İngiltere İçişleri Bakanlığı, ABD'li sol görüşlü siyasi yorumcular Cenk Uygur ve Hasan Piker'ın ülkeye girişini, 'ziyaretlerinin kamu yararına uygun olmadığı' gerekçesiyle reddetti. Ancak ikili, Pazartesi günü Oxford Birliği'nde yapılması planlanan konuşmalarını canlı yayın aracılığıyla gerçekleştirecek. Karar, ifade özgürlüğü ve siyasi sansür tartışmalarını alevlendirdi.
Gelişmenin arka planı
İçişleri Bakanlığı, The Guardian'a yaptığı açıklamada, 'Her vaka bireysel olarak değerlendirilir ve giriş reddi kamu yararına aykırı olduğu tespit edildiğinde uygulanır' dedi. Uygur ve Piker, The Young Turks (TYT) ağının kurucusu ve sunucuları olarak biliniyor. Özellikle Hasan Piker, Twitch'te yayınladığı sol eğilimli siyasi yorumlarıyla geniş bir takipçi kitlesine sahip. Oxford Birliği, 'fikir çeşitliliği ve tartışmayı teşvik etme misyonu' doğrultusunda Uygur ve Piker'ı davet ettiklerini belirtti. Ancak birliğin bazı üyeleri ve muhafazakâr çevreler, bu isimlerin 'aşırı sol' görüşlerinin öğrenciler üzerinde olumsuz etki yaratabileceğini öne sürdü.
Uygur ve Piker, daha önce ABD'de Demokrat Parti'nin ilerici kanadına yakın duruşları ve özellikle Hasan Piker'in 'sosyalist' olarak tanımlanmasıyla dikkat çekmişti. İçişleri Bakanlığı'nın kararı, bazı çevrelerde 'siyasi görüş temelli bir yasak' olarak yorumlandı. Oxford Birliği'nin bir sözcüsü, 'Konuşmacılarımızın fiziksel olarak burada olmaması üzücü olsa da teknoloji sayesinde fikirlerini yine de duyabileceğiz' dedi. Uygur ise Twitter hesabından yaptığı açıklamada, 'İngiliz hükümetinin iki Amerikalı yorumcudan bu kadar korkması komik. Ama yine de Oxford'a bağlanacağız' ifadelerini kullandı.
Bölgesel veya küresel boyut
Olay, İngiltere'nin son yıllarda tartışmalı isimlere uyguladığı giriş yasaklarının bir halkası olarak değerlendiriliyor. 2021'de ABD'li muhafazakâr yorumcu Candace Owens'ın da benzer şekilde girişine izin verilmemişti. Hükümet, bu tür yasakların 'ulusal güvenlik veya kamu düzeni' gerekçeleriyle alındığını savunuyor. Ancak eleştirmenler, uygulamanın keyfi olduğunu ve ifade özgürlüğünü sınırladığını belirtiyor. Oxford Birliği'nin daveti ise üniversite ortamında farklı siyasi görüşlerin temsil edilmesi açısından önemli bir adım olarak görülüyor. Küresel medyada geniş yankı uyandıran karar, dijital çağda fiziksel sınırların fikirlerin dolaşımını ne ölçüde engelleyebileceği sorusunu gündeme getirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer tartışmalar yaşanıyor. Geçmişte bazı gazetecilerin veya akademisyenlerin ülkeye girişleri yasaklanmış, sansür endişeleri dile getirilmişti. Ancak bu olay, doğrudan Türkiye ile ilgili olmasa da, 'kamu yararı' gerekçesiyle bireylerin girişinin engellenmesinin uluslararası hukukta ne kadar meşru olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıyor. Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler çerçevesinde, bu tür uygulamalar eleştiriliyor. Ayrıca, sosyal medyanın etkili olduğu bir dönemde, İngiltere gibi bir ülkenin iki yorumcuya yönelik bu yasağı, küresel ifade özgürlüğü tartışmalarına katkı sunuyor.