ABD'nin 34 eyaleti, Sosyal Güvenlik kapsamında yetim kalan çocuklara yapılan ödemelerden alınan "yetim vergisi" olarak bilinen eyalet düzeyindeki vergiyi kaldırdı. Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanı Robert F. Kennedy Jr., yaptığı açıklamada, "Bir ebeveyn öldüğünde, bu yardımlar çocuğa destek olmak içindir; hükümetin kasasını doldurmak için değil" dedi. Bu gelişme, ailelerin mali yükünü hafifletmeyi ve çocukların refahını önceliklendirmeyi amaçlayan geniş çaplı bir reformun parçası olarak görülüyor.
Yetim Vergisinin Kaldırılmasının Arka Planı
Sosyal Güvenlik Kurumu (SSA), ebeveyni vefat eden çocuklara "hayatta kalan çocuk yardımı" adı altında aylık ödeme yapıyor. Ancak bu ödemeler, federal düzeyde gelir vergisinden muaf olsa da, bazı eyaletler bu yardımları eyalet gelir vergisine tabi tutuyordu. Bu uygulama, "yetim vergisi" olarak adlandırılıyor ve ailelerin maddi açıdan zor durumda kaldığı bir dönemde ek bir külfet yaratıyordu.
Son yıllarda, bu verginin kaldırılması için eyalet düzeyinde yoğun bir kampanya yürütülüyordu. Vergi Politikası Merkezi'nin verilerine göre, 2024 itibarıyla 34 eyalet bu vergiyi kaldırma kararı aldı. Bu eyaletler arasında Kaliforniya, Teksas, Florida ve New York gibi büyük nüfusa sahip eyaletler de bulunuyor. Böylece, milyonlarca ailenin doğrudan faydalanması bekleniyor.
Robert F. Kennedy Jr.'ın bu konudaki açıklamaları, reformun sembolü haline geldi. Kennedy, "Bu yardımlar, çocukların eğitimine, sağlığına ve genel refahına harcanmalı; bürokratik işlemlere değil" ifadelerini kullandı. Ayrıca, bu adımın devletin "merhametli yüzünü" gösterdiğini vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki bu gelişme, sosyal güvenlik sistemlerinin sürdürülebilirliği ve çocuk hakları konusundaki küresel tartışmalara yeni bir boyut kazandırıyor. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), dünya genelinde milyonlarca çocuğun ebeveyn kaybı nedeniyle maddi zorluklarla karşı karşıya olduğunu raporluyor. Bu bağlamda, ABD'nin bu adımı, diğer ülkelere de örnek teşkil edebilecek nitelikte.
Uzmanlar, bu tür vergi muafiyetlerinin kısa vadede eyalet gelirlerinde küçük bir düşüşe yol açabileceğini, ancak uzun vadede çocukların daha iyi koşullarda yetişmesiyle toplumsal refaha katkı sağlayacağını belirtiyor. Özellikle, travma yaşayan çocukların psikolojik ve ekonomik desteklenmesi, gelecekte suç oranlarının düşmesi ve eğitim seviyesinin yükselmesi gibi olumlu sonuçlar doğurabilir.
Küresel ölçekte, sosyal güvenlik sistemlerinin kapsayıcılığı ve çocuklara yönelik yardımların vergilendirilmesi konusu, farklı ülkelerde tartışılmaya devam ediyor. İskandinav ülkeleri başta olmak üzere birçok gelişmiş ülke, bu tür yardımları vergi dışı tutarken, bazı gelişmekte olan ülkelerde bu yardımlar hala vergi kapsamında değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu uygulama, Türkiye'nin sosyal güvenlik politikaları açısından dolaylı da olsa örnek teşkil edebilir. Türkiye'de de yetim aylığı kapsamında yapılan ödemeler gelir vergisine tabi değil, ancak bu tür yardımların zaman zaman enflasyon karşısında eridiği biliniyor. Türk sosyal güvenlik sisteminin güçlendirilmesi ve dezavantajlı gruplara yönelik desteklerin artırılması, bu gelişmeyi gündeme taşıyabilir. Ayrıca, bu adım, devletin sosyal yardım politikalarında çocuk odaklı yaklaşımın önemini gösteriyor; Türkiye'nin de benzer hassasiyetleri göz önünde bulundurması, sosyal devlet ilkesini güçlendirebilir.