Somali Devlet Başkanı Hasan Şeyh Mahmud, Al Jazeera’ya verdiği özel röportajda İsrail’in Berbera limanında bir deniz üssü kurma planladığını belirterek, “İsrail’in Somali’de herhangi bir askeri varlığını hiçbir koşulda kabul etmeyeceğiz” dedi. Başkent Mogadişu’dan yapılan açıklama, bölgesel gerilimi tırmandırırken, Somali’nin toprak bütünlüğü ve egemenlik haklarına vurgu yaptı.
Gelişmenin arka planı
İsrail’in Berbera’da bir deniz üssü kurma niyeti ilk olarak 2021 yılında gündeme gelmişti. O dönemde Somaliland yönetimi, İsrail ile savunma ve istihbarat alanında işbirliği yapabileceğini ima etmiş, ancak Somali federal hükümeti bu girişimi “uluslararası hukuka aykırı” diye nitelendirmişti. Berbera, Somaliland’ın kontrolündeki stratejik bir liman kenti. Kızıldeniz’e açılan Bab-ül Mendep Boğazı’na yakınlığı, limanı küresel deniz ticareti ve askeri strateji açısından kritik kılıyor.
Somali hükümeti, Somaliland’ı ülkenin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor ve dış güçlerin bölgede üs edinmesini egemenlik ihlali sayıyor. 2023’te Etiyopya ile Somaliland arasında imzalanan deniz erişimi mutabakatı da Mogadişu’nun tepkisini çekmiş, Somali Etiyopya’yı “toprak bütünlüğünü ihlal etmekle” suçlamıştı. Şimdi İsrail’in benzer bir hamlesi, Somali’nin dış politikada yeni bir cephe açmasına neden oluyor.
Başkan Mahmud, röportajda İsrail’in bölgedeki artan askeri varlığına dikkat çekerek, “Somali toprakları üzerinde hiçbir yabancı gücün üs kurmasına izin vermeyiz. Bu, halkımızın iradesine ve anayasamıza aykırıdır” ifadelerini kullandı. Ayrıca, İsrail’in Kızıldeniz’deki faaliyetlerinin Arap ve Afrika ülkeleri için güvenlik tehdidi oluşturduğunu savundu.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail’in Berbera’ya ilgisi, Kızıldeniz’deki jeopolitik rekabetin bir parçası. Son yıllarda Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Türkiye, Çin ve Rusya gibi aktörler bölgede askeri ve ekonomik nüfuz kurma yarışında. BAE, Berbera’da bir üs inşa etmiş ve limanı işletiyor. Türkiye ise Mogadişu’da büyük bir askeri eğitim üssüne sahip ve Somali hükümetiyle yakın ilişkiler yürütüyor. İsrail’in olası bir hamlesi, bu dengeleri bozarak yeni bir gerilim hattı yaratabilir.
İsrail, Kızıldeniz’de İran destekli Husilerin saldırılarına karşı deniz güvenliğini artırmak istiyor. Ancak Somali gibi kırılgan bir devlette üs edinmek, İsrail’in Afrika Boynuzu’ndaki etkisini genişletme çabası olarak yorumlanıyor. Öte yandan Somaliland yönetimi, uluslararası tanınırlık elde etmek için İsrail ile yakınlaşmayı bir fırsat olarak görebilir. Bu durum, Somali federal hükümeti ile Somaliland arasındaki mevcut anlaşmazlığı daha da derinleştirebilir.
Uluslararası hukuk açısından, bir devletin rızası olmadan başka bir ülkenin topraklarında askeri üs kurması egemenliğin ihlali anlamına geliyor. Somali, Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliği’ne başvurarak İsrail’in planını gündeme taşıyabilir. Arap Birliği’nin de konuya müdahil olması bekleniyor; zira İsrail’in Kızıldeniz’deki varlığı, Suudi Arabistan ve Mısır gibi ülkeler için de hassas bir konu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Somali’nin toprak bütünlüğünü destekliyor ve Mogadişu’daki askeri üssüyle ülkedeki en etkili dış aktörlerden biri. İsrail’in Berbera’da üs kurma girişimi, Türkiye’nin bölgesel stratejisini doğrudan etkiler. Ankara, Kızıldeniz’de artan İsrail varlığını kendi güvenlik çıkarlarına tehdit olarak görebilir; zira Türkiye, Sudan ve Cibuti’de de nüfuz alanlarına sahip. Ayrıca Somali ile savunma işbirliği anlaşmaları bulunan Türkiye, olası bir İsrail üssünü dengeleme ihtiyacı duyabilir. Bu gelişme, Türkiye’nin Afrika Boynuzu politikasında yeni bir rekabet unsuru yaratabilir.