Sri Lanka'daki Tamil siyasi partileri, 1987 Hindistan-Sri Lanka Anlaşması'nın öngördüğü yetki devri sürecinin hayata geçirilmesi için Hindistan'dan ısrarlı bir destek bekliyor. Hindistan Başkan Yardımcısı, Tamil partilerine Yeni Delhi'nin yetki devri konusundaki tutumunun değişmediği garantisini verirken, Sri Lanka tarafıyla eyalet seçimleri de ele alındı. Görüşmeler, adadaki etnik sorunun çözümünde Hindistan'ın rolünün önemini bir kez daha ortaya koydu.
Anlaşmanın Arka Planı ve Tamil Talepleri
1987 yılında imzalanan Hindistan-Sri Lanka Anlaşması, Sri Lanka'nın kuzey ve doğu bölgelerinde yaşayan Tamil halkına daha fazla özerklik tanınmasını ve eyalet konseylerinin oluşturulmasını öngörüyordu. Ancak aradan geçen 37 yıla rağmen, Tamil partileri anlaşmanın ruhunun tam olarak uygulanmadığını savunuyor. Özellikle toprak ve polis yetkilerinin merkezi hükümetten eyaletlere devredilmesi konusunda önemli adımlar atılmadı. Tamil Ulusal İttifakı (TNA) ve diğer Tamil partileri, Hindistan'ın anlaşmanın garantörü olarak daha aktif bir rol üstlenmesini istiyor. Bu çerçevede, partilerin temsilcileri son dönemde Yeni Delhi'ye bir dizi ziyaret gerçekleştirerek Hindistanlı yetkililerle bir araya geldi. Görüşmelerde, Hindistan Başkan Yardımcısı'nın Tamil heyetine, "Hindistan'ın yetki devri konusundaki tutumu net ve değişmedi" mesajını verdiği öğrenildi. Ayrıca, Sri Lanka hükümetiyle yürütülen diyalog sürecinde eyalet seçimlerinin zamanlaması ve şeffaflığı da masaya yatırıldı.
Tamil partileri, 1987 anlaşmasının sadece kağıt üzerinde kalmaması gerektiğini, eyalet konseylerinin gerçek anlamda yetkilendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle kuzeyde ve doğuda yaşayan Tamil halkının günlük yaşamında hissedilir bir iyileşme olmadığını belirtiyorlar. Hindistan'dan beklentileri, Sri Lanka hükümeti nezdinde anlaşmanın uygulanması için sürekli baskı yapması ve uluslararası platformlarda konuyu gündemde tutması. Hindistan ise stratejik olarak Sri Lanka ile ilişkilerini dengelemeye çalışırken, Tamil halkının haklarını koruma konusundaki taahhüdünü yineleyerek bölgedeki etkisini sürdürmeyi hedefliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hindistan'ın Sri Lanka'daki Tamil meselesine yaklaşımı, Çin'in Hint Okyanusu'ndaki artan etkisiyle yakından ilişkili. Çin, Sri Lanka'da liman projeleri ve altyapı yatırımlarıyla nüfuzunu genişletirken, Hindistan kendi güvenlik çıkarlarını korumak için adadaki siyasi süreçlere müdahil oluyor. Tamil meselesi, Hindistan'ın bölgesel liderlik iddiası ve iç siyasetinde Tamil Nadu eyaletindeki seçmen duyarlılığı açısından da kritik. Öte yandan, Sri Lanka hükümeti, Tamil partileriyle yürüttüğü görüşmelerde somut adımlar atmadığı takdirde, uluslararası arenada insan hakları ihlalleriyle suçlanmaya devam edebilir. Birleşmiş Milletler ve Batılı ülkeler, Sri Lanka'yı savaş sonrası uzlaşma sürecinde daha fazla ilerleme kaydetmeye çağırıyor. Eyalet seçimlerinin özgür ve adil bir şekilde yapılması, Tamil halkının siyasi temsili açısından bir test niteliğinde. Ancak seçimlerin defalarca ertelenmesi, Tamil partilerinin merkezi hükümete olan güvenini sarsmış durumda. Hindistan'ın devreye girmesi, hem Tamil partileri hem de Sri Lanka hükümeti için bir denge unsuru olarak görülüyor.
Uzmanlar, Hindistan'ın Tamil meselesindeki rolünün, bölgesel istikrar ve kendi güvenliği için hayati olduğunu belirtiyor. Hindistan, Sri Lanka'nın egemenliğine saygı gösterirken, Tamil halkının haklarını koruma konusunda uluslararası topluma örnek olabilecek bir diplomasi yürütmeli. Aksi halde, Çin'in adadaki etkisini artırması kaçınılmaz olabilir. Bu bağlamda, Tamil partilerinin Hindistan'dan beklentisi, sadece söylemde değil, eylemde de sürekli bir destek görmek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sri Lanka'daki Tamil meselesi ve Hindistan'ın artan rolü, Türkiye'nin Güney Asya'daki diplomatik ve ekonomik çıkarlarını dolaylı da olsa etkileyebilir. Türkiye, son yıllarda Asya-Pasifik bölgesinde açılım politikası izleyerek ticari ve savunma iş birliklerini çeşitlendirmeye çalışıyor. Hindistan ile ilişkilerde zaman zaman yaşanan gerilimler, Türkiye'nin Sri Lanka gibi ülkelerle alternatif ortaklıklar geliştirmesini teşvik edebilir. Ancak Sri Lanka'daki iç siyasi dinamikler ve Hindistan'ın garantörlük rolü, Türkiye'nin adaya yönelik politikalarında dikkatli olmasını gerektiriyor. Ayrıca, Türkiye'nin etnik ve dini azınlıklar konusundaki hassasiyeti, Tamil halkının hakları konusunda benzer bir duruş sergilemesine zemin hazırlayabilir. Bölgesel istikrarın korunması, Türkiye'nin Hint Okyanusu'ndaki ticaret yollarının güvenliği açısından da önem taşıyor.