İngiltere'de etkili olan şiddetli sıcak hava dalgası, engelli bireyler için yaşamı tehdit eden bir krize dönüşürken, engelli hakları savunucuları hükümetin resmi tavsiyelerinin durumu daha da kötüleştirdiğini belirtiyor. 'Hayatta kalmaktan bahsediyoruz' diyen aktivistler, özellikle elektrik kesintileri ve yetersiz erişilebilirlik nedeniyle engelli bireylerin serinleme imkanlarından mahrum kaldığını vurguluyor. Meteoroloji Ofisi'nin 'kırmızı alarm' verdiği ülkede, engelli bireyler için özel önlemler alınmazsa ciddi sağlık sorunlarının yaşanabileceği uyarısı yapılıyor.
Gelişmenin arka planı: Resmi tavsiyeler neden yetersiz?
İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı (UKHSA) ve Meteoroloji Ofisi, sıcak hava dalgası sırasında 'bol su için', 'gölgede kalın' ve 'dışarı çıkmayın' gibi genel önerilerde bulunuyor. Ancak engelli aktivistler, bu tavsiyelerin engelli bireylerin günlük gerçeklerini göz ardı ettiğini savunuyor. Örneğin, tekerlekli sandalye kullanan bir kişinin 'gölgede kalması' her zaman mümkün olmayabiliyor; ayrıca bazı engelli bireyler su içme ihtiyacını hissetmeyebiliyor ya da yutma güçlüğü çekebiliyor.
Engelli hakları örgütü Disability Rights UK'nin kampanya direktörü Fazilet Hadi, 'Resmi tavsiyeler, engelli bireylerin ihtiyaçlarını dikkate almıyor. Örneğin, evde kalmak öneriliyor ama evde klima yoksa ve pencere açmak güvenli değilse ne yapacağız?' diyor. Hadi, ayrıca elektrik kesintileri yaşandığında tıbbi cihazlara bağımlı olan bireylerin hayati risk altında olduğunu vurguluyor.
İngiltere'de yaklaşık 14,1 milyon engelli birey yaşıyor ve bu nüfusun büyük bir kısmı düşük gelirli bölgelerde yoğunlaşıyor. Bu bölgelerde yeşil alanların azlığı, klimalı kamu binalarının yetersizliği ve yalıtım sorunları gibi faktörler, sıcak hava dalgasının etkisini artırıyor. Geçtiğimiz yıl Avrupa genelinde sıcak hava dalgaları nedeniyle 60 binden fazla kişi hayatını kaybetti; bu ölümlerin orantısız bir şekilde yaşlıları ve engellileri etkilediği belirtiliyor.
Bölgesel veya küresel boyut: İklim krizi eşitsizlikleri derinleştiriyor
Bu durum yalnızca İngiltere'ye özgü değil. Küresel ısınmayla birlikte sıcak hava dalgaları daha sık ve şiddetli hale gelirken, engelli bireyler ve diğer savunmasız gruplar iklim krizinin yükünü orantısız bir şekilde taşıyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerinin 'eşitsizlikleri derinleştirdiğini' ve 'engelli bireylerin bu etkilere karşı en savunmasız gruplardan biri olduğunu' ifade ediyor.
İklim aktivistleri, hükümetlerin acil durum planlarını engelli bireylerin katılımıyla gözden geçirmesi gerektiğini savunuyor. İngiltere'deki bazı yerel yönetimler, serinleme merkezlerini erişilebilir hale getirmek için adımlar atıyor ancak bu çabaların yetersiz olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, sıcak hava dalgası yönetiminde engelli bireylerin ihtiyaçlarına özel olarak odaklanan kapsayıcı politikaların acilen hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Akdeniz havzasında yer alması nedeniyle sıcak hava dalgalarına ve iklim değişikliğinin etkilerine karşı oldukça kırılgan bir ülke. Özellikle büyükşehirlerde yaşayan engelli bireyler ve yaşlılar, aşırı sıcaklardan benzer şekilde etkileniyor. Türkiye'nin afet ve acil durum yönetim mekanizmalarının engelli bireylerin ihtiyaçlarını gözetecek şekilde kapsayıcı hale getirilmesi kritik önem taşıyor. Ayrıca, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında kentsel ısı adalarının azaltılması ve erişilebilir serinleme alanlarının oluşturulması, bu alandaki riskleri azaltabilir. Bu haber, Türkiye'deki engelli bireylerin iklim kaynaklı risklere karşı korunması için benzer politikaların geliştirilmesi gerektiğini hatırlatıyor.