Singapur'da hava kalitesi, merkez bölgede sağlıksız seviyeye ulaşmasının ardından ülke genelinde tekrar orta seviyeye indi. Ulusal Çevre Ajansı (NEA) Cumartesi günü yaptığı açıklamada, 24 saatlik PSI (Kirlilik Standartları Endeksi) tahmininin yüksek-orta ile düşük-sağlıksız aralığında olacağını ve dumanlı pus riskinin devam ettiğini bildirdi. Bu durum, bölgede zaman zaman etkili olan orman yangınları kaynaklı dumanın Singapur'u etkileyebileceğini gösteriyor.
Hava Kalitesi Endeksi ve Sağlık Etkileri
PSI, Singapur'da hava kalitesini ölçmek için kullanılan bir standarttır. 0-50 arası iyi, 51-100 arası orta, 101-200 arası sağlıksız, 201-300 arası çok sağlıksız ve 300 üzeri tehlikeli olarak sınıflandırılır. Merkez bölgede PSI'nin sağlıksız aralığa ulaşması, özellikle solunum rahatsızlığı olanlar, yaşlılar ve çocuklar için risk oluşturur. NEA, vatandaşlara açık havada uzun süre kalmamaları ve maske kullanmaları yönünde tavsiyelerde bulunabilir. Ancak şu an için genel seviye orta olduğundan, günlük yaşam büyük ölçüde normale dönmüş durumda.
Dumanlı pus, genellikle komşu ülkelerdeki orman yangınlarından kaynaklanan partikül maddelerin rüzgarla taşınması sonucu oluşur. Endonezya'nın Sumatra ve Kalimantan adalarında kuru sezonlarda çıkan yangınlar, Singapur ve Malezya'yı sık sık etkiler. 2015 ve 2019 yıllarında yaşanan büyük duman krizleri, bölgede hava kalitesini ciddi şekilde düşürmüş ve diplomatik gerilimlere yol açmıştı. Bu yıl da benzer bir riskin devam ettiği görülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Güneydoğu Asya'da sınır aşan duman kirliliği, uzun yıllardır çözülemeyen bir sorun. ASEAN ülkeleri, 2002'de Sınır Aşan Duman Kirliliği Anlaşması'nı imzalamış olsa da uygulamada etkin önlemler alınamıyor. Endonezya, yangınların çoğunlukla küçük çiftçiler tarafından tarım arazisi açmak için çıkarıldığını belirtirken, Singapur ve Malezya daha sert önlemler talep ediyor. Küresel iklim değişikliği, kuraklık dönemlerini uzatarak yangın riskini artırıyor. Bu durum, sadece bölge ülkelerini değil, küresel hava kalitesini ve iklim sistemini de olumsuz etkiliyor. Singapur gibi ekonomik merkezlerde hava kirliliği, turizm ve dış yatırımı da dolaylı olarak etkileyebilir.
Singapur hükümeti, hava kalitesini sürekli izleyerek halkı bilgilendiriyor. NEA'nın günlük PSI tahminleri, vatandaşların plan yapmasına yardımcı oluyor. Ayrıca, ülke içinde yapay yağmur çalışmaları gibi önlemler de zaman zaman gündeme geliyor. Ancak sorunun kaynağı sınır ötesi olduğu için kalıcı çözüm, bölgesel işbirliğinden geçiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Singapur'daki hava kirliliği doğrudan Türkiye'yi etkilemese de, sınır aşan çevre sorunlarına ilişkin uluslararası işbirliği eksikliği, Türkiye'nin de zaman zaman karşılaştığı bir mesele. Türkiye, komşu ülkelerden kaynaklanan hava kirliliğiyle mücadelede benzer zorluklar yaşayabiliyor. Ayrıca, iklim değişikliğinin tetiklediği yangınlar ve kuraklık, Akdeniz havzasında da artıyor. Singapur'un yaşadığı durum, global iklim politikalarının ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Türkiye'nin Paris Anlaşması kapsamındaki taahhütleri ve yeşil dönüşüm hedefleri, bu tür sorunlara karşı dayanıklılığı artırabilir. Bölgesel çevre diplomasisi, Türkiye için de önemli bir dış politika aracı olabilir.