttüğü arabuluculuk girişimleri ve insani yardım faaliyetleri, bölgesel istikrar için kritik öneme sahip. Ayrıca, çatışmaların Türkiye'ye yönelik düzensiz göç akışını artırma potansiyeli bulunuyor.