Sosyal medya platformları, evde doğum yapmak isteyen veya doktor yardımı olmadan doğum yapmayı tercih eden kişilerin hem tavsiye aldığı hem de tavsiye verdiği birer merkez haline geldi. Reddit, Instagram ve YouTube gibi platformlarda dolaşan tıbbi yönlendirmeler, profesyonel sağlık hizmetlerinden uzaklaşma eğilimini güçlendirirken, bu durum ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, bu tür uygulamaların can kayıplarına yol açtığını vurguluyor.
Evde doğum ve tıbbi müdahalesiz doğum trendi
Son yıllarda, özellikle Batı ülkelerinde ve bazı Asya toplumlarında, hastane ortamından uzak, doğal doğum adı altında evde doğum yapma eğilimi artış gösteriyor. Bu akımın öncüleri, doğumun doğal bir süreç olduğunu ve tıbbi müdahalenin gereksiz yere artırıldığını savunuyor. Ancak bu düşünce, yüksek riskli gebeliklerde ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor. Özellikle kanama, bebeğin sıkıntıya girmesi veya doğumun ilerlememesi gibi durumlarda acil tıbbi müdahale hayati önem taşıyor.
Sosyal medya, bu hareketin yayılmasında büyük rol oynuyor. Video paylaşım platformlarında, hastane ortamında yapılan doğumların 'travmatik' olarak nitelendirildiği, evde doğumların ise 'mucizevi' ve 'güçlendirici' olarak sunulduğu içerikler sıkça karşımıza çıkıyor. Bu içerikler, tıbbi eğitimi olmayan kişiler tarafından üretiliyor ve takipçi kitlelerini etkiliyor. Yapılan yorumlarda, kişiler kendi deneyimlerini paylaşarak birbirlerine cesaret veriyor; ancak riskler konusunda yeterli bilgi verilmiyor.
Uzman uyarıları ve artan riskler
Kadın doğum uzmanları ve sağlık otoriteleri, evde doğumun yalnızca düşük riskli gebeliklerde ve profesyonel bir ebe eşliğinde yapılabileceğini, ancak her ortamın ve her gebeliğin bu duruma uygun olmadığını belirtiyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlı olduğu bölgelerde, doktor kontrolü olmadan yapılan doğumlar anne ve bebek ölümlerini artırıyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, her gün yaklaşık 800 kadın hamilelik ve doğum sırasında önlenebilir nedenlerden hayatını kaybediyor; bu ölümlerin büyük bir kısmı tıbbi müdahale eksikliğinden kaynaklanıyor.
Sosyal medyadaki bu tehlikeli akım, sadece gelişmemiş bölgelerle sınırlı değil. Gelişmiş ülkelerde de 'freebirth' adı verilen, hiçbir sağlık personeli olmadan yapılan doğumlar artıyor. Birleşik Krallık'ta yapılan bir araştırma, evde doğum yapan kadınların yüzde 25'inin daha önce sezaryen geçirdiğini, bu grubun da yüksek riskli olduğunu ortaya koydu. Bu tür riskli doğumlarda, evde karşılaşılan komplikasyonlar hastaneye ulaşmadan ölümcül olabiliyor.
Küresel ve bölgesel boyut
Bu eğilim, özellikle sağlık sistemlerine güvenin azaldığı toplumlarda daha da güçleniyor. Pandemi döneminde hastanelere erişimde yaşanan kısıtlamalar, evde doğum hareketini körükleyen faktörlerden biri oldu. Ayrıca, internet üzerinden ulaşılan yanlış bilgiler, kadınların doğum öncesi bakım almasını engelliyor. Uzmanlar, sosyal medya platformlarının bu tür içerikleri denetlemesi ve doğrulanmış tıbbi bilgileri öne çıkarması gerektiğini savunuyor. Aksi takdirde, bilinçsiz tercihler nedeniyle yaşanan can kayıpları artmaya devam edecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'de de sağlık politikaları ve toplumsal farkındalık açısından önem taşıyor. Türkiye'de evde doğum oranları düşük olmakla birlikte, sosyal medya kullanımının yaygınlığı bu tür akımların hızla yayılmasına zemin hazırlayabilir. Sağlık Bakanlığı'nın anne ve bebek ölümlerini azaltma hedefleri doğrultusunda, doğum öncesi ve sonrası bakımın önemini vurgulayan kamu spotları ve eğitimler, sosyal medyadaki yanlış bilgilere karşı dengeleyici bir rol üstlenmelidir. Ayrıca, kadın doğum uzmanlarının sosyal medyada daha aktif olması, doğru bilgiye erişimi kolaylaştıracak ve bu tür tehlikeli eğilimlerin önüne geçilmesinde etkili olacaktır. Küresel bir fenomen olan bu durum, sağlık okuryazarlığının artırılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.