Sudan'ın güneyindeki Batı Kordofan eyaletinde bulunan Al-Dibab kasabasında pazar yakınına düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırısında en az 80 kişi hayatını kaybetti. Tıbbi bir kaynak ve görgü tanığı, saldırının Pazar akşamı gerçekleştiğini ve ülkedeki iç savaşın başlangıcından bu yana en ölümcül tek saldırılardan biri olduğunu belirtti. Saldırı, Sudan ordusu ile paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasındaki çatışmaların yoğunlaştığı bir dönemde meydana geldi.
Olayın ayrıntıları ve tanık ifadeleri
Görgü tanıkları, saldırının pazarın kalabalık olduğu akşam saatlerinde düzenlendiğini ve çok sayıda sivilin yaşamını yitirdiğini aktardı. Al-Dibab kasabası, stratejik konumu nedeniyle zaman zaman çatışmalara sahne oluyor. Tıbbi kaynak, ölü sayısının artabileceğini, yaralıların çoğunun durumunun ağır olduğunu ve bölgedeki sağlık tesislerinin yetersiz kaldığını ifade etti. Saldırının kim tarafından gerçekleştirildiği henüz netlik kazanmadı; ancak bölgede hem ordu hem de RSF güçlerinin İHA kabiliyetine sahip olduğu biliniyor.
Sudan'da Nisan 2023'ten bu yana süren çatışmalar, yüz binlerce kişinin yerinden edilmesine ve geniş çaplı insani krize yol açtı. Birleşmiş Milletler, ülke nüfusunun yaklaşık yarısının acil yardıma muhtaç olduğunu tahmin ediyor. Al-Dibab saldırısı, savaşın siviller üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.
Bölgesel ve küresel boyut
Sudan'daki iç savaş, Afrika Boynuzu ve Sahel bölgesinde istikrarsızlığı artırıyor. Çatışmalar, komşu ülkelere yönelik göç dalgalarını tetikliyor ve bölgesel güvenlik dengelerini sarsıyor. Uluslararası toplum, taraflara ateşkes çağrısında bulunsa da şiddet dinmiyor. İHA saldırıları, savaşın giderek daha sofistike silahlarla yürütüldüğünü ve sivillerin korunmasının zorlaştığını gösteriyor. BM ve insan hakları örgütleri, son saldırıyla ilgili bağımsız soruşturma başlatılmasını talep ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Sudan'da istikrarın sağlanmasına ve insani krizin hafifletilmesine önem veriyor. Ankara, bölgedeki çatışmaların durdurulması için diplomatik girişimlerde bulunuyor ve insani yardım gönderiyor. Al-Dibab saldırısı, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki barış ve güvenlik politikalarını doğrudan etkiliyor; zira istikrarsızlık, bölgesel ticaret yollarını ve enerji güvenliğini tehdit ediyor. Ayrıca Türkiye'nin Sudan'daki yatırımları ve kalkınma projeleri risk altına girebilir. Ankara'nın, taraflar arasında diyalog çağrılarını sürdürmesi ve insani erişimin önündeki engellerin kaldırılması için daha fazla baskı yapması bekleniyor.