Somali’de geçtiğimiz hafta yaşanan silahlı çatışmalar, ülkenin zaten kırılgan olan siyasi yapısını sorgulanır hale getirdi. Federal hükümet ile eyalet yönetimleri arasında aylardır süren anlaşmazlık, başkent Mogadişu’da sokak çatışmalarına dönüştü. En az 15 kişinin hayatını kaybettiği olayların ardından Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un istifa edebileceği konuşuluyor. Uluslararası toplum, Somali’nin yeniden iç savaşa sürüklenebileceği uyarısında bulunuyor.
Gerilimin Kökenleri: Federal Yapı ve Güç Paylaşımı
Somali’deki mevcut kriz, 2012’de kabul edilen geçici anayasanın getirdiği federal yapının net olmayan yetki paylaşımından kaynaklanıyor. Federal hükümet ile Puntland, Jubaland, Güneybatı gibi eyalet yönetimleri arasında vergi toplama, güvenlik güçlerinin kontrolü ve doğal kaynakların yönetimi konularında ciddi anlaşmazlıklar bulunuyor. Özellikle Puntland yönetimi, 2023’te kendi bağımsız seçim yasasını çıkararak federal hükümetin otoritesine meydan okumuştu. Geçtiğimiz hafta patlak veren çatışmalar, Puntland güçlerinin federal orduya ait bir askeri üssü ele geçirmeye çalışmasıyla başladı.
Cumhurbaşkanı Mahmud’un, eyalet liderlerini toplantıya çağırmasına rağmen taraflar arasında henüz bir uzlaşı sağlanamadı. Analistler, krizin aşılması için anayasal düzenlemeler ve güvenlik reformlarının şart olduğunu belirtiyor. Ancak bu reformlar, gelir dağılımı ve siyasi nüfuz gibi hassas konulara dokunduğu için uzun yıllardır erteleniyor.
Bölgesel ve Küresel Etkiler: Terör Tehdidi ve Dış Müdahale
Somali’deki siyasi istikrarsızlık, ülkenin güneyinde faaliyet gösteren Eş-Şebab terör örgütüne yarıyor. Geçtiğimiz haftaki çatışmalar sırasında Eş-Şebab militanları, federal güçlerin zayıf olduğu bölgelerde saldırılarını artırdı. Afrika Birliği Barış Gücü (ATMIS) birliklerinin 2024 sonuna kadar çekilme planı, güvenlik açığını daha da derinleştiriyor.
Bu durum, Doğu Afrika ve Hint Okyanusu’ndaki deniz güvenliği açısından da risk oluşturuyor. Somalili korsanlık, son yıllarda kontrol altına alınmış olsa da, siyasi çöküş yeniden deniz haydutluğunu tetikleyebilir. Öte yandan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, Somali’deki çeşitli aktörlerle ilişkilerini derinleştiriyor. Bu durum, Yemen’deki iç savaşın etkilerinin Somali’ye sıçraması endişesini de beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Somali, Türkiye’nin Afrika Boynuzu’ndaki en önemli müttefiklerinden biri. Türkiye, Somali’de büyükelçilik, askeri üs ve kalkınma projeleriyle varlık göstermekte. Olası bir devlet çöküşü, Türkiye’nin bölgedeki yatırımlarını ve askeri iş birliğini doğrudan tehdit eder. Ayrıca, istikrarsızlık Somali kıyılarında Türk gemilerinin güvenliğini de riske atar. Türkiye’nin, krizin çözümü için arabuluculuk yapması ve ATMIS’in yerini alacak yeni bir güvenlik yapılanmasında aktif rol alması beklenebilir. Ankara’nın, Somali’nin toprak bütünlüğü ve siyasi istikrarını korumayı hedefleyen bir dış politika izlemesi muhtemel.