Belgrad'daki Rajko Mitić Stadyumu'nda oynanan Kızılyıldız-Partizan derbisi öncesinde, tribünlerde Bosna Soykırımı suçlusu Ratko Mladiç'e destek pankartı açıldı. Taraftarlar, 'Bosna Kasabı' olarak bilinen eski Bosnalı Sırp komutanın adını içeren pankartlar taşıdı ve lehine tezahürat yaptı. Olay, Sırbistan'da savaş suçlarına yönelik tutumun hâlâ derin bir bölünme yarattığını gözler önüne serdi.
Gelişmenin Arka Planı
Ratko Mladiç, 1992-1995 Bosna Savaşı sırasında Bosnalı Sırp Ordusu'nun başkomutanıydı. 1995 Temmuz'unda Srebrenica'da yaklaşık 8.000 Boşnak erkeğin öldürüldüğü soykırımdan sorumlu tutuldu. Lahey'deki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY) tarafından 2017'de soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. 2021'de temyiz mahkemesi cezayı onadı. Mladiç, 2022'de hastanede hayatını kaybetti.
Sırbistan'da Mladiç, milliyetçi çevrelerde bir kahraman olarak görülüyor; ancak uluslararası toplum ve Bosna-Hersek ile Hırvatistan gibi komşu ülkelerde bir savaş suçlusu olarak anılıyor. Derbi öncesi bu tür bir destek gösterisi, Sırbistan'ın AB üyelik sürecinde savaş suçlarıyla yüzleşme konusundaki isteksizliğini yansıtıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Balkanlar'da futbol, sık sık milliyetçi duyguların ifade edildiği bir arena olageldi. Kızılyıldız ve Partizan, Sırbistan'ın en büyük iki kulübü ve taraftar grupları arasında siyasi bağlantılar da mevcut. Bu olay, Sırbistan'ın son yıllarda artan milliyetçi söylemiyle uyumlu. Ülke, Rusya'ya yakınlığı ve Kosova ile gerilimleriyle Batı'dan uzaklaşırken, savaş suçlarına dair revizyonist tarih anlatısı güç kazanıyor.
Uluslararası toplum, Srebrenica soykırımını tanıyor; ancak Sırbistan'da resmî söylem soykırım terimini kullanmaktan kaçınıyor. Bu pankart olayı, 1990'ların travmalarının hâlâ canlı olduğunu ve bölgesel uzlaşmanın zorluğunu gösteriyor. AB, Sırbistan'dan savaş suçlularını yücelten eylemleri kınamasını bekliyor; ancak Belgrad yönetimi genellikle bu tür olayları 'ifade özgürlüğü' çerçevesinde değerlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Balkanlar'da istikrar ve uzlaşmayı destekleyen bir aktör olarak, Srebrenica soykırımını tanımış ve mağdurların yanında durmuştur. Bu tür provokatif eylemler, bölgede etnik gerilimleri tırmandırabilir ve Türkiye'nin Balkanlar'daki barış çabalarını zorlaştırabilir. Ayrıca, Sırbistan ile iyi ilişkiler yürüten Ankara, bu olayın ardından Belgrad'a savaş suçlarıyla yüzleşme çağrısı yapabilir. Türkiye'nin Bosna-Hersek'teki Boşnak nüfusla tarihsel ve kültürel bağları, meselenin insani boyutunu ön plana çıkarıyor.