Sri Lanka'nın kuzeyinde, Jaffna yarımadasındaki bir inşaat alanında çalışan işçiler, geçtiğimiz günlerde toprak kazarken insan kalıntılarına rastladı. Yapılan incelemeler sonucunda, ülkenin en büyük toplu mezarı olduğu belirlenen alanda 572 kişiye ait kemikler bulundu. Olay, 1983-2009 yılları arasında yaşanan ve on binlerce kişinin hayatını kaybettiği Sri Lanka İç Savaşı'nın derin yaralarını yeniden açtı.
Gelişmenin Arka Planı
Kazı, Jaffna'nın Manipay bölgesinde bir özel mülkün temel kazısı sırasında başladı. İşçilerin insan kemikleri bulması üzerine bölgeye polis ve adli tıp ekipleri sevk edildi. Yapılan ilk incelemelerde, kemiklerin toplu halde gömüldüğü ve üzerlerinde herhangi bir kimlik bilgisi bulunmadığı tespit edildi. Adli tıp uzmanları, kalıntıların en az 10 yıl öncesine ait olduğunu ve bazılarında kurşun yarası izleri bulunduğunu açıkladı.
Sri Lanka hükümeti, olayla ilgili soruşturma başlattığını duyurdu. Ancak bölge halkı ve insan hakları örgütleri, hükümetin geçmişte benzer olaylarda yeterli soruşturma yürütmediğini savunarak endişelerini dile getirdi. Uluslararası Af Örgütü, toplu mezarın kimliğinin belirlenmesi ve sorumluların yargı önüne çıkarılması çağrısında bulundu.
İç savaş sırasında Tamil Kaplanları ile Sri Lanka hükümet güçleri arasında yaşanan çatışmalarda çok sayıda sivil hayatını kaybetmişti. Özellikle savaşın son aylarında, 2009'da, binlerce kişinin kaybolduğu ve toplu mezarlara gömüldüğü iddiaları sık sık gündeme gelmişti. Bu son bulgu, savaş döneminde işlenen olası savaş suçlarına dair delil olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Sri Lanka, iç savaşın ardından on yılı aşkın süredir ulusal uzlaşı ve hesap verebilirlik konusunda zorlu bir süreçten geçiyor. Birleşmiş Milletler, 2015 yılında yayımladığı raporda, savaşın son aşamasında her iki tarafın da ağır insan hakları ihlalleri işlediğini belirtmişti. Ancak uluslararası toplumun çağrılarına rağmen bağımsız bir soruşturma mekanizması kurulamadı.
Toplu mezarın bulunması, ülkede etnik ve siyasi gerilimleri yeniden alevlendirebilir. Tamil azınlık, uzun süredir kaybolan yakınlarının akıbetini öğrenmek için mücadele ediyor. Hükümetin bu konudaki tutumu, uluslararası arenada Sri Lanka'nın itibarını da etkiliyor. ABD ve Avrupa Birliği, geçmişte Sri Lanka'yı savaş suçları konusunda şeffaf olmaya çağırmıştı.
Öte yandan, bölgedeki jeopolitik dengeler açısından Sri Lanka, Hint Okyanusu'nda stratejik bir konuma sahip. Çin'in bölgedeki artan etkisi ve Hindistan'ın geleneksel yakınlığı, ülkenin iç meselelerinin uluslararası boyutunu karmaşıklaştırıyor. Toplu mezar olayı, küresel kamuoyunun dikkatini bir kez daha Sri Lanka'nın insan hakları siciline çekebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sri Lanka'daki toplu mezar, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel insan hakları ve geçmişle yüzleşme tartışmaları açısından önemli bir emsal teşkil ediyor. Türkiye, benzer şekilde geçmişte yaşanan acı olaylarla yüzleşme ve toplumsal uzlaşı konularında zaman zaman uluslararası eleştirilere maruz kalıyor. Bu tür gelişmeler, Türkiye'nin insan hakları alanındaki uluslararası imajını dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Hint Okyanusu'ndaki istikrar, Türkiye'nin Asya-Pasifik'e yönelik açılım politikaları ve ticaret yollarının güvenliği bakımından da izlenmesi gereken bir konu. Türkiye, bölgesel barış ve adalet çağrılarında uluslararası toplumla birlikte hareket ederek diplomatik etki alanını genişletebilir.