İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Ekim ayında yapılacak seçimler öncesinde siyasi hayatta kalma mücadelesi veriyor. Batı Şeria'daki yerleşimci tabanını kızdıran Smotrich, ultra-Ortodoks Yahudilerin askerlikten muaf tutulmasına karşı çıkan bir oylamada aldığı tavırla tepki çekti. Bu gelişme, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun koalisyonundaki derin çatlakları gözler önüne seriyor.
Gelişmenin arka planı
Reuters'ın haberine göre, Smotrich ait olduğu Dini Siyonizm partisi içinde artan bir muhalefetle karşı karşıya. Partisinin yerleşimci tabanı, Smotrich'in ultra-Ortodoks Yahudilerin askerlik hizmetinden muaf tutulmasını öngören yasaya karşı oy kullanmamasını bir ihanet olarak nitelendiriyor. Oysa Smotrich, yıllardır yerleşimci haklarının en ateşli savunucusu olarak öne çıkmıştı.
Batı Şeria'daki Beit El yerleşiminde yapılan bir toplantıda Smotrich, seçmenlerine hitap ederek eleştirilere yanıt verdi. Ancak toplantı, partisini bölmekle suçlanan bazı yerleşimci liderlerinin protestolarına sahne oldu. Bu olay, Smotrich'in sadece dışarıdaki siyasi muhaliflerle değil, aynı zamanda kendi tabanı içindeki isyankâr seslerle de mücadele ettiğini gösteriyor.
Askerlik muafiyeti konusu, İsrail siyasetinde yıllardır süregelen hassas bir başlık. Ultra-Ortodoks topluluk, dini eğitimlerini sürdürmek için askerlikten muaf tutuluyor. Bu durum, laik ve ulusalcı kesimler arasında büyük bir hoşnutsuzluk yaratıyor. Smotrich'in bu konudaki tutumu, onu Netanyahu'nun diğer koalisyon ortaklarıyla karşı karşıya getirdi.
Bölgesel ve küresel boyut
Smotrich'in siyasi krizi, Netanyahu'nun koalisyon hükümetinin istikrarını doğrudan etkileyebilir. Ekim ayındaki seçimler öncesinde, koalisyonun dağılma riski artıyor. Netanyahu, 2022 seçimlerinde kurduğu sağcı koalisyonu ayakta tutmak için aşırı sağcı partilerin desteğine ihtiyaç duyuyor. Smotrich'in partisi Dini Siyonizm, bu koalisyonun kilit taşlarından biri konumunda.
Batı Şeria'daki yerleşimci hareketi, İsrail siyasetinde ordu, politika ve ekonomi üzerinde önemli bir etkiye sahip. Smotrich'in zayıflaması, yerleşimci çıkarlarının savunulmasında bir boşluk yaratabilir. Bu da Filistinlilerle yaşanan gerilimin tırmanmasına yol açabilir. Özellikle son dönemde Gazze'deki çatışmalar ve Batı Şeria'daki şiddet olayları, bölgesel istikrarı tehdit ediyor.
İsrail'deki iç siyasi kriz, uluslararası toplumun dikkatini çekerken, ABD ve Avrupa Birliği'nin de endişelerini artırıyor. Koalisyonun zayıflaması, Orta Doğu barış sürecini olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, İsrail'in bölgedeki diğer ülkelerle normalleşme anlaşmaları da bu krizden etkilenebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme Türkiye'yi doğrudan etkilemese de, bölgesel istikrar açısından önemli sonuçlar doğurabilir. İsrail'deki siyasi istikrarsızlık, Filistin-İsrail çatışmasının seyrini etkileyebilir. Türkiye, Filistin davasına verdiği destek bağlamında bu durumu yakından izliyor. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji iş birliği ve bölgesel güvenlik konularında İsrail'le ilişkileri bulunan Türkiye, Netanyahu hükümetinin zayıflaması durumunda yeni bir denklemle karşılaşabilir. Bu nedenle, İsrail iç siyasetindeki gelişmeler, Türk dış politikası için de bir fırsat penceresi ve risk alanı oluşturuyor.