Singapur, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'ne sunduğu Evrensel Periyodik İnceleme (EPİ) raporunda, aldığı 243 öneriyi desteklediğini açıkladı. Bu, ülkenin aldığı toplam önerilerin yaklaşık yüzde 71'ine denk geliyor. Ancak hükümet, ev işçilerine yönelik yasalarda değişiklik, ölüm cezasının kaldırılması ve ifade özgürlüğü mevzuatında reform gibi kritik alanlarda geri adım atmadı.
Gelişmenin Arka Planı
Singapur, BM İnsan Hakları Konseyi'nin dört yılda bir ülkelerin insan hakları sicilini gözden geçirdiği EPİ süreci kapsamında son incelemesini tamamladı. Ülke, 2021 yılındaki önceki incelemede 240 öneriyi kabul etmişti; bu yılki sayı 243'e yükseldi. Kabul edilen öneriler arasında göçmen işçilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi, zorla çalıştırmanın önlenmesi ve insan ticaretiyle mücadele gibi başlıklar yer alıyor.
Singapur'un en büyük emek ihracatçısı olduğu alanlardan biri inşaat, gemi yapımı ve ev hizmetleri. Ülkede yaklaşık 1,3 milyon göçmen işçi bulunuyor; bunların büyük çoğunluğu Güney Asya ve Güneydoğu Asya ülkelerinden geliyor. Pandemi döneminde göçmen işçi yurtlarında görülen büyük salgınlar, uluslararası kamuoyunda ülkenin işçi hakları siciline dair eleştirileri artırmıştı. Hükümet, o günden bu yana yurt koşullarını iyileştirme ve işçilere daha fazla yasal koruma sağlama yönünde adımlar attı.
Ancak Singapur, ölüm cezasını kaldırmayı reddetti. Ülke, uyuşturucu kaçakçılığı başta olmak üzere ağır suçlarda idam cezasını uygulamaya devam ediyor. İnsan hakları örgütleri, idamların adil yargılanma güvencelerinden yoksun olduğunu savunuyor. Singapur hükümeti ise ölüm cezasının caydırıcı olduğunu ve kamuoyunun büyük çoğunluğu tarafından desteklendiğini belirtiyor.
İfade özgürlüğü konusunda da Singapur, yabancı yayınlara müdahale yetkisi veren ve çevrimiçi yanlış bilgiyle mücadele adı altında içerik kaldırmaya olanak tanıyan yasalarını değiştirmeye yanaşmadı. Hükümet, bu düzenlemelerin toplumsal uyumu ve güvenliği korumak için gerekli olduğunu savunuyor. Muhalif gruplar ise yasaların muhalefeti susturmak için kullanıldığını öne sürüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Singapur'un EPİ sürecindeki tutumu, Asya-Pasifik bölgesinde insan hakları standartlarına yaklaşımın ne kadar farklılaştığını gösteriyor. Ülke, ekonomik kalkınma ve istikrarı önceliklendiren "Asya değerleri" söylemine yakın duruyor. Buna karşılık bölgede Endonezya, Filipinler ve Tayland gibi ülkeler ölüm cezasını fiilen veya hukuken kaldırmış durumda. Singapur'un bu konudaki katı tutumu, diğer ASEAN üyeleriyle arasında ayrışma yaratıyor.
Küresel ölçekte ise EPİ, ülkelerin insan hakları taahhütlerini şeffaf biçimde beyan ettiği bir platform. Singapur gibi yüksek gelirli ve düşük nüfuslu bir ülkenin önerilerin yüzde 71'ini kabul etmesi, uluslararası baskıya kısmi açıklık olarak yorumlanıyor. Ancak kabul edilen önerilerin çoğu, mevcut uygulamaları sürdürmeye yönelik. Bu da gerçek reform niyetinin sınırlı olduğu eleştirilerini beraberinde getiriyor.
Göçmen işçi hakları, küresel tedarik zincirlerinde artan bir gündem maddesi. Singapur'un inşaat ve gemi yapımı sektörleri, uluslararası şirketlerin tedarik zincirlerinde yer alıyor. Bu nedenle ülkedeki işçi koşulları, yalnızca yerel değil, küresel şirketlerin itibarını da etkiliyor. Hükümetin attığı adımlar, bu baskıyı hafifletmeye yönelik.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Singapur'un insan hakları önerilerine yaklaşımı, Türkiye'nin BM İnsan Hakları Konseyi'ndeki kendi siciliyle karşılaştırma imkânı sunuyor. Türkiye de EPİ sürecinde benzer şekilde ölüm cezasını gündemine almıyor; ancak ifade özgürlüğü ve göçmen hakları konusunda Avrupa Konseyi ve AB ile yürüttüğü diyalog farklı bir seyir izliyor. Singapur'un göçmen işçilere yönelik adımları, Türkiye'nin geçici koruma altındaki Suriyeliler ve düzensiz göçmenler için geliştirdiği politikalara doğrudan bir model teşkil etmiyor; zira Türkiye'deki göçmen profili ve yasal çerçeve farklı. Yine de Asya-Pasifik'te insan hakları standartlarının ekonomik önceliklerle dengelenmesi, Türkiye'nin çok kutuplu dış politikasında yankı bulabilecek bir yaklaşım.