Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da oynanan Kızılyıldız-Partizan derbisi, futbolun ötesine geçen bir siyasi mesajla gölgelendi. Kızılyıldız taraftarları, tribünlerde Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından soykırım ve savaş suçlarından mahkûm edilen eski Bosnalı Sırp general Ratko Mladiç'e ithafen bir tifo açtı. Bu olay, Sırbistan'da savaş suçlarına yönelik tutumun ve milliyetçi duyguların hâlâ ne kadar canlı olduğunu gösterdi.
Derbinin Arka Planı ve Tifo Detayları
12 Ekim 2025 tarihinde oynanan ve 'Ebedi Derbi' olarak bilinen karşılaşma, Sırbistan'ın en büyük iki kulübü arasındaki rekabetin yanı sıra siyasi bir gösteriye sahne oldu. Kızılyıldız taraftar grubu Delije, maçın başlamasından kısa süre önce tribünlerde dev bir pankart açtı. Pankartta Mladiç'in portresi ve 'Sırp halkının kahramanı' anlamına gelen ifadeler yer alıyordu. Bu tifo, Mladiç'in 1995 yılında Bosna Hersek'in Srebrenica kentinde 8 binden fazla Boşnak erkeği ve çocuğu katletmesi nedeniyle 2017'de Lahey'deki mahkeme tarafından ömür boyu hapis cezasına çarptırılmasının ardından geldi. Mladiç, 2021'de cezaevinde hayatını kaybetti. Ancak Sırbistan'da bazı kesimler onu hâlâ bir kahraman olarak görüyor.
Tifo, maç öncesinde sosyal medyada geniş yankı buldu. Sırp futbol federasyonu ve UEFA'dan henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak bu tür eylemler, UEFA'nın ayrımcılık ve nefret söylemi içeren pankartlara karşı katı kurallarına rağmen sık sık cezasız kalıyor. Daha önce de Kızılyıldız taraftarları, Mladiç ve diğer savaş suçluları lehine benzer gösteriler düzenlemişti. 2023'te bir maçta açılan tifoda Mladiç'in yanı sıra Radovan Karadžić'in de resmi yer almıştı.
Savaş Suçları ve Milliyetçilik İlişkisi
Ratko Mladiç, 1992-1995 Bosna Savaşı sırasında Bosnalı Sırp ordusunun başındaydı. Srebrenica soykırımı, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'da işlenen en büyük toplu katliam olarak kabul ediliyor. Uluslararası Adalet Divanı, 2007'de Srebrenica'yı soykırım olarak tanımladı. Ancak Sırbistan'da resmi söylem, soykırım terimini kullanmaktan kaçınıyor ve Mladiç'i bir 'vatansever' olarak sunan anlatılar güçlü. Bu durum, Sırbistan'ın AB üyelik sürecinde de sık sık gündeme geliyor. Avrupa Birliği, Sırbistan'dan savaş suçlularını yücelten eylemleri kınamasını ve geçmişle yüzleşmesini talep ediyor. Ancak Sırp toplumunda milliyetçi duygular, özellikle futbol tribünlerinde kendini gösteriyor.
Futbol, Balkanlar'da sadece bir spor değil, aynı zamanda kimlik ve siyaset arenası. Kızılyıldız ve Partizan, tarihsel olarak farklı siyasi eğilimleri temsil ediyor. Kızılyıldız daha milliyetçi ve Sırp Ortodoks kimliğine vurgu yaparken, Partizan daha seküler ve Yugoslavya döneminde orduyla ilişkilendiriliyordu. Bu derbi, sık sık siyasi sloganlar ve pankartlarla gölgeleniyor. Mladiç tifosu da bu geleneğin bir parçası.
Uluslararası Tepkiler ve Hukuki Boyut
Uluslararası toplum, Srebrenica soykırımını tanıyor ve Mladiç'i savaş suçlusu olarak kabul ediyor. Ancak Sırbistan'da yargı ve siyaset, bu suçları yeterince ele almıyor. Sırbistan'ın AB ile müzakerelerinde 23. fasıl (yargı ve temel haklar) kapsamında savaş suçlarıyla yüzleşme önemli bir kriter. Bu tür tifolar, Sırbistan'ın reform taahhütlerine aykırı düşüyor. Öte yandan, FIFA ve UEFA disiplin kuralları, siyasi mesajları yasaklıyor. Ancak cezalar genellikle maddi yaptırımlarla sınırlı kalıyor ve caydırıcı olmuyor. Bu durum, tribünlerde aşırı milliyetçi gösterilerin devam etmesine yol açıyor.
Olay, bölgesel istikrar açısından da endişe verici. Bosna Hersek'teki Boşnak ve Hırvat toplumları, bu tür eylemleri provokasyon olarak görüyor. Sırbistan ile komşuları arasındaki ilişkiler, geçmişte yaşananlar nedeniyle hâlâ kırılgan. Bu tür tifolar, etnik gerilimleri artırabilir ve barış sürecine zarar verebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Balkanlar, Türkiye'nin tarihi ve kültürel bağlarının bulunduğu bir bölge. Sırbistan'daki bu tür milliyetçi gösteriler, bölgede istikrarı tehdit ediyor. Türkiye, Bosna Hersek'in toprak bütünlüğünü ve egemenliğini destekliyor; Srebrenica soykırımını tanıyor ve kurbanları anıyor. Mladiç'e destek veren eylemler, Türkiye'nin hassasiyetlerine aykırı. Ayrıca, Türkiye ile Sırbistan arasındaki ekonomik ve diplomatik ilişkiler son yıllarda gelişme gösterse de, bu tür olaylar kamuoyunda rahatsızlık yaratabilir. Türkiye, Batı Balkanlar'da barış ve diyalog çağrısını sürdürüyor. Bu bağlamda, Sırbistan'ın savaş suçlarıyla yüzleşmesi ve aşırı milliyetçilikten uzaklaşması, bölgesel istikrar için kritik.