Singapur'da Ekim ayından itibaren Elektronik Yol Ücretlendirme (ERP) sistemi kapsamında fiziksel geçiş noktaları kademeli olarak kaldırılacak. Yeni ERP 2 sistemi ile birlikte yol ücretlendirme noktalarını belirten yeni yol işaretleri ve levhalar devreye girecek. Bu değişiklik, araç içi ünite (IU) teknolojisinin yerini alacak yeni nesil bir sistemin parçası olarak duyuruldu.
ERP 2'ye geçiş süreci ve yol işaretleri
Singapur Kara Ulaşım Otoritesi (LTA), mevcut ERP geçiş kapılarının Ekim 2024'ten itibaren aşamalı olarak söküleceğini açıkladı. Bu kapıların yerine, sürücüleri ücretlendirme bölgeleri konusunda bilgilendirecek yeni yol işaretleri ve elektronik panolar yerleştirilecek. Yeni işaretler, ERP ücretlerinin uygulandığı güzergâhları net bir şekilde gösterecek ve sürücülerin bu bölgelere yaklaşırken bilinçli karar vermesini sağlayacak.
ERP 2 sistemi, araç içi ünite (IU) yerine konum tabanlı bir teknoloji kullanacak. Bu sistem, uydu tabanlı küresel konumlandırma (GNSS) altyapısıyla çalışarak araçların konumunu takip edecek ve belirlenen sanal geçiş noktalarından geçişlerde ücretlendirme yapacak. Fiziksel kapıların kaldırılması, şehir manzarasını değiştirecek ve bakım maliyetlerini düşürecek.
LTA yetkilileri, geçiş sürecinin sorunsuz işlemesi için kapsamlı bir bilgilendirme kampanyası yürütüleceğini belirtti. Sürücülere yeni işaretlerin anlamları ve ERP 2 sisteminin nasıl çalıştığı konusunda broşürler ve dijital platformlar aracılığıyla bilgi verilecek. Ayrıca, yeni sistemin test aşamaları tamamlandı ve pilot uygulamalar başarıyla sonuçlandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Singapur, akıllı ulaşım sistemleri konusunda dünyada öncü ülkelerden biri olarak kabul ediliyor. ERP sistemi, 1998 yılında dünyada ilk kez uygulanan elektronik yol ücretlendirme sistemi olarak biliniyor. Şimdi ise ERP 2 ile bu alanda bir kez daha çığır açmayı hedefliyor. Uydu tabanlı ücretlendirme, birçok ülke tarafından araştırılan bir model. Özellikle yoğun trafik ve hava kirliliğiyle mücadele eden mega kentler için bu tür sistemler cazip hale geliyor.
Singapur'un bu hamlesi, küresel akıllı şehir teknolojileri pazarında önemli bir referans noktası oluşturacak. Avrupa'da Londra, Stockholm ve Milano gibi şehirlerde uygulanan tıkanıklık ücretlendirme sistemleri, genellikle sabit kameralar ve plaka tanıma sistemleriyle çalışıyor. Singapur'un GNSS tabanlı yaklaşımı, altyapı maliyetlerini azaltması ve esneklik sağlaması nedeniyle diğer ülkeler için de ilham kaynağı olabilir. Ancak, mahremiyet endişeleri ve veri güvenliği konuları, bu tür sistemlerin yaygınlaşmasının önündeki en büyük engeller arasında yer alıyor.
Uzmanlar, ERP 2'nin başarısının, sürücülerin sisteme adaptasyonuna ve veri gizliliği konusundaki güvene bağlı olduğunu vurguluyor. Singapur hükümeti, toplanan verilerin yalnızca ücretlendirme amacıyla kullanılacağını ve üçüncü taraflarla paylaşılmayacağını taahhüt etti. Yine de bazı sivil toplum kuruluşları, sürekli konum takibinin gözetim toplumu yaratabileceği endişesini dile getiriyor.
Öte yandan, ERP 2'nin dinamik ücretlendirme özelliği sayesinde trafik yoğunluğuna göre anlık fiyatlandırma yapılabilecek. Bu da trafik sıkışıklığını azaltmada daha etkili bir araç olarak görülüyor. Sistem, aynı zamanda elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte yol ücretlendirmesinde adalet sağlamak için de kullanılabilir. Singapur, 2040 yılına kadar tüm araçların temiz enerjili olmasını hedeflediği için ERP 2 bu geçişte kritik bir rol oynayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Singapur'un ERP 2 sistemine geçişi, Türkiye'nin akıllı ulaşım ve trafik yönetimi politikaları açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde artan trafik yoğunluğu ve hava kirliliği, alternatif ücretlendirme modellerini gündeme getiriyor. Türkiye'de henüz ulusal düzeyde bir elektronik yol ücretlendirme sistemi bulunmuyor; ancak HGS ve OGS gibi sistemler köprü ve otoyollarda kullanılıyor. Singapur modeli, GNSS tabanlı ve esnek bir yapı sunarak şehir içi trafik yönetiminde yeni bir yaklaşım sunabilir. Ayrıca, yerli teknoloji şirketleri için iş birliği ve Ar-Ge fırsatları doğurabilir. Ancak, veri gizliliği ve altyapı maliyetleri dikkatle değerlendirilmeli.