Pasifik Okyanusu'nun güneybatısındaki Solomon Adaları'nda haftalardır süren parlamento krizinin ardından iktidar değişti. Eski muhalefet lideri Matthew Wale, yeni başbakan olarak yemin eder etmez Çin'e karşı mesafeli bir duruş sergileyeceğini duyurdu. Wale, ülkesinin dış politikasında Avustralya ve Yeni Zelanda ile daha sıkı bağlar kurma hedefini dile getirdi. Bu hamle, Çin'in Pasifik'teki nüfuzunu genişletme çabalarına karşı Batılı ülkeler ve bölgesel güçler tarafından memnuniyetle karşılandı.
Arka plan: Çin'den Batı'ya yöneliş
Solomon Adaları, 2019 yılında Çin ile diplomatik ilişki kurmuş ve Pekin'in yatırım tekliflerine sıcak bakmıştı. Ancak bu hamle, ülkeyi Avustralya ve ABD ile krize sokmuştu. Son aylarda patlak veren siyasi kriz, eski Başbakan Manasseh Sogavare'nin Çin'e yakın duruşuna karşı muhalefetin büyümesiyle hızlandı. Mart ayında hükümetin düşmesinin ardından yapılan parlamenter oylamada Wale, 45 üyeli mecliste 27 oy alarak başbakan seçildi.
Wale, seçim zaferi sonrası yaptığı açıklamada "Solomon Adaları'nın çıkarları her şeyden önce gelir" diyerek, Çin ile imzalanan güvenlik anlaşmasının yeniden gözden geçirileceğini ve Avustralya ile savunma iş birliğinin artırılacağını belirtti. Bu sözler, Batılı ülkelerin rahat bir nefes almasını sağlarken, bölgede yeni bir denklem yaratma potansiyeli taşıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Pasifik'te güç mücadelesi
Solomon Adaları'nın bu dönüşü, Pasifik adalarının Çin ile ABD/ Avustralya bloku arasında bir rekabet alanına dönüştüğü bir döneme denk geliyor. Çin'in 2019'da adayla yaptığı güvenlik anlaşması, bölgede askeri varlık kazanma endişelerini artırmıştı. ABD ve Avustralya, Çin'in Pasifik'te bir askeri üs kurmak istediğinden şüpheleniyor. Wale'in yeni hükümeti, bu anlaşmayı ya feshetmek ya da kapsamını daraltmak istediğini sinyallerini veriyor.
Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, Wale'i tebrik ederek "Pasifik ailesi olarak birlikte çalışmaktan mutluluk duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Yeni Zelanda da benzer şekilde yakın iş birliği mesajı verdi. Öte yandan Çin, Solomon Adaları'ndaki bu değişime temkinli yaklaşıyor; Pekin'den yapılan açıklamada "her ülkenin dostane ilişkiler geliştirme hakkı vardır" denilerek diplomatik bir dil kullanıldı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Solomon Adaları'ndaki bu gelişme, Türkiye'nin Pasifik bölgesindeki doğrudan etkisini sınırlı olsa da, küresel rekabetin Çin ve Batı arasındaki dengeyi nasıl etkilediğini göstermesi açısından önemlidir. Türkiye, Çin ile karmaşık bir ilişkiye sahipken, Batılı müttefikleriyle de iş birliğini sürdürmektedir. Bu tür bölgesel kaymalar, Türkiye'nin dış politikasında çok yönlü dengeleme stratejisinin daha da önem kazandığını hatırlatmaktadır. Ayrıca Pasifik'teki bu rekabet, küresel ticaret yolları ve enerji güvenliği açısından Türkiye'yi dolaylı olarak ilgilendirmektedir. Ankara, bölgede etkin olan Avustralya ve Yeni Zelanda ile ilişkilerini bu bağlamda değerlendirebilir.