Reuters Enstitüsü tarafından yayımlanan 2024 Dijital Haber Raporu’na göre, sosyal medya ve video platformları ilk kez geleneksel haber kaynaklarını geride bırakarak dünya genelinde ana haber kaynağı haline geldi. Raporda, özellikle genç kullanıcılar ve yapay zeka destekli içerik önerilerinin haber tüketim alışkanlıklarını köklü biçimde değiştirdiği vurgulanıyor. 47 ülkede 94 bin kişiyle yapılan anket, internet kullanıcılarının yüzde 45’inin haberlere sosyal medya veya video platformları (YouTube, TikTok, Instagram) üzerinden ulaştığını, bu oranın geleneksel medya (televizyon, radyo, gazete) için yüzde 34’te kaldığını ortaya koydu. Raporda, “Haber tüketimindeki bu yapısal değişim, medya endüstrisi için bir dönüm noktasıdır” uyarısı yapılıyor.
Gelişmenin arka planı: Gençler ve platform bağımlılığı
Rapora göre, haber tüketimindeki kaymanın arkasındaki en büyük etken 18-24 yaş arası gençler. Bu yaş grubunun yüzde 60’ı haberlere sosyal medya veya video platformlarından ulaşırken, yalnızca yüzde 20’si doğrudan gazete veya haber sitesi ziyaret ediyor. TikTok, bu grupta haber için en hızlı büyüyen platform; kullanıcıların yüzde 43’ü uygulamayı günlük haber akışı için kullanıyor. Ayrıca yapay zeka destekli kişiselleştirilmiş öneriler, haber tüketimini daha da parçalı hale getiriyor. Kullanıcıların yüzde 37’si haberlerine algoritmalar aracılığıyla ulaştığını belirtirken, bu oran yüzde 40 ile en yüksek seviyeye ulaştı. Reuters Enstitüsü Direktörü Rasmus Kleis Nielsen, “Yapay zeka haber akışını kontrol ediyor ve kullanıcıların ne göreceğine karar veriyor. Bu, haber çeşitliliği ve güvenilirliği açısından büyük bir risk taşıyor” dedi.
Geleneksel medya kuruluşları bu değişime ayak uydurmakta zorlanıyor. Raporda, basılı gazetelerin okur sayısının son beş yılda yüzde 25 azaldığı, televizyon haber bültenlerinin izlenme oranlarının ise yüzde 18 düştüğü belirtiliyor. Buna karşılık haber kuruluşları, TikTok ve Instagram gibi platformlarda kısa video haberleri üretmeye başladı ancak reklam gelirlerinin büyük kısmı platformlara gidiyor. Aynı zamanda yanlış bilgi ve dezenformasyon endişeleri de artıyor: Ankete katılanların yüzde 56’sı sosyal medyada haberlerin doğruluğu konusunda endişeli olduğunu söylerken, bu oran geleneksel medyada yüzde 32’de kalıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Farklı coğrafyalarda farklı eğilimler
Rapor, haber tüketimindeki kaymanın bölgesel farklılıklar gösterdiğine işaret ediyor. Latin Amerika’da WhatsApp, haber paylaşımı için en önemli platform konumunda; Brezilya’da kullanıcıların yüzde 48’i haberleri WhatsApp üzerinden takip ediyor. Asya’da ise YouTube ve WeChat öne çıkıyor; Güney Kore’de YouTube haber tüketiminde yüzde 60 ile başı çekiyor. Avrupa’da durum daha dengeli: Almanya ve Birleşik Krallık’ta geleneksel medya hâlâ güçlü (yüzde 40 civarı), ancak İspanya ve İtalya’da sosyal medya kullanımı yüzde 50’yi aşıyor. ABD’de ise Facebook’un haber paylaşımındaki payı yıllardır düşüşte (yüzde 39’dan yüzde 28’e), buna karşılık TikTok yükselişte (yüzde 11’den yüzde 22’ye). Kuzey Avrupa ülkelerinde (Norveç, Danimarka) haber sitelerine doğrudan erişim oranı yüzde 40’ın üzerinde kalırken, Güney Avrupa’da bu oran yüzde 20’nin altına düşüyor. Raporda, “Dijital eşitsizlik haber tüketimini de etkiliyor: Yüksek gelirli ve eğitimli kullanıcılar daha çok geleneksel ve güvenilir kaynaklara yönelirken, düşük gelirli gruplar sosyal medyada kalma eğiliminde” tespiti yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’de de haber tüketiminde sosyal medya ağırlıklı bir dönüşüm yaşanıyor. Rapora göre, Türk kullanıcıların yüzde 58’i haberlere sosyal medya üzerinden ulaşıyor; bu oran Avrupa ortalamasının (yüzde 40) üzerinde. Özellikle Twitter (X), WhatsApp ve TikTok, haber paylaşımında öne çıkan platformlar. Bu durum, dezenformasyon ve manipülasyon riskini artırırken, medya okuryazarlığı ve doğrulama mekanizmalarının güçlendirilmesini zorunlu kılıyor. Ayrıca haber kuruluşlarının dijital dönüşümü, reklam gelirlerindeki düşüş ve yapay zeka tabanlı algoritmaların haber akışına etkisi, Türk medya sektörü için önemli bir gündem maddesidir. Küresel eğilimlerin Türkiye’ye yansıması, özellikle genç seçmenlerin haber tüketimi açısından siyasi iletişim stratejilerine de yön veriyor. Bu nedenle, Reuters raporu Türkiye’deki medya ve siyaset aktörleri için bir uyarı niteliği taşıyor.