Sırbistan'da son aylarda sokak protestolarıyla başlayan öğrenci hareketi, şimdi rotasını sandık yoluyla siyasi iktidarı değiştirmeye çevirdi. Başkent Belgrad başta olmak üzere ülke genelinde örgütlenen gençler, Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić'in 2012'den bu yana süren hakimiyetini sarsacak bir seçim stratejisi geliştirdi. Öğrencilerin kurduğu dayanışma ağları ve yerel inisiyatifler, muhalefetin parçalı yapısına rağmen tabanda güçlü bir alternatif oluşturma iddiasında.
Protestolardan Sandığa: Öğrenci Hareketinin Yükselişi
Hareketin kökleri, 2023 yılında ülkeyi sarsan ve iki ayrı toplu silahlı saldırıyla zirveye çıkan şiddet dalgasına kadar uzanıyor. Özellikle Mayıs 2023'te Belgrad yakınlarındaki bir ilkokulda ve ardından Mladenovac'ta yaşanan saldırılar, gençler arasında derin bir öfke ve güvensizlik yarattı. Hükümetin olaylara yeterince tepki vermediğini düşünen üniversite öğrencileri, “Sırbistan ayağa kalkıyor” sloganıyla kitlesel gösteriler düzenledi. Bu gösteriler, yalnızca şiddet olaylarını değil, aynı zamanda yolsuzluk, medya özgürlüğü ihlalleri ve demokratik gerilemeyi de gündeme taşıdı.
Protestoların ardından öğrenciler, taleplerini siyasi bir programa dönüştürme kararı aldı. Yerel seçimlerde bağımsız adaylar çıkarma, mahalle meclisleri kurma ve seçmen kaydı kampanyaları başlattı. Özellikle Belgrad Üniversitesi ve Novi Sad Üniversitesi'nden gelen öğrenciler, dijital platformlar üzerinden örgütlenerek geniş kitlelere ulaştı. Hareketin öne çıkan isimlerinden biri olan 22 yaşındaki tarih öğrencisi Jovana Petrović, “Artık sadece sokakta değil, sandıkta da sesimizi duyuracağız. Bu ülkenin geleceğini biz gençler belirleyeceğiz” diyor. Ancak hareketin henüz resmi bir lideri veya partisi bulunmuyor; bu da hem avantaj hem de dezavantaj olarak görülüyor.
Vučić'in Hakimiyetine Karşı Birleşik Cephe Arayışı
Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić, 2014'ten bu yana başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı görevlerini yürütüyor ve Sırbistan İlerici Partisi (SNS) aracılığıyla ülke siyasetinde belirleyici bir güç. Muhalefet ise yıllardır bölünmüş durumda; farklı ideolojik çizgilerdeki partiler ve hareketler bir araya gelmekte zorlanıyor. Öğrenci hareketi, bu bölünmüşlüğü aşmak için “partiler üstü” bir platform oluşturma çabasında. Hareketin çağrısı, muhalefetin ortak adaylar etrafında birleşmesi ve seçim ittifakı kurması yönünde.
Ancak iktidar kanadı, öğrenci hareketini dış destekli ve istikrarı bozucu bir girişim olarak nitelendiriyor. Hükümete yakın medya organları, protestoları “renkli devrim” söylemiyle çerçeveleyerek hareketin meşruiyetini sorguluyor. Buna karşın bağımsız gözlemciler, öğrencilerin taleplerinin toplumun geniş kesimlerinde yankı bulduğunu belirtiyor. Son anketler, genç seçmenler arasında iktidara duyulan güvenin azaldığını ve yeni siyasi oluşumlara ilginin arttığını gösteriyor. Özellikle kentlerdeki orta sınıf gençler arasında Vučić karşıtlığı giderek güçleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Batı ile Rusya Arasında Sıkışan Sırbistan
Sırbistan, Batı Balkanlar'ın en büyük ekonomisi ve aynı zamanda AB üyelik sürecinde olan ancak Rusya ile de tarihsel ve enerji bağlarını koruyan bir ülke. Vučić yönetimi, AB ile ilişkileri sürdürürken Moskova'ya yönelik yaptırımlara katılmıyor. Bu denge politikası, Batı başkentlerinde rahatsızlık yaratırken iç politikada da tartışma konusu. Öğrenci hareketi, dış politika konusunda net bir tutum almamakla birlikte, genel olarak AB yanlısı ve demokratik değerlere vurgu yapan bir çizgide. Hareketin yükselişi, Sırbistan'ın gelecekteki dış politika yönelimi açısından da önem taşıyor.
Avrupa Birliği ve ABD, Sırbistan'daki demokratik süreçleri yakından izliyor. Özellikle hukukun üstünlüğü ve medya özgürlüğü konularında yaşanan gerileme, AB'nin üyelik müzakerelerinde Sırbistan'a yönelik eleştirilerini artırmasına neden oluyor. Öğrenci hareketinin sandık yoluyla iktidarı değiştirme çabası, Batılı başkentlerde umutla karşılanıyor; ancak aynı zamanda Sırbistan'ın istikrarı konusunda endişeler de dile getiriliyor. Rusya ise Vučić yönetimini destekleyerek Balkanlar'daki etkisini korumaya çalışıyor. Bu durum, Sırbistan'ı büyük güçler arasında bir rekabet alanı haline getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sırbistan'daki siyasi hareketlilik, Türkiye'nin Balkanlar politikası açısından yakından izlenmesi gereken bir gelişme. Türkiye, Sırbistan ile son yıllarda ekonomik ve ticari ilişkilerini güçlendirdi; Vučić yönetimiyle kurulan yakın diyalog, bölgesel istikrar açısından önemli görülüyor. Öğrenci hareketinin yükselişi ve olası bir iktidar değişikliği, Türkiye'nin Sırbistan'daki ekonomik yatırımları ve siyasi dengeleri açısından yeni bir döneme işaret edebilir. Ayrıca, Sırbistan'ın AB ve Rusya arasındaki denge politikası, Türkiye'nin Batı Balkanlar'daki stratejik konumunu da etkileyebilir. Türkiye, demokratik süreçlere saygı çerçevesinde, Sırbistan'ın istikrarını ve toprak bütünlüğünü desteklemeye devam edecektir. Ancak gençlik hareketinin AB yanlısı söylemi, Türkiye'nin bölgedeki etkisini dengelemek isteyen aktörler için yeni fırsatlar yaratabilir.