İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın istifasının yakın olduğu ve kendisinin görevden ayrılış takvimini açıklamasının beklendiği bildiriliyor. Siyasi kulislerde konuşulanlara göre, Starmer’ın en yakın müttefikleri bile başbakanın koltuğu bırakmaya hazırlandığını düşünüyor. Eğer bu gerçekleşirse, Birleşik Krallık son on yılda yedinci başbakanına kavuşacak ve İşçi Partisi içinde Andy Burnham’ın liderliğe yükselmesinin önü açılacak. Starmer’ın bu kararının, geçen yılki ezici seçim zaferinden sadece bir yıl sonra gelmesi, ülkede siyasi istikrar tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Starmer’ın Zorlu Bir Yılı Geride Kaldı
Keir Starmer, 2024 yazında yapılan genel seçimlerde Muhafazakar Parti’yi hezimete uğratarak başbakan olmuştu. Ancak seçim zaferinin ardından geçen bir yıl, Starmer yönetimi için oldukça çalkantılı geçti. Ekonomideki durgunluk, enflasyonla mücadele ve sağlık sistemi gibi temel sorunlara çözüm bulmakta zorlanan hükümet, kamuoyu desteğini hızla kaybetti. Anketler, Starmer’ın popülaritesinin seçimden bu yana yarı yarıya düştüğünü gösteriyordu. Özellikle NHS’deki kriz ve vergi artışları, partinin geleneksel seçmen tabanında hayal kırıklığı yarattı.
Starmer’ın istifaya zorlanmasında, kendi partisi içinden gelen eleştiriler de etkili oldu. İşçi Partisi’nin sol kanadı, Starmer’ı merkez sağ politikalara yönelmekle suçluyordu. Parti içi muhalefetin odağındaki isimlerden biri de Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham’dı. Burnham, özellikle sağlık politikaları ve yerel yönetimler konusundaki çıkışlarıyla popülerliğini artırmıştı. Starmer’ın çekilmesi halinde Burnham’ın liderlik yarışında açık ara favori olduğu belirtiliyor.
Siyasi İstikrar ve Küresel Yansımalar
İngiltere’de başbakan değişikliklerinin sıklaşması, ülkenin siyasi istikrarına gölge düşürüyor. Son on yılda David Cameron, Theresa May, Boris Johnson, Liz Truss, Rishi Sunak ve Keir Starmer’ın ardından yedinci başbakanın gelmesi, kurumsal hafıza kaybına ve politika sürekliliğinin zedelenmesine yol açıyor. Özellikle Brexit sonrası dönemde Avrupa Birliği ile ilişkileri yeniden düzenlemeye çalışan İngiltere’de, her yeni liderle birlikte dış politika rotasının değişme riski bulunuyor.
Starmer döneminde İngiltere, Ukrayna’ya desteğini sürdürmüş ve NATO içinde aktif bir rol oynamıştı. Burnham ise daha sosyal demokrat bir çizgiye sahip olmakla birlikte, transatlantik ilişkilerde bir kopuş beklenmiyor. Ancak Burnham’ın, özellikle AB ile ilişkilerde daha yapıcı bir tutum takınması ve ticaret engellerini azaltmaya çalışması olası görülüyor. Küresel piyasalar ise İngiltere’deki bu siyasi belirsizliğe temkinli yaklaşıyor; sterlin kuru son haftalarda dalgalanma gösterdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere’deki siyasi değişim, Türk dış politikası açısından dolaylı etkiler yaratabilir. Keir Starmer hükümeti, Türkiye ile ticari ilişkilere önem vermiş ve Brexit sonrası imzalanan serbest ticaret anlaşmasının derinleştirilmesi yönünde adımlar atmıştı. Andy Burnham’ın başbakan olması durumunda, Türkiye-İngiltere ilişkilerinde bir devamlılık beklenmekle birlikte, Burnham’ın insan hakları ve demokrasi vurgusu yapması halinde Ankara ile bazı konularda görüş ayrılıkları yaşanabilir. Öte yandan, İngiltere’deki siyasi istikrarsızlık, Türkiye’nin Avrupa’daki dengeleri okumasını ve diplomatik temaslarını yeniden gözden geçirmesini gerektirecek bir faktör olarak öne çıkıyor.