Singapur Kara Ulaşım Otoritesi'nin (LTA) 2040 Ulaşım Master Planı için yürüttüğü istişare sürecinde, Sertifika Hak Sahipliği (COE) kategorilerinin A ve B gruplarının birleştirilmesi fikri öne çıkarken, araç değerine dayalı bir indirim ve ek ücret sistemi de güçlü bir alternatif olarak masada. Bu öneriler, otomobil sahipliği maliyetlerini daha adil hale getirmeyi ve trafik yoğunluğunu azaltmayı hedefliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Singapur, dünyanın en pahalı otomobil pazarlarından birine sahip. COE sistemi, araç sayısını sınırlandırarak trafiği kontrol altında tutmayı amaçlıyor. Ancak mevcut sistemde A kategorisi (1.600 cc altı motor ve 130 kW altı güç) ile B kategorisi (1.600 cc üstü motor veya 130 kW üstü güç) arasındaki ayrım, bazı kesimler tarafından adaletsiz bulunuyor. Özellikle büyük motorlu ancak düşük emisyonlu araçların A kategorisinde yer alması, sistemin karmaşıklığını artırıyor.
LTA'nın istişarelerinde dile getirilen bir diğer öneri ise, motor hacmi ve gücü yerine aracın piyasa değerine dayalı bir vergilendirme modeli. Bu modele göre, yüksek değerli araç sahipleri, seri üretim araç sahiplerinden daha fazla ödeyecek. Böylece lüks araç kullanımının teşvik edilmesi yerine, daha ekonomik ve çevre dostu araçların tercih edilmesi amaçlanıyor.
Uzmanlar, bu değişikliklerin otomobil pazarını nasıl etkileyeceğini tartışıyor. Bazı analistler, A ve B kategorilerinin birleştirilmesinin COE fiyatlarını artırabileceğini, çünkü daha fazla alıcının aynı havuz için rekabet edeceğini belirtiyor. Diğerleri ise, araç değerine dayalı sistemin daha esnek ve adil olduğunu savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Singapur'un ulaşım politikaları, bölgedeki diğer şehir devletleri ve yoğun nüfuslu metropoller için bir model oluşturuyor. Özellikle Hong Kong, Tokyo ve Seul gibi şehirler, araç sahipliğini sınırlandırma ve toplu taşımayı teşvik etme konusunda Singapur'un deneyimlerini yakından takip ediyor. COE sisteminin evrimi, küresel ölçekte kentsel mobilite politikalarının nasıl şekillendiğine dair önemli bir vaka çalışması niteliği taşıyor.
İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında Singapur, elektrikli araçlara geçişi hızlandırmak istiyor. Araç değerine dayalı vergilendirme, düşük emisyonlu araçları teşvik ederek bu hedefe katkı sağlayabilir. Ayrıca, bölgesel ticaret anlaşmaları ve yeşil enerji dönüşümü, Singapur'un ulaşım politikalarının küresel sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu hale getirilmesini gerektiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Singapur'daki bu tartışmalar, Türkiye'deki araç vergilendirme sistemi açısından da önemli çıkarımlar sunuyor. Türkiye'de ÖTV ve MTV, motor hacmi ve araç değerine göre kademeli olarak uygulanıyor. Singapur'daki öneriler, bu sistemin daha adil ve çevre dostu hale getirilmesi için ilham kaynağı olabilir. Özellikle son yıllarda artan otomobil fiyatları ve vergi yükü, Türkiye'de de araç sahipliğini zorlaştırıyor. Araç değerine dayalı bir model, lüks araçlardan daha fazla vergi alarak gelir adaletini sağlayabilir ve elektrikli araçlara geçişi teşvik edebilir. Ayrıca, trafik yoğunluğu ve çevre kirliliği ile mücadelede Singapur'un deneyimleri, Türkiye'nin büyük şehirleri için değerli dersler içeriyor. Bu bağlamda, Türkiye'nin ulaşım politikalarını yeniden gözden geçirirken bu tür modelleri dikkate alması faydalı olacaktır.