Birleşik Krallık hükümeti, 16 yaş altındaki kullanıcıların sosyal medya platformlarına erişimini tamamen yasaklayacak bir düzenleme üzerinde çalışıyor. Çocukların dijital dünyada karşılaştığı siber zorbalık, mahremiyet ihlalleri ve bağımlılık riskini azaltmayı hedefleyen bu adım, ülkede geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, yasağın teknik olarak uygulanabilirliğini ve gençlerin ruh sağlığına olası etkilerini tartışırken, teknoloji şirketleri ise düzenlemeye uyum sürecinde zorluklar yaşanacağını belirtiyor.
Arka plan: Dijital çağda gençleri koruma arayışı
İngiltere Ulaştırma, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan taslak yasa, platformların 16 yaş altı kullanıcıları tespit etmek için yaş doğrulama sistemleri kurmasını zorunlu kılacak. Düzenleme, Online Safety Act (Çevrimiçi Güvenlik Yasası) kapsamında getirilen önlemlerin bir parçası olarak görülüyor. Hükümet yetkilileri, yasakla birlikte sosyal medya şirketlerinin genç kullanıcılarına yönelik algoritmik içerik önerilerini de sınırlaması gerektiğini ifade ediyor.
Karar, özellikle 20203 yılında yayımlanan ve gençler arasında sosyal medya kullanımı ile depresyon arasında doğrudan ilişki olduğunu ortaya koyan bir dizi akademik araştırmanın ardından geldi. İngiltere'de 13-16 yaş arası gençlerin yüzde 92'sinin en az bir sosyal medya hesabı bulunuyor. Uzman psikologlar, platformların özellikle kız çocuklarında beden imajı sorunlarına ve erkek çocuklarında şiddet içeren içeriklere maruz kalma riskine işaret ediyor.
Küresel boyut: Teknoloji şirketleri ve eleştiriler
Yasaklama planı, Avrupa Birliği'nin çocukları dijital platformlarda korumaya yönelik Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ile uyumlu görünüyor. AB, 2023 yılında reşit olmayan kullanıcıların verilerinin hedefli reklamcılıkta kullanılmasını kısıtlamıştı. Ancak İngiltere'nin bu kadar kapsamlı bir yasağı uygulamaya koyan ilk büyük ekonomi olacağı belirtiliyor.
Teknoloji platformları, yasağa sert tepki gösteriyor. Meta, TikTok ve Google gibi şirketler, yaş doğrulamanın mahremiyet sorunları yaratacağını ve mevcut sistemlerin tam güvenilirlik sağlayamadığını savunuyor. Sivil toplum örgütleri ise yasağın gençlerin ifade özgürlüğünü kısıtlayacağını ve onları denetimsiz platformlara yönlendirebileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, Avustralya'nın 2021 yılında uygulamaya koyduğu benzer bir düzenleme sonrası sosyal medya şirketleri, yaş doğrulama teknolojilerine yatırım yapmak zorunda kalmıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de son yıllarda çocukların sosyal medya kullanımına yönelik düzenleme ihtiyacı sıkça tartışılıyor. İngiltere'nin attığı bu adım, 13 yaş altı çocukların sosyal medyaya erişimini yasaklayan mevcut yasanın uygulanabilirliğini yeniden gündeme getirebilir. Küresel teknoloji şirketlerinin yaş doğrulama sistemlerini geliştirmesi, Türkiye'deki benzer uygulamalar için de örnek teşkil edebilir. Ancak Türkiye'nin dijital altyapısı ve denetim kapasitesi göz önüne alındığında, bu tür bir yasağın etkinliği sınırlı kalabilir. Ekonomik olarak ise sosyal medya şirketlerine getirilecek ek yükümlülükler, küresel pazarda uyum maliyetlerini artırabilir.