Singapur Başbakanı Lawrence Wong, ülkeyi etkisi altına alan ve giderek kötüleşen sınır aşan dumanın kaynağı olan Endonezya'daki orman ve turba yangınlarından hangi şirketlerin sorumlu olabileceğinin araştırıldığını açıkladı. Wong, perşembe günü yaptığı açıklamada, "Gerekli görüldüğünde Singapur'un Sınır Aşan Duman Kirliliği Yasası kapsamında harekete geçeceğiz ve ortak soruşturma olasılıklarını araştıracağız" dedi. Açıklama, bölgede artan duman seviyelerinin halk sağlığı ve ekonomi üzerindeki etkileri konusunda duyulan endişelerin ardından geldi.
Duman Krizinin Arka Planı
Singapur, her yıl kuru sezonlarda Endonezya'nın Sumatra ve Kalimantan adalarındaki bataklık alanların temizlik amacıyla yakılması sonucu oluşan duman nedeniyle ciddi hava kirliliğiyle karşı karşıya kalıyor. Bu yıl da benzer şekilde, rüzgârla taşınan duman Singapur'un hava kalitesini olumsuz etkileyerek sağlık uyarılarının yapılmasına yol açtı. Yetkililer, özellikle solunum rahatsızlığı olanlar, yaşlılar ve çocuklar için dışarıda maske takılması ve açık hava etkinliklerinden kaçınılması tavsiyesinde bulundu.
Singapur hükümeti, 2014 yılında yürürlüğe giren Sınır Aşan Duman Kirliliği Yasası ile ülke sınırları içinde faaliyet gösteren ve duman kirliliğine neden olan şirketlere karşı yasal yaptırım uygulama yetkisine sahip. Yasa kapsamında, sorumlu şirketlere para cezası verilebiliyor veya faaliyetleri kısıtlanabiliyor. Ancak bugüne kadar bu yasa kapsamında herhangi bir şirkete yaptırım uygulanmadı. Başbakan Wong'un son açıklaması, hükümetin bu konuda daha kararlı bir tutum sergileyeceğinin sinyalini veriyor.
Endonezya tarafı ise yangınların çoğunlukla küçük ölçekli çiftçiler tarafından tarım arazisi açmak amacıyla başlatıldığını savunuyor. Ancak çevre örgütleri, büyük plantasyon şirketlerinin de bu yönteme başvurduğunu ve yangınların yayılmasında pay sahibi olduğunu belirtiyor. Singapur'un soruşturması, tedarik zincirinde bu tür şirketlerin yer alıp almadığını tespit etmeyi amaçlıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Sınır aşan duman sorunu, yalnızca Singapur'u değil, Malezya ve Endonezya'nın bazı bölgelerini de etkiliyor. 1997'de yaşanan büyük duman krizi, Güneydoğu Asya'da milyonlarca insanı etkilemiş ve ekonomik kayıplara yol açmıştı. O tarihten bu yana bölgesel işbirliği mekanizmaları oluşturulmaya çalışılsa da somut adımlar sınırlı kaldı. 2002'de imzalanan Sınır Aşan Duman Kirliliği Anlaşması'na (AATHP) Endonezya hâlâ taraf değil. Bu durum, bölgesel çözüm çabalarını zayıflatıyor.
Uzmanlar, duman sorununun iklim değişikliğiyle bağlantılı olduğunu vurguluyor. Artan sıcaklıklar ve kuraklık, turba yangınlarının sıklığını ve yoğunluğunu artırıyor. Ayrıca yangınlar, atmosfere büyük miktarda karbon salarak küresel ısınmayı daha da körüklüyor. Bu nedenle sorun, yalnızca bölgesel bir hava kirliliği meselesi olmanın ötesinde, küresel iklim kriziyle de doğrudan ilişkili.
Singapur'un yasal yaptırım tehdidi, şirketler üzerinde baskı oluşturarak daha sürdürülebilir tarım uygulamalarına geçişi teşvik edebilir. Ancak Endonezya'nın egemenlik hassasiyeti ve ekonomik çıkarları göz önüne alındığında, tek taraflı adımların bölgesel gerilimi artırma riski de bulunuyor. Singapur, aynı zamanda Endonezya ile ortak soruşturma ve işbirliği yollarını da arıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Singapur'un sınır aşan duman kirliliğine karşı şirketlere yönelik yasal işlem başlatma girişimi, çevresel sorunlarda şirketlerin sorumluluğunu vurgulaması açısından Türkiye için de ders niteliğinde. Türkiye, özellikle Akdeniz iklim kuşağında artan orman yangınlarıyla mücadele ediyor ve iklim değişikliğinin etkilerini hissediyor. Sınır aşan kirlilik ve iklim maliyeti konularında uluslararası işbirliği, Türkiye'nin çevre diplomasisinde öncelik vermesi gereken alanlardan biri. Ayrıca, şirketlerin çevresel zararlardan sorumlu tutulması, yeşil mutabakat sürecinde Türk iş dünyası için de önemli bir uyum başlığı oluşturuyor. Singapur'un adımı, küresel ölçekte çevresel hesap verebilirlik trendinin güçlendiğini gösteriyor.