İngiltere Çocuk Komiseri Dame Rachel de Souza, hükümetin terörle mücadele programı Önleme'ye (Prevent) yönlendirilen çocukların sayısının arttığını, ancak bu çocukların çoğunun programa uygun olmadığını ve şiddet içerikli aşırılıklara takıntılı olanların farklı bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini açıkladı. De Souza, mevcut sistemin çocukları radikalleşmeden korumak için yetersiz kaldığını ve bu durumun hem çocuklar hem de toplum için risk oluşturduğunu vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı
Dame Rachel de Souza, İngiltere Parlamentosu'na sunduğu raporda, Önleme programına yönlendirilen çocukların sayısında son yıllarda belirgin bir artış yaşandığını ve bu çocukların önemli bir kısmının terörle bağlantılı olmaktan ziyade şiddet içerikli aşırılıklara ilgi duyduğunu belirtti. Raporda, özellikle okul çağındaki çocukların internet üzerinden şiddet içerikli videolara, oyunlara ve forumlara maruz kaldığı, bu durumun psikolojik sorunlara yol açtığı ve bu çocukların özel bir desteğe ihtiyaç duyduğu ifade edildi. De Souza, Önleme programının mevcut haliyle bu çocuklara yardımcı olmadığını, aksine onları damgalayabileceğini ve ihtiyaç duydukları terapötik müdahaleden uzaklaştırabileceğini savundu. Ayrıca, çocukların şiddete olan ilgisinin genellikle travma, zorbalık veya ihmal gibi altta yatan sorunlardan kaynaklandığına dikkat çekti.
Çocuk Komiserliği'nin yaptığı araştırmaya göre, 2021-2023 yılları arasında Önleme programına yönlendirilen çocuk sayısı %30 oranında arttı. Bu artışın büyük kısmını, 15 yaş altı çocuklar oluşturuyor. Raporda, okulların ve ailelerin çocuklardaki şiddet eğilimlerini fark etmede zorlandığı ve erken müdahale için yeterli kaynak ayrılmadığı vurgulandı. De Souza, hükümetin çocuklara yönelik özel bir müdahale programı oluşturması gerektiğini, bu programın eğitim, psikolojik destek ve aile danışmanlığını içermesi gerektiğini belirtti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, yalnızca İngiltere'yi ilgilendirmiyor; dünya genelinde birçok ülke, gençlerin şiddet içerikli aşırılıklara yönelmesiyle mücadele ediyor. Özellikle sosyal medya ve çevrimiçi platformlar, şiddet içerikli propagandanın yayılmasında önemli bir rol oynuyor. Avrupa'da da benzer endişeler dile getiriliyor; Almanya ve Fransa gibi ülkeler, aşırı sağ ve cihatçı grupların gençleri etkileme potansiyeline karşı önlemler geliştiriyor. Uluslararası toplum, çocukların radikalleşmesini önlemek için daha kapsamlı stratejiler benimseme çağrısında bulunuyor. Bu bağlamda, İngiltere'deki tartışma, küresel çapta benzer politikaların gözden geçirilmesine öncülük edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun süredir terörle mücadele eden bir ülke olarak, radikalleşmenin önlenmesi konusunda deneyim sahibidir. İngiltere'deki bu tartışma, Türkiye'nin kendi önleme programlarını gözden geçirmesi için bir fırsat sunuyor. Türkiye'de özellikle Suriye ve Irak'taki çatışmalardan etkilenen bölgelerde, şiddet içerikli aşırılıkların çocuklar üzerindeki etkisi yakından izleniyor. Türk makamları, Önleme programının etkinliğini artırmak ve çocuklara yönelik psikososyal destek mekanizmalarını güçlendirmek için bu tartışmadan dersler çıkarabilir. Ayrıca, uluslararası işbirliği kapsamında, radikalleşme ile mücadelede ortak stratejiler geliştirilmesi Türkiye'nin çıkarına olacaktır.