Sırbistan, 17 Aralık'ta yapılacak erken genel seçimlere hazırlanırken, Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Avrupa Birliği üyelik hedefi ile Moskova'ya yakınlık arasında hassas bir denge kurmaya çalışıyor. Ancak Ukrayna savaşıyla derinleşen jeopolitik gerilimler ve ülke içindeki baskılar, Vucic'in manevra alanını her geçen gün daraltıyor. Sırp lider, bir yandan Batı ile ilişkileri sürdürüp AB fonlarını ve yatırımlarını güvence altına almak isterken, diğer yandan Rusya ile tarihi ve kültürel bağları nedeniyle tabanındaki Rus yanlısı seçmeni de kaybetmek istemiyor.
Seçimin arka planı: Vucic'in güç mücadelesi
Seçim, Vucic'in iktidar partisi Sırp İlerleme Partisi (SNS) ile muhalefet ittifakları arasında geçecek. Vucic, 2012'den bu yana ülkeyi yönetiyor ve 2022'de yeniden cumhurbaşkanı seçilmişti. Ancak muhalefet, seçimlerin adil olmayacağını iddia ederek boykot çağrıları yapıyor. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gözlemcileri, önceki seçimlerde medya üzerindeki baskı ve Vucic'in açık avantajını rapor etmişti. Bu seçimlerde de benzer endişeler dile getiriliyor.
Sırbistan'da seçmenin önündeki ana konu, ülkenin gelecekteki yönü. Vucic, AB üyeliğini resmi hedef olarak korurken, Rusya ile ilişkileri de sürdürüyor. Sırbistan, Ukrayna savaşına rağmen Rusya'ya yönelik yaptırımlara katılmadı. Bu tutum, Batı ile ilişkilerde gerginliğe yol açarken, AB üyelik sürecini de olumsuz etkiliyor. Sırbistan'ın AB ile müzakereleri yavaş ilerliyor; ülke hâlâ 22 fasıldan yalnızca ikisini geçici olarak kapatabildi.
Öte yandan Vucic, Rusya'nın enerji bağımlılığını da koz olarak kullanıyor. Sırbistan, doğal gaz ihtiyacının büyük bölümünü Rusya'dan karşılıyor ve Moskova'dan uygun fiyatlarla gaz alıyor. Bu durum, Batı'nın Rus enerjisine bağımlılığı azaltma çabalarına rağmen devam ediyor. Vucic, geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamada, Rus gazının olmaması durumunda ülkesinin zor durumda kalacağını söylemişti.
Bölgesel ve küresel gerilimler: Kosova sorunu ve Balkanlar
Seçimlerin en kritik dosyalarından biri de Kosova ile ilişkiler. Belgrad, Kosova'nın bağımsızlığını hâlâ tanımıyor ve iki ülke arasındaki diyalog süreci tıkanmış durumda. Son aylarda Kosova'nın kuzeyinde Sırp nüfusun yoğun olduğu bölgelerde yaşanan gerginlikler, NATO öncülüğündeki KFOR güçlerinin müdahalesine yol açmıştı. Vucic, bu konuda Batı'nın baskısına rağmen taviz vermeyeceğini sinyali veriyor. Avrupa Birliği, Kosova ile Sırbistan arasında normalleşme anlaşmasının uygulanmasını, üyelik sürecinin ön şartı olarak görüyor; ancak Vucic, bu konuda iç kamuoyundaki hassasiyetleri göz önünde bulundurarak adım atmakta zorlanıyor.
Rusya'nın Balkanlar'daki etkisi de seçimlerde belirleyici olabilir. Moskova, Sırbistan'daki Rus yanlısı çevreler ve medya üzerinden nüfuzunu sürdürmeye çalışıyor. Rusya'nın Kosova konusunda Sırbistan'a destek vermesi, Belgrad'ı Moskova'ya yakınlaştıran faktörlerden biri. Ancak Batı'nın da Sırbistan'a yönelik ilgisi sürüyor; AB, bölgede nüfuzunu artırmak için yeni yatırım ve iş birliği tekliflerini masaya koyuyor. Bu durum, Sırbistan'ı bir kez daha Doğu-Batı ekseninde bir tercihe zorluyor.
Sırbistan'daki seçimlerin sonucu, sadece ülkenin değil, Batı Balkanlar'ın geleceğini de etkileyecek. Bölgede AB üyeliği süreci yavaşlarken, Çin ve Rusya'nın nüfuz mücadelesi artıyor. Sırbistan'ın Avrupa ile entegrasyonu, aynı zamanda bölgesel istikrarı da etkileyecek. Vucic'in seçim sonrası izleyeceği yol, hem AB hem de Rusya ile ilişkilerinde yeni bir sayfa açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sırbistan'daki seçimlerin Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir yönü bulunmuyor; ancak bölgesel istikrar açısından önem taşıyor. Türkiye, Batı Balkanlar'da barışın korunmasından yana ve bölge ülkeleriyle ekonomik ve diplomatik ilişkilerini geliştiriyor. Sırbistan'daki olası bir istikrarsızlık, Bosna-Hersek ve Kosova'yı da etkileyerek bölgedeki güç dengesini değiştirebilir. Türkiye, Kosova ve Sırbistan arasındaki diyalog sürecini destekliyor ve her iki ülkeyle de iyi ilişkiler kurmaya çalışıyor. Bu çerçevede, Sırbistan'ın AB ile Rusya arasında kuracağı denge, Türkiye'nin bölgesel politikaları açısından da yakından izlenmeli.