Sudan'ın kuşatma altındaki el-Obeid kentinde, insansız hava aracı (İHA) saldırıları sivil altyapıyı hedef alırken, çocuklar okula gitmekten korkuyor. Yardım kuruluşları, ülkenin iç savaşında insani krizin her geçen gün daha da kötüleştiği uyarısında bulunuyor. Binlerce çocuk, eğitim hakkından mahrum kalmanın yanı sıra psikolojik travmayla karşı karşıya.
El-Obeid'de Korku ve Belirsizlik
Sudan'ın orta kesimindeki Kuzey Kordofan eyaletinin başkenti olan el-Obeid, Nisan 2023'te Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF) ile Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasında patlak veren iç savaşın en çok etkilediği kentlerden biri. Kent, iki ordu arasındaki çatışmaların yanı sıra, son aylarda artan İHA saldırılarının da hedefi haline geldi. İHA'lar, özellikle okullar, hastaneler ve pazarlar gibi sivil alanları hedef alarak halk üzerinde derin bir korku yaratıyor.
Yerel kaynaklara göre, son haftalarda en az üç okul İHA saldırıları sonucu hasar gördü veya kullanılamaz hale geldi. Bu durum, binlerce öğrencinin eğitimine ara vermesine yol açtı. El-Obeid'de yaşayan bir öğretmen, “Çocuklar artık okula gitmek istemiyor. Ders sırasında bile gökyüzüne bakarak tedirgin oluyorlar. Bu, onların geleceğini çalıyor” dedi. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve diğer yardım kuruluşları, çocukların eğitim hakkının korunması için ateşkes çağrısında bulunuyor.
İHA saldırılarının yanı sıra, kentte elektrik, su ve iletişim altyapısının büyük bölümü çökmüş durumda. Gıda ve tıbbi malzeme stokları tükenmek üzere. Yardım konvoyları, çatışmalar ve kuşatma nedeniyle bölgeye ulaşamıyor. Dünya Gıda Programı (WFP), el-Obeid'de akut gıda yetersizliği yaşandığını ve insanların hayatta kalabilmek için umutsuzca yardıma ihtiyaç duyduğunu açıkladı.
İç Savaşın Bölgesel Yansımaları
Sudan'daki iç savaş, yalnızca ülke sınırlarıyla sınırlı kalmıyor. Çatışmalar, komşu ülkelerde de ciddi sonuçlar doğuruyor. Milyonlarca Sudanlı, Çad, Mısır, Etiyopya ve Güney Sudan'a sığınmak zorunda kaldı. Bölgesel istikrarsızlık, bu ülkelerin ekonomik ve sosyal yapısını da tehdit ediyor. Ayrıca, Sudan'daki çatışmalar, Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu'ndaki güvenlik dengelerini etkiliyor.
Uluslararası toplum, Sudan'daki taraflara ateşkes çağrısı yapıyor ancak taraflar arasındaki diyalog girişimleri şu ana kadar sonuçsuz kaldı. Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliği, barış müzakerelerini yeniden başlatmak için çaba sarf ediyor. Ancak, tarafların askeri çözümde ısrar etmesi, krizin daha da derinleşmesine yol açıyor. Uzmanlar, çatışmaların devam etmesi halinde Sudan'ın bir 'kayıp devlet' haline gelebileceği ve bölgesel güvenliğe yönelik tehdidin artacağı uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki çatışmalar, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki jeopolitik çıkarlarını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Sudan ile tarihi ve kültürel bağlara sahip olup, Kızıldeniz'deki Sevakin Adası'nda askeri üs kurma projesi dahil olmak üzere çeşitli yatırım anlaşmaları yapmıştı. İç savaş, bu yatırımların akıbetini belirsizleştirdi. Ayrıca, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu artırma çabaları, istikrarsız bir Sudan'da sekteye uğrayabilir. Türkiye ayrıca, Sudan'daki çatışmaların yayılması durumunda artabilecek göç akınları ve insani krizden etkilenebilir. Bu nedenle Türkiye, Nil kıyısındaki bu önemli ülkede kalıcı barışın sağlanması için diplomatik girişimlerini sürdürmelidir.