Starbucks, Kuzey Amerika genelinde 250 düşük performanslı mağazasını hafta sonuna kadar kapatma kararı aldı. Kapatılacak mağazaların büyük çoğunluğu ABD'de bulunuyor. Şirketin bu adımı, binlerce çalışan için iş güvencesi endişesi yaratırken, pandemi sonrası değişen tüketici alışkanlıkları ve artan maliyetler karşısında perakende devinin stratejik bir yeniden yapılanmaya gittiği yorumlarına neden oldu.
Kararın Arka Planı
Starbucks yönetimi, kapatma kararını "mağaza portföyünü optimize etme" ve "uzun vadeli büyümeyi destekleme" gerekçesiyle açıkladı. Şirket sözcüsü, kapanan mağazaların bulunduğu bölgelerdeki çalışanlara başka şubelerde iş teklif edileceğini belirtti. Ancak sendikalar ve çalışan temsilcileri, bu sürecin belirsizlik ve istihdam kaybı riski taşıdığını vurguluyor. ABD'de Starbucks Workers United gibi sendikal yapılar, son yıllarda artan örgütlenme çabalarıyla gündemdeydi; bu kapatma kararının sendikal faaliyetleri baskılamaya yönelik olabileceği iddiaları da dile getiriliyor.
Kapanma kararının ekonomik boyutu da dikkat çekici. Küresel enflasyon, artan hammadde maliyetleri ve iş gücü sıkıntısı, perakende sektörünü zorluyor. Starbucks, 2023'te beklenenin altında kâr açıklamış ve hisse fiyatlarında dalgalanma yaşamıştı. Şirket, aynı zamanda dijital sipariş ve mobil uygulama üzerinden satışlara ağırlık vererek mağaza ayak izini küçültmeyi planlıyor. Bu strateji, fiziksel mağazalara olan bağımlılığı azaltırken, kira ve personel giderlerinden tasarruf sağlamayı amaçlıyor.
Kapatılacak mağazaların hangileri olduğu henüz netleşmedi. Ancak şirketin açıklamalarına göre, kapanan şubelerin çoğu kiraların yüksek olduğu şehir merkezlerinde veya pandemi sonrası müşteri trafiğinin azaldığı bölgelerde yer alıyor. Starbucks, 2022'de de benzer şekilde 400 mağazasını kapatma kararı almıştı; bu yeni dalga, şirketin küçülme stratejisinin devamı niteliğinde.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Starbucks'ın bu kararı, ABD perakende sektöründe önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor. Pandemi sonrası dönemde birçok zincir mağaza, iflas koruması başvurusu yapmış veya küçülmeye gitmişti. Örneğin, 2020'de J.C. Penney, Neiman Marcus gibi büyük perakendeciler iflas etmişti. Şimdi ise daha dayanıklı görünen Starbucks gibi devlerin bile mağaza kapatması, tüketici harcamalarındaki yavaşlamanın ve ekonomik belirsizliğin bir işareti olarak yorumlanıyor.
Küresel ölçekte ise kahve devinin bu hamlesi, emtia piyasalarını da etkileyebilir. Starbucks, dünyanın en büyük kahve alıcılarından biri; talepteki olası bir düşüş, kahve fiyatlarını baskılayabilir. Özellikle Brezilya, Kolombiya ve Vietnam gibi kahve üreticisi ülkeler için bu durum olumsuz sonuçlar doğurabilir. Öte yandan, şirketin Çin pazarındaki büyüme ivmesini sürdürmesi, Asya-Pasifik bölgesindeki dengeleri de etkileyebilir.
Starbucks'ın Avrupa ve Orta Doğu'daki operasyonları da benzer bir gözden geçirme sürecine tabi olabilir. Şirket, 2024 mali yılında global mağaza sayısını azaltmayı planladığını duyurmuştu. Bu kapsamda, Türkiye dahil birçok ülkede franchise modeliyle çalışan mağazaların etkilenip etkilenmeyeceği merak konusu. Ancak şirket, şu ana kadar ABD ve Kanada dışındaki operasyonlara dair bir açıklama yapmadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Starbucks'ın Türkiye operasyonları, ağırlıklı olarak franchise modeliyle yürütülüyor. Şirketin küresel çapta mağaza kapatma kararı, Türkiye'deki iş ortaklarını ve çalışanları doğrudan etkilemeyebilir; ancak küresel markanın küçülme stratejisi, Türkiye'deki yatırım ve büyüme planlarını dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, kahve tüketiminde son yıllarda hızlı bir artış gösteren bir pazar; Starbucks da bu büyümeden pay alıyor. Olası bir yavaşlama, yerel kahve zincirleri ve franchise sahipleri için risk oluşturabilir. Ayrıca, küresel perakende devlerinin küçülmesi, Türkiye'nin ihracat ve turizm gelirleri üzerinden dolaylı etkiler yaratabilir. Orta Doğu'daki istikrarsızlık ve Avrupa'daki ekonomik durgunlukla birleştiğinde, bu karar Türkiye için dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme.