Birleşik Krallık merkezli çevrimiçi güvenlik yardım kuruluşu Molly Rose Vakfı, sosyal medya platformlarına getirilmesi tartışılan yaş sınırlamaları ve yasakların pratikte uygulanmasının mümkün olmadığı uyarısında bulundu. Vakfın başkanı, bu tür kısıtlamaların etkisiz olduğunu ve asıl çözümün platformların bağımlılık yapıcı özelliklerinin kaldırılması gerektiğini ifade etti. Açıklama, Birleşik Krallık'ta çocukların sosyal medya kullanımına yönelik yasal düzenlemelerin görüşüldüğü bir dönemde geldi.
Yasaklar neden uygulanamaz?
Molly Rose Vakfı Başkanı Ian Russell, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Sosyal medya platformlarına yönelik getirilecek bir yasak, teknik ve hukuki olarak uygulanamaz. Yaş doğrulama sistemleri kolayca aşılabiliyor ve çocuklar VPN gibi araçlarla kısıtlamaları bypass edebiliyor. Dahası, bu tür yasaklar ifade özgürlüğü ve mahremiyet gibi temel hakları ihlal etme riski taşıyor. Asıl odaklanmamız gereken, platformların bağımlılık yapıcı tasarımları olmalı” dedi. Russell, özellikle sonsuz kaydırma, bildirimler ve otomatik oynatma gibi özelliklerin kullanıcıları saatlerce ekran başında tuttuğunu ve bunun özellikle gençlerde ciddi psikolojik sorunlara yol açtığını vurguladı.
Vakfın raporuna göre, Birleşik Krallık'ta 13-16 yaş arası gençlerin yüzde 95'i en az bir sosyal medya platformu kullanıyor ve günde ortalama 3 saatini bu platformlarda geçiriyor. Raporda, bu durumun anksiyete, depresyon ve uyku bozuklukları gibi sorunları tetiklediği belirtiliyor. Russell, “Yasaklar geçici bir çözüm sunar, ancak esas olan platformların iş modelini değiştirmektir. Bu platformlar, kullanıcıların daha fazla vakit geçirmesi üzerine kurulu. Oysa güvenli bir çevrimiçi ortam için bağımlılık yapıcı mekanizmaların kaldırılması şart” ifadelerini kullandı.
Küresel boyut ve çözüm önerileri
Molly Rose Vakfı'nın uyarısı, dünya genelinde sosyal medya düzenlemelerine yönelik tartışmaların yoğunlaştığı bir döneme denk geliyor. Avustralya, 16 yaş altına sosyal medya yasağı getiren bir yasayı yakın zamanda kabul ederken, ABD'de de benzer girişimler var. Ancak uzmanlar, bu yasakların etkili olup olmayacağı konusunda bölünmüş durumda. Avustralya'nın yasası, yaş doğrulama teknolojilerine dayanıyor ancak gizlilik endişeleri ve teknik sınırlamalar nedeniyle eleştiriliyor. Avrupa Birliği ise Dijital Hizmetler Yasası ile platformlara daha sıkı kurallar getirirken, bağımlılık yapıcı tasarımların düzenlenmesi de gündemde.
Birleşik Krallık Hükümeti, Çevrimiçi Güvenlik Yasası kapsamında sosyal medya platformlarına yönelik düzenlemeleri sıkılaştırma hazırlığında. Ancak Molly Rose Vakfı, yasanın beklendiği kadar güçlü olmadığını, platformların bağımlılık yapıcı özelliklerine odaklanılması gerektiğini savunuyor. Vakfın önerdiği çözümler arasında, algoritmik akışların varsayılan olarak kronolojik sıralamaya dönüştürülmesi, bildirimlerin sınırlandırılması ve otomatik oynatmanın kaldırılması yer alıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de sosyal medya kullanımı gençler arasında yaygın olup, benzer bağımlılık sorunları görülmektedir. Türkiye, dijital platformlara yönelik çeşitli düzenlemeler yapmış olsa da, bağımlılık yapıcı özelliklerin kaldırılmasına yönelik spesifik bir adım atmamıştır. Molly Rose Vakfı'nın bu uyarısı, Türkiye'nin dijital güvenlik politikaları için de önemli bir referans olabilir. Özellikle gençlerin ruh sağlığını korumak ve dijital bağımlılıkla mücadele etmek amacıyla, platformların tasarımına yönelik düzenlemeler Türkiye'de de tartışılmalıdır. Ayrıca, küresel ölçekte yaşanan düzenleme deneyimleri, Türkiye'nin kendi yol haritasını belirlemesine katkı sağlayabilir.