Sudan'ın batısındaki Kuzey Kordofan eyaletinin başkenti El-Ubeyd kenti, paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) ve müttefiklerinin 'yakın bir kara saldırısı' tehdidi altında bulunuyor. 38 uluslararası ve yerel insani yardım kuruluşu, kentte 'vahşet' yaşanabileceği uyarısında bulunarak uluslararası topluma acil müdahale çağrısı yaptı. STK'lar, şehirde sivillerin korunması ve insani erişimin sağlanması için derhal harekete geçilmesi gerektiğini vurguladı.
El-Ubeyd: Stratejik bir kentte kuşatma ve kıtlık
El-Ubeyd, Sudan'ın iç kesimlerine açılan kapı konumunda ve bu nedenle çatışmanın tarafları için büyük stratejik önem taşıyor. RSF, Nisan 2023'te başlayan iç savaştan bu yana ülkenin büyük bölümünde kontrolü ele geçirmiş durumda. Ancak El-Ubeyd, orduya bağlı güçlerin elinde kalmayı başardı. STK'ların ortak açıklamasında, RSF ve müttefiklerinin kenti ele geçirmek için yoğun bir askeri baskı uyguladığı, kuşatma altındaki bölgelere insani yardım girişini engellediği belirtiliyor. Açıklamada ayrıca kentte gıda, su ve ilaç sıkıntısının kritik seviyelere ulaştığı, sivillerin açlık ve hastalık tehdidiyle karşı karşıya olduğu ifade ediliyor.
BM verilerine göre Sudan'da 25 milyondan fazla insan insani yardıma muhtaç durumda. El-Ubeyd'deki durum ise özellikle endişe verici çünkü kent, ülkenin en büyük mülteci kamplarından bazılarına ev sahipliği yapıyor. STK'lar, kara saldırısının gerçekleşmesi halinde binlerce sivilin hayatını kaybedebileceği veya yerinden edilebileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Sudan savaşının yayılma riski
Sudan'daki çatışma, yalnızca ülke sınırları içinde kalmıyor. RSF'nin bölgedeki faaliyetleri, komşu ülkelerde istikrarsızlığı tetikliyor. Özellikle Çad ve Güney Sudan'a yönelik mülteci akınları, bu ülkelerin sınırlı kaynaklarını daha da zorluyor. Ayrıca RSF'nin altın madenleri üzerinden elde ettiği gelirle silahlanması, bölgesel güç dengelerini etkiliyor. Uluslararası toplum, savaşın durdurulması için defalarca çağrıda bulunsa da taraflar arasında kalıcı bir ateşkes sağlanamadı. El-Ubeyd'e yönelik olası saldırı, hem insani felaketi derinleştirecek hem de savaşın yayılma riskini artıracak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki çatışma, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki nüfuz alanını doğrudan etkilemektedir. Türkiye, Sudan ile tarihsel bağları ve Kızıldeniz'deki stratejik ortaklıkları (örneğin Sevakin Adası anlaşması) nedeniyle bölgede istikrarı önemsemektedir. El-Ubeyd'de yaşanacak bir vahşet, Türkiye'nin insani yardım taahhütlerini artırmasını gerektirebilir. Ayrıca çatışmanın tırmanması, Türkiye'nin Kızıldeniz'deki deniz güvenliği çıkarlarını da tehdit edebilir. Ankara'nın, taraflar arasında arabuluculuk çabalarını yoğunlaştırması ve insani koridorların açılması için uluslararası platformlarda girişimlerde bulunması beklenebilir.