Eski İngiltere Sağlık Bakanı Wes Streeting, ülke çapında sarsıntı yaratan doğum skandalında soruşturma komisyonuyla iş birliği yapmayı reddeden hastane yöneticilerinin 'korkakça' davrandığını belirterek, bu kişilerin parlamentoda milletvekillerine hesap vermeye zorlanması gerektiğini söyledi. Streeting, söz konusu yöneticilerin tutumunun, skandalın mağduru ailelere karşı 'bir hakaret' olduğunu vurguladı ve hükümetin bu konuda daha sert adımlar atması çağrısında bulundu.
Skandalın arka planı ve Streeting'in çıkışı
İngiltere'de yıllardır süregelen doğum skandalı, özellikle Shrewsbury ve Telford Hastane Vakfı'nda yaşanan ihmaller ve ölümlerle kamuoyunun gündemine oturmuştu. 1970'lerden 2010'lara kadar uzanan dönemde yüzlerce bebek ve annenin ölümüne yol açan sistematik hatalar, bağımsız bir soruşturma komisyonu tarafından inceleniyor. Ancak komisyonun çalışmaları, bazı üst düzey sağlık yöneticilerinin ifade vermeyi reddetmesi nedeniyle sekteye uğruyor.
Wes Streeting, bu duruma tepki göstererek, 'Bu yöneticilerin korkaklığı, acı çeken ailelere karşı işlenmiş bir suçtur' dedi. Streeting, parlamenter denetim mekanizmasının harekete geçirilmesi ve bu kişilerin Meclis'te yeminli ifade vermeye zorlanması için yasal düzenleme yapılmasını talep etti.
İngiltere'de parlamentonun, yalan beyanda bulunmayı suç sayan 'Meclis'i aşağılama' yetkisi bulunuyor. Streeting, bu yetkinin skandalın aydınlatılması için kullanılması gerektiğini savundu. Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ise hükümetin konuyu değerlendirdiği ve gerekli adımları atacağı belirtildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu skandal, yalnızca İngiltere'de değil, gelişmiş sağlık sistemlerine sahip diğer ülkelerde de benzer ihmallerin gün yüzüne çıkmasına yol açabilir. Hastane yöneticilerinin hesap vermekten kaçınması, sağlık sektöründe şeffaflık ve hesap verebilirlik krizini derinleştiriyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, her yıl dünya genelinde yaklaşık 300 bin anne doğum sırasında hayatını kaybediyor ve bunların büyük kısmı önlenebilir nedenlerden kaynaklanıyor. İngiltere'deki bu skandal, sağlık sistemlerindeki yapısal sorunların uluslararası boyutunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki doğum skandalı, Türkiye'deki sağlık politikaları açısından da dersler barındırıyor. Türkiye'de son yıllarda hastanelerde şeffaflık ve hesap verebilirlik mekanizmaları güçlendirilmeye çalışılsa da, benzer ihmallerin önlenmesi için bağımsız denetim ve yaptırım gücü yüksek kurulların oluşturulması kritik önem taşıyor. Ayrıca, sağlık çalışanlarının ve yöneticilerinin parlamenter denetime tabi tutulması, Türkiye gibi sağlık hizmetlerinin merkezi planlandığı ülkelerde de tartışılmalıdır. Bu skandal, küresel sağlık yönetişiminde hesap verebilirliğin evrensel bir sorun olduğunu ve Türkiye'nin bu alandaki mevzuatını gözden geçirmesi gerektiğini hatırlatıyor.