Belgrad, 25 Ekim - Sırbistan'da Pazar günü yapılacak erken genel seçimlerde, kitlesel öğrenci protesto hareketinin uzun süredir iktidarda olan popülist lider Aleksandar Vucic'i devirmeyi hedeflediği bir ortamda milyonlarca seçmen oy kullanacak. Vucic, önce başbakan ardından cumhurbaşkanı olarak on yılı aşkın süredir iktidarda bulunuyor. Bu seçim, Sırbistan'ın son yıllardaki en çalkantılı siyasi dönemlerinden birinde yapılıyor ve ülkenin demokratik geleceği açısından kritik bir eşik olarak görülüyor.
Protestoların gölgesinde bir seçim
Seçim kararı, başkent Belgrad başta olmak üzere ülke genelinde aylardır süren ve iktidarın otoriter eğilimlerini eleştiren öğrenci hareketinin baskısı altında alındı. Öğrenciler, hükümetin eğitim ve sağlık sistemlerindeki yozlaşmayı, medya üzerindeki kontrolünü ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan uygulamalarını protesto ediyor. Gösteriler, geçtiğimiz yıl boyunca üniversitelerden sokaklara taşarak geniş halk kesimlerinin desteğini kazandı. Muhalefet partileri, bu hareketin enerjisini sandığa taşıyarak Vucic'in iktidarını sona erdirmeyi umut ediyor.
Aleksandar Vucic, Sırbistan'ın siyasi sahnesine damgasını vuran isim olarak, önce 2014-2017 yılları arasında başbakanlık, ardından 2017'den bu yana cumhurbaşkanlığı görevini yürütüyor. Kendisi, Sırp İlerleme Partisi'nin (SNS) lideri olarak ülkeyi otoriter bir yönetim tarzıyla idare etmekle eleştiriliyor. Muhalifler, seçim sürecinin adil olmadığını, ana akım medyanın iktidarın kontrolünde olduğunu ve devlet kaynaklarının parti çıkarları için kullanıldığını savunuyor. Vucic ise ülkeyi ekonomik kalkınma ve istikrar vaadiyle yönettiğini, altyapı yatırımları ve yabancı yatırım çekmede başarılı olduğunu öne sürüyor.
Öğrenci hareketinin yükselişi ve muhalefetin birleşme çabaları
Öğrenci protestoları, Sırbistan'da son yıllarda görülen en büyük sivil itaatsizlik dalgası olarak nitelendiriliyor. Hareket, ilk olarak eğitim reformu talebiyle başlasa da kısa sürede yolsuzlukla mücadele, yargı bağımsızlığı ve basın özgürlüğü gibi daha geniş siyasi taleplere dönüştü. Gösterilere katılan gençler, Vucic'in "çelik iradesi" olarak tanımlanan baskıcı yönetimine karşı bir umut ışığı olarak görülüyor. Muhalefet partileri, bu dinamizmi kendi lehlerine çevirmek için çeşitli ittifaklar kurma arayışında. Ancak muhalefetin bölünmüş yapısı, seçimde tek bir güçlü aday etrafında birleşmeyi zorlaştırıyor. Yine de anketler, özellikle genç seçmenler arasında iktidar partisinin oy oranında düşüş olduğunu gösteriyor.
Seçim kampanyası boyunca Vucic, milliyetçi söylemler ve ekonomik başarıları ön plana çıkararak tabanını konsolide etmeye çalıştı. Öte yandan, öğrenci hareketinin desteklediği bağımsız adaylar ve muhalefet blokları, "değişim" çağrısıyla sahada. Seçim sonuçları ne olursa olsun, Sırbistan'ın siyasi ikliminin uzun süre çalkantılı kalacağı öngörülüyor. Uluslararası gözlemciler, seçim sürecinin şeffaflığı konusunda endişelerini dile getirirken, Avrupa Birliği ve ABD'den yapılan açıklamalarda demokratik standartlara uyulması çağrısı yapıldı.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Sırbistan, Batı Balkanlar'ın istikrarı açısından kilit bir ülke konumunda. Vucic'in iktidarı döneminde Sırbistan, AB üyelik müzakerelerinde ilerleme kaydedememiş, aynı zamanda Rusya ve Çin ile ilişkilerini derinleştirmişti. Seçim sonucu, ülkenin jeopolitik yönelimini de belirleyecek. Muhalefetin zaferi halinde Sırbistan'ın AB ve Batı ile daha yakın ilişkiler kurması, Kosova meselesinde daha yapıcı bir tutum alması bekleniyor. Aksi senaryoda, Vucic'in yeniden seçilmesi, bölgede otoriterleşme eğilimlerinin güçlenmesine ve Batı ile ilişkilerde mesafenin korunmasına işaret edebilir. Öğrenci hareketinin başarısı, benzer otoriter yönetimlere karşı bölgesel bir ilham kaynağı olabilir.
Seçim, aynı zamanda Sırbistan'ın demokratik kurumlarının dayanıklılığını test ediyor. Uluslararası camia, özellikle genç nüfusun siyasi katılımını ve sandık güvenliğini yakından izliyor. Sonuçlar, ülkenin iç siyasetini olduğu kadar dış politikasını da şekillendirecek. Türkiye'nin de Balkanlar'daki dengeleri göz önünde bulundurarak Sırbistan'daki gelişmeleri dikkatle takip etmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sırbistan'daki seçim, Türkiye'nin Balkanlar politikası açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Vucic yönetimi, Türkiye ile ekonomik ve siyasi ilişkileri geliştirmiş, özellikle ticaret ve yatırım alanlarında işbirliğini artırmıştı. Muhalefetin kazanması halinde Sırbistan'ın Batı'ya yönelmesi, Türkiye'nin bölgedeki etkisini sınırlayabilir. Öte yandan, istikrarsızlık riski, Balkanlar'da genel güvenlik ortamını etkileyerek Türkiye'nin bölgesel çıkarlarını tehdit edebilir. Türkiye, Sırbistan ile ilişkilerini her iki senaryoya göre de yönetmeye hazır olmalı; ekonomik bağların korunması ve siyasi diyaloğun sürdürülmesi öncelikli olacaktır.