Güney Asya ülkesi Sri Lanka, son yılların en ciddi dang humması salgınıyla karşı karşıya. Ülkedeki üniversiteler, salgının kontrol altına alınması amacıyla kapatıldı ve eğitim faaliyetlerinin çevrimiçi olarak sürdürülmesine karar verildi. Ulusal Dang Humması Kontrol Birimi'nin (NDCU) verilerine göre, 1 Ocak - 8 Temmuz 2026 tarihleri arasında ülke genelinde toplam 65 bin 34 dang humması vakası kaydedildi. Vakaların yaklaşık yüzde 20'si başkent Kolombo'da yoğunlaşırken, bu durum sağlık sisteminin sınırlarını zorluyor. Aynı dönemde dang hummasına bağlı ölüm sayısı 45 olarak açıklandı.
Salgın Neden Şiddetlendi?
Dang humması, tropikal ve subtropikal bölgelerde görülen, sivrisinekler aracılığıyla bulaşan viral bir hastalık. Sri Lanka Sağlık Bakanlığı, bu yılki vaka sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40 arttığını belirtiyor. Uzmanlar, artışın başlıca nedenleri arasında muson yağmurlarının ardından oluşan su birikintilerinde sivrisinek üreme alanlarının çoğalmasını, kentsel nüfus yoğunluğunu ve halkın önleyici tedbirlere yeterince uymamasını gösteriyor. Özellikle başkent Kolombo ve çevresindeki yoğun nüfuslu bölgeler, vakaların odak noktası haline gelmiş durumda. Hastanelerde doluluk oranları artarken, sağlık çalışanları fazla mesai yapmak zorunda kalıyor.
Yetkililer, sivrisineklerle mücadele için ilaçlama çalışmalarını yoğunlaştırdı. Ancak, uzun süreli kuraklık ve ardından gelen şiddetli yağışlar, sivrisinek popülasyonunun kontrolünü zorlaştırıyor. Üniversitelerin kapatılması kararı, genç nüfusun kampüs ortamında hastalığa yakalanma riskini azaltmayı amaçlıyor ve şimdilik eğitim çevrimiçi platformlar üzerinden devam ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Dang humması, Güneydoğu Asya ve Güney Asya'da endemik bir hastalık. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), iklim değişikliğinin etkisiyle dang humması vakalarının küresel ölçekte arttığına dikkat çekiyor. Sri Lanka, Bangladeş, Hindistan ve Pakistan gibi komşu ülkelerde de benzer salgınlar yaşanıyor. Bölge ülkeleri, sınır ötesi iş birliği ve ortak mücadele stratejileri geliştirmeye çalışıyor. Ancak, kaynak yetersizliği ve altyapı eksiklikleri, etkili bir mücadeleyi engelliyor. Sri Lanka'daki salgın, turizm ve ticaret gibi ekonomik faaliyetleri de olumsuz etkileyebilir. Hastalığın yayılmasını önlemek için alınan tedbirler, kısa vadede ekonomik maliyetlere yol açsa da uzun vadede halk sağlığını korumak için hayati önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sri Lanka'daki dang humması salgını, Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmasa da küresel sağlık güvenliği açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'de dang humması vakaları nadir görülmekle birlikte, iklim değişikliği ve artan uluslararası seyahatler nedeniyle tropikal hastalıkların yayılma riski artıyor. Ayrıca, Sri Lanka ile Türkiye arasında artan ticari ilişkiler ve turizm akışı, salgının yakından takip edilmesini gerektiriyor. Sağlık Bakanlığı'nın, özellikle riskli bölgelerden gelen yolculara yönelik kontrolleri artırması ve halk sağlığına yönelik farkındalık çalışmalarına devam etmesi yerinde olacaktır.