İngiltere'de eski Sağlık Bakanı Wes Streeting, Başbakan Keir Starmer'a çağrıda bulunarak X ve benzeri çevrimiçi platformların toplumsal gerilimleri körükleyen içerikleri nedeniyle acil önlem alınmasını ve bu platformların yol açtıkları isyan ve şiddet olaylarının maliyetine ortak edilmesini talep etti. Streeting, özellikle aşırı sağcı grupların organize olmasına ve nefret söyleminin yayılmasına izin veren sosyal medya şirketlerinin sorumluluktan kaçamayacağını vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı: Sosyal Medya ve Toplumsal Olaylar
Wes Streeting, The Guardian'a verdiği özel demeçte, son haftalarda İngiltere'de yaşanan ve göçmen karşıtı protestolarla başlayıp şiddet olaylarına dönüşen toplumsal hareketlerin ardında dezenformasyon ve nefret söylemi olduğunu belirtti. Streeting, özellikle Elon Musk'ın sahibi olduğu X platformunun (eski adıyla Twitter) bu tür içeriklerin yayılmasına göz yumduğunu ve hatta bazı hesapların doğrulanmasıyla içeriklere meşruiyet kazandırdığını ifade etti. Streeting, "Bu platformlar kâr ederken, toplum olarak biz yangınları söndürmek zorunda kalıyoruz. Adalet bu değil" dedi.
İngiltere'de son dönemde yaşanan olaylar, Southport'ta bir dans kursuna düzenlenen bıçaklı saldırının ardından başladı. Saldırganın sığınmacı ve Müslüman olduğu yönünde yayılan yanlış bilgiler, aşırı sağcı grupların sokaklara dökülmesine neden oldu. Otellerin ve camilerin hedef alındığı, polis memurlarının yaralandığı olaylarda yüzlerce kişi gözaltına alındı. Hükümet, olayların koordinasyonunda Telegram ve X gibi platformların kullanıldığını tespit etti.
Streeting, mevcut yasaların bu tür platformları denetlemede yetersiz kaldığını, bu nedenle Çevrimiçi Güvenlik Yasası'nın daha sıkı uygulanması ve platformların kullanıcı kaynaklı içeriklerden sorumlu tutulması gerektiğini söyledi. Eski bakan, "Bir yangın çıktığında itfaiyeye faturayı kundakçıya keseriz. Aynı mantık, sanal ortamda şiddeti körükleyenler için de geçerli olmalı" ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Dijital Düzenleme Dalgası
Streeting'in çağrısı, yalnızca İngiltere'de değil, küresel çapta sosyal medya düzenlemelerine yönelik artan baskının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Avrupa Birliği'nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ile platformlara içerik denetimi ve risk değerlendirmesi zorunluluğu getirilmişti. Ancak İngiltere'nin Brexit sonrası bağımsız düzenleme girişimleri, AB'ninkilerle uyumlu olmakla birlikte daha sert yaptırımlar içerebilir. Streeting, platformlara para cezası yerine doğrudan maliyet yükleme fikrinin caydırıcılığı artıracağını savunuyor.
X platformunun sahibi Elon Musk ise daha önce ifade özgürlüğü vurgusu yaparak düzenlemelere karşı çıkmıştı. Ancak İngiltere'deki olaylar, Musk'ın bu tutumunun sorgulanmasına neden oldu. Özellikle Musk'ın kendi hesabından yaptığı bazı paylaşımların da gerilimi tırmandırdığı iddia ediliyor. Uzmanlar, söz konusu gelişmenin diğer ülkelerde de benzer yasal düzenlemeleri hızlandırabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye gibi sosyal medya kullanımının yaygın olduğu ve zaman zaman dezenformasyon kaynaklı toplumsal olaylar yaşayan ülkeler için önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, 5651 sayılı yasa ve Sosyal Medya Yasası ile platformlara içerik çıkarma ve yerel temsilci atama zorunluluğu getirmiş olsa da, İngiltere'de tartışılan 'maliyet yükleme' modeli daha caydırıcı olabilir. Öte yandan, bu tür düzenlemelerin ifade özgürlüğü ile dengelenmesi gerektiği unutulmamalı. Türkiye'nin, Avrupa'daki dijital düzenleme trendlerini yakından takip ederek kendi mevzuatını güncellemesi, hem ulusal güvenlik hem de uluslararası uyum açısından faydalı olacaktır.