New York, ABD — S&P 500 endeksi, dokuz günlük kesintisiz yükseliş serisini dün (27 Şubat) sonlandırarak günü yüzde 0.2 değer kaybıyla tamamladı. Bloomberg Television, Bloomberg Radio ve YouTube kanallarında Romaine Bostick, Alexis Christoforous ve Isabelle Lee'nin sunduğu kapsamlı kapanış yayınına göre, endeks gün içinde 5,095 puandan işlem gördükten sonra 5,080 puana geriledi. Bu düşüş, yatırımcıların son dönemdeki yükselişin ardından kar satışına yönelmesi ve ABD'de açıklanan beklenenden yüksek enflasyon verilerinin etkisiyle gerçekleşti. S&P 500, 16 Şubat'tan bu yana her gün yükselerek tarihinin en uzun yükseliş serilerinden birini kaydetmişti.
Gelişmenin Arka Planı: Enflasyon ve Faiz Endişeleri
Piyasalardaki sert dönüşün temel nedeni, ABD Çalışma Bakanlığı'nın açıkladığı çekirdek PCE enflasyon verisinin beklentilerin üzerinde gelmesi oldu. Ocak ayında kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi yıllık bazda yüzde 2.4 artarken, gıda ve enerji hariç çekirdek PCE yüzde 2.8 ile piyasa beklentisi olan yüzde 2.6'nın üzerinde gerçekleşti. Bu durum, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimlerine başlamak için daha fazla beklemesi gerektiği yönündeki endişeleri artırdı. Fed Başkanı Jerome Powell'ın geçtiğimiz haftalarda yaptığı "enflasyonun hedefe doğru ilerlediğine dair daha fazla kanıt görmek istiyoruz" açıklaması, yatırımcıların bu veriye hassasiyetini artırmıştı.
Teknoloji hisselerindeki satışlar da endeksin düşüşünde etkili oldu. Nvidia, Microsoft ve Apple gibi mega-cap şirketler yüzde 1 ila yüzde 1.5 arasında değer kaybetti. Yapay zeka (AI) rallisiyle son aylarda rekor kıran bu hisselerdeki kar satışları, endeksin geneline yayıldı. Öte yandan, enerji ve savunma sektörleri yatırımcı ilgisini çekmeye devam etti; Exxon Mobil ve Lockheed Martin hisseleri yükseldi. Bloomberg analistlerine göre, piyasalardaki bu rotasyon, yatırımcıların daha güvenli limanlara yöneldiğini gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Küresel Piyasalara Yansımalar
ABD borsalarındaki bu düşüş, küresel piyasalara da yansıdı. Asya borsaları, S&P 500'deki kayıpların ardından bu sabah düşüşle açıldı. Japonya'nın Nikkei 225 endeksi yüzde 0.5, Hong Kong Hang Seng endeksi yüzde 0.8 değer kaybetti. Avrupa borsalarının da benzer bir eğilimle açılması bekleniyor. Uzmanlar, küresel enflasyonist baskıların ve merkez bankalarının sıkı para politikalarına devam edeceği endişesinin, bu yılın ikinci çeyreğinde piyasalarda oynaklığa yol açabileceğini belirtiyor. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, ABD faiz oranlarındaki yüksek seyirden olumsuz etkilenmeye devam ediyor. Dolar endeksinin (DXY) bir miktar yükselmesi, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı oluşturdu. Türkiye gibi yüksek dış borçlu ekonomiler için bu durum, finansman maliyetlerinin artması anlamına geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD piyasalarındaki bu dalgalanma, Türkiye ekonomisi için iki yönlü bir etki yaratıyor. İlk olarak, küresel risk iştahındaki azalma, gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akışlarını olumsuz etkileyebilir. Bu durum, Türk lirası üzerinde baskı oluşturabilir ve Borsa İstanbul'da (BİST100) kısa vadeli satışlara yol açabilir. İkinci olarak, Türkiye'nin ihracatçı sektörleri açısından ABD talebindeki olası bir yavaşlama risk oluşturuyor. Ancak, ABD'de faiz indirimi beklentilerinin ötelenmesi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz indirimlerine ne zaman başlayacağı sorusunu gündeme getirebilir. TCMB'nin enflasyonla mücadelede kararlı duruşu devam edecek olsa da, küresel koşullar ek sıkılaşma gerektirebilir.