Sırbistan, iki yıllık protestoların ardından 17 Aralık Pazar günü sandık başına gidiyor. Seçim, Devlet Başkanı Aleksandar Vučić'in 11 yıllık iktidarına karşı öğrenci liderliğindeki hareketin en büyük sınavı olarak görülüyor. Seçimlere usulsüzlük iddiaları ve olası bir seçim sonrası kriz korkusu gölge düşürüyor.
Protestolardan Seçime Uzanan Süreç
Sırbistan'da 2022 yılında başlayan protestolar, özellikle başkent Belgrad'da ve diğer büyük şehirlerde geniş katılımla sürdü. Protestoların fitilini, 2022 yılında Novi Sad'da bir tren istasyonunda meydana gelen ve iki kişinin ölümüyle sonuçlanan olay ile çevre kirliliğine karşı verilen mücadele ateşledi. Ancak zamanla gösteriler, iktidarın otoriterleştiği ve yolsuzluğun arttığı yönündeki genel hoşnutsuzluğa dönüştü. Öğrenciler, bu hareketin öncü gücü haline geldi. Bağımsız gözlemciler, protestoların Sırbistan'da son yılların en büyük sivil itaatsizlik dalgasını oluşturduğunu belirtiyor.
Seçim kampanyası boyunca ana muhalefet blokları, özellikle "Sırbistan'ı Kurtar" koalisyonu ve diğer muhalefet partileri, iktidardaki Sırp İlerleme Partisi'nin (SNS) seçimleri adil olmayan koşullarda kazanmaya çalıştığını savundu. Muhalefet, devlet kaynaklarının iktidar lehine kullanıldığını, medyanın büyük ölçüde Vučić'in kontrolünde olduğunu ve seçmenlere yönelik baskıların arttığını dile getiriyor. Uluslararası seçim gözlemcileri de önceki seçimlerde usulsüzlükler tespit etmişti.
Seçim Güvenliği ve Olası Kriz Senaryoları
Seçim öncesi anketler, iktidar partisinin önde olduğunu gösterse de, muhalefetin oy oranını artırdığı ve özellikle genç seçmenler arasında desteğini genişlettiği belirtiliyor. Ancak asıl endişe, seçim gecesi ve sonrasında yaşanabilecek gelişmeler. Muhalefet, seçim sonuçlarının şaibeli olması halinde sokaklara çıkma sinyali veriyor. Öğrenci grupları, sandık güvenliği için geniş bir gözlemci ağı oluşturdu. Sırbistan'da seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından protestoların yeniden başlaması ve siyasi istikrarsızlığın derinleşmesi riski masada.
Avrupa Birliği ve ABD, seçimleri yakından izliyor. Sırbistan'ın AB üyelik süreci, hukukun üstünlüğü ve demokratik standartlar açısından kritik bir aşamada. Batılı diplomatlar, seçimlerin adil geçmesi ve sonuçlara saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Öte yandan, Rusya ve Çin ile geleneksel olarak iyi ilişkileri olan Sırbistan, Batı ile Doğu arasında denge politikası izliyor. Seçim sonrası olası bir istikrarsızlık, bölgesel dengeyi de etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sırbistan'daki seçimler, Türkiye'nin Balkanlar politikası açısından önemli. Türkiye, Sırbistan ile son yıllarda ekonomik ve ticari ilişkilerini geliştirdi; Sırbistan, Türkiye'nin Balkanlar'daki en büyük ticaret ortaklarından biri. Olası bir siyasi istikrarsızlık, yatırımları ve bölgesel iş birliklerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Sırbistan'ın AB ile ilişkileri ve Kosova meselesindeki tutumu, Türkiye'nin bölgesel dengeler açısından takip ettiği konular arasında. Seçim sonucu, Sırbistan'ın Batı ile mi yoksa Rusya-Çin ekseniyle mi daha yakın olacağını belirlemede de gösterge olabilir. Türkiye, her iki senaryoda da ilişkilerini sürdürme kapasitesine sahip; ancak istikrarlı bir Sırbistan, Türkiye'nin Balkanlar'daki ekonomik ve diplomatik çıkarlarına hizmet eder.