Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Pazar günü görevinden istifa ederek başbakanlığa geçiş yapmayı hedeflediğini açıkladı. Vucic, bu hamleyle iktidara yakın kalmayı amaçlarken, müttefiki Meclis Başkanı Ana Brnabic geçici olarak cumhurbaşkanlığı görevini üstlendi. İstifa, aylardır konuşulan bir siyasi manevranın son adımı olarak geldi ve ülkede erken genel seçimlerin kapısını aralayabilir.
Gelişmenin Arka Planı
Aleksandar Vucic, 2014'ten bu yana önce başbakan, ardından 2017'den itibaren cumhurbaşkanı olarak Sırbistan siyasetinin merkezinde yer aldı. Anayasa gereği cumhurbaşkanlığı görevi büyük ölçüde sembolik yetkilerle sınırlı olsa da, Vucic liderliğindeki Sırp İlerleme Partisi (SNS) mecliste mutlak çoğunluğa sahip olduğu için fiili gücü elinde tutuyordu. İstifa kararı, Vucic'in yürütme organının başına geçerek karar alma süreçlerindeki etkisini daha da güçlendirme isteğinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Zira başbakanlık, hükümeti yönetme ve yasama sürecini yönlendirme açısından cumhurbaşkanlığından daha etkili bir konum.
Vucic'in istifası, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 2020'de anayasa değişikliğiyle görev süresini sıfırlayarak yeniden cumhurbaşkanı seçilmesini ve ardından başbakanlık benzeri bir güç paylaşımına gitmesini hatırlatan bir hamle olarak yorumlanıyor. Ancak Sırbistan'da cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık arasındaki yetki dağılımı farklı işliyor; Vucic, zaten partisi aracılığıyla parlamento üzerinde tam kontrol sahibi olduğu için bu geçiş, iktidarını sağlamlaştırmaktan çok, siyasi sahneyi yeniden düzenleme amacı taşıyor.
Muhalefet, Vucic'in istifasını "siyasi bir oyun" olarak nitelendirdi. Başkent Belgrad'da toplanan muhalefet partileri, erken seçim çağrısında bulunarak Vucic'in demokratik kurumları daha da zayıflattığını savundu. Öte yandan, iktidar partisi SNS, istifanın "istikrarlı yönetim için gerekli bir adım" olduğunu duyurdu. Sırbistan'da son yıllarda basın özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı konusundaki endişeler uluslararası kuruluşlar tarafından sıkça dile getiriliyor; Vucic'in yeni rolü, bu eleştirilerin dozunu artırabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Sırbistan, Batı Balkanlar'da Avrupa Birliği ile Rusya arasında hassas bir denge politikası izliyor. Vucic, AB üyeliği sürecini desteklerken Rusya'ya yönelik yaptırımlara katılmamış ve Çin ile de yakın ilişkiler geliştirmişti. Başbakanlığa geçiş, Vucic'in AB reformları konusundaki taahhütlerini uygulamak için daha geniş bir manevra alanı yaratabilir. Ancak aynı zamanda Kosova ile normalleşme müzakereleri ve Bosna-Hersek'teki Sırp entitesi ile ilişkiler gibi kritik dosyalarda Vucic'in belirleyici rolü sürecek.
Avrupa Birliği yetkilileri, Sırbistan'daki siyasi gelişmeleri yakından izlediklerini açıkladı. AB, Batı Balkanlar'ın istikrarının kendi güvenliği için hayati olduğunu vurguluyor. NATO da bölgede barış ve güvenliğin korunması çağrısı yaptı. Rusya'dan henüz resmi bir açıklama gelmedi; ancak Kremlin'in Vucic'i yakın bir müttefik olarak gördüğü biliniyor. ABD yönetimi ise Sırbistan'ın demokratik süreçlere bağlı kalması gerektiğini belirtti.
Vucic'in istifası, Sırbistan'ın iç siyasetinde yeni bir dönemin habercisi olabilir. Erken seçim kararı alınırsa, SNS'nin oy oranını koruyup koruyamayacağı merak konusu. Anketler, Vucic'in halk desteğinin hâlâ güçlü olduğunu gösterse de, muhalefetin birleşme çabaları ve ekonomik zorluklar belirsizlik yaratıyor. Sırbistan ekonomisi, enflasyon ve işsizlikle mücadele ederken, siyasi istikrarsızlık yatırımcı güvenini sarsabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sırbistan'daki liderlik değişimi, Türkiye'nin Balkanlar'daki dengeleri açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme. Türkiye, Sırbistan ile son yıllarda ekonomik ve siyasi ilişkilerini güçlendirmiş, Vucic ile yakın diyalog kurmuştu. Vucic'in başbakan olarak yönetimde kalması, Türkiye ile Sırbistan arasındaki iş birliğinin sürekliliği açısından olumlu. Ancak Sırbistan'ın AB ve Rusya arasındaki denge politikası, Türkiye'nin bölgedeki enerji ve ticaret projelerini etkileyebilir. Kosova meselesi ve Bosna-Hersek'teki gelişmeler, Türkiye'nin Balkan politikası için kritik. İstikrarın korunması, Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve ekonomik çıkarları için önem taşıyor.