Mısır Devlet Başkanı Abdulfettah es-Sisi, cumartesi günü yaptığı açıklamada görev süresinin 2030 yılında sona ereceğini ve ülke anayasasının görev süresini uzatmak için değiştirilmeyeceğini söyledi. Devlet gazetesi El-Ahram'a göre Sisi, "2030 yılı görev süremin sonunu işaret edecek. Bu konu ciddi bir şekilde ele alınmayacak" dedi. Açıklama, Mısır'ın ekonomik zorluklar ve insan hakları ihlalleri nedeniyle uluslararası baskı altında olduğu bir dönemde geldi. Sisi'nin bu sözleri, 2019'da yapılan ve görev süresini 2024'ten 2030'a uzatan anayasa değişikliklerinin ardından yeni bir düzenleme sinyali olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi.
Siyasi kariyeri ve anayasa değişiklikleri
Sisi, 2013 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'ye karşı yapılan askeri darbenin ardından 2014'te cumhurbaşkanı seçildi. 2018'de ikinci kez seçildi. 2019'da yapılan anayasa değişikliğiyle görev süresi 2030'a kadar uzatıldı ve 2024'te üçüncü bir dönem daha seçilmesinin önü açıldı. Ancak Sisi'nin son açıklaması, 2030'dan sonra görev yapmayacağını taahhüt etmesi açısından önemli. Mısır anayasasına göre cumhurbaşkanlığı görev süresi dört yıl ve en fazla iki dönem olarak belirlenmişti, ancak 2019 değişiklikleri bu sınırı esnetti. Sisi'nin açıklaması, muhalefet ve uluslararası toplumun olası bir görev süresi uzatma tartışmasını şimdiden kapatma çabası olarak yorumlanabilir.
Mısır, son yıllarda derinleşen bir ekonomik krizle boğuşuyor. Döviz sıkıntısı, yüksek enflasyon ve artan dış borç, hükümetin IMF ile 2022'de anlaştığı 3 milyar dolarlık kredi programının genişletilmesi ihtiyacını doğurdu. 2024 başında Mısır para birimi bir kez daha devalüe edildi ve faiz oranları yükseltildi. Ekonomik sıkıntılar, halkın geçim koşullarını ağırlaştırırken, Sisi yönetimine yönelik eleştirileri de artırıyor. Bu koşullarda Sisi'nin görev süresiyle ilgili net bir taahhüt vermesi, hem iç hem de dış yatırımcılara güven verme amacı taşıyor olabilir.
Bölgesel ve uluslararası boyut
Mısır, Orta Doğu'nun jeopolitik açıdan kritik ülkelerinden biri. Gazze'deki savaş, Sudan'daki iç çatışma ve Libya'daki istikrarsızlık gibi bölgesel krizlerde arabuluculuk rolleri üstleniyor. Ayrıca Doğu Akdeniz'de enerji kaynakları konusunda Yunanistan ve Kıbrıs ile işbirliği yapıyor, Türkiye ile ise zaman zaman gerilim yaşıyor. Sisi'nin siyasi geleceğine dair belirsizliğin ortadan kalkması, bölgesel aktörlerin Mısır'la uzun vadeli planlar yapmasını kolaylaştırabilir. Öte yandan Mısır, ABD ve Avrupa Birliği'nin insan hakları ve demokrasi konusundaki eleştirilerine rağmen stratejik bir müttefik olarak görülmeye devam ediyor. Sisi'nin açıklaması, Batı başkentlerinde "Mısır'da siyasi geçiş" beklentilerini şimdilik rafa kaldırabilir.
Mısır'ın 2030'a kadar Sisi yönetiminde kalacağının teyit edilmesi, ülkenin ekonomik reform sürecinin ve bölgesel politikalarının süreklilik arz edeceği anlamına geliyor. Ancak muhalefet, açıklamayı samimi bulmayabilir; zira Mısır'da muhalif sesler sistematik olarak baskı altına alınıyor. Sisi'nin açıklaması, uluslararası kamuoyuna "istikrar" mesajı verirken, içeride ise muhalefetin bu konuyu gündeme getirmesini engellemeye yönelik bir adım olarak da okunabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sisi'nin 2030'a kadar görevde kalacağını açıklaması, Türkiye-Mısır ilişkilerinde öngörülebilirlik sağlayabilir. Son yıllarda iki ülke arasında diplomatik normalleşme süreci ilerlemiş, karşılıklı büyükelçi atamaları yapılmış ve Doğu Akdeniz'de diyalog kanalları açılmıştı. Sisi'nin siyasi geleceğinin netleşmesi, Türkiye'nin Mısır'la enerji, ticaret ve bölgesel güvenlik konularında uzun vadeli işbirliği planlamasını kolaylaştırabilir. Ancak Mısır'ın iç politikasındaki istikrar, Türkiye'nin bölgedeki dengeleri gözetirken insan hakları konusundaki hassasiyetini de yansıtması gereken bir denklem yaratıyor. Türk dış politikası açısından, Mısır'ın 2030'a kadar Sisi yönetiminde kalması, Doğu Akdeniz'deki rekabetin seyrini ve Libya'daki nüfuz mücadelesini etkileyebilir. Ayrıca Türkiye'nin Mısır'a yönelik ihracatı ve yatırımları için öngörülebilir bir ortam oluşabilir.