Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 2026 BRICS Zirvesi'ne katılmak üzere Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'ye ulaştı. Bloomberg'in haberine göre, Şi Cinping'in ziyareti, zirve kapsamındaki ikili görüşmelerinin hemen öncesinde gerçekleşti. BRICS ülkeleri — Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika — küresel ekonomik yönetişim, ticaret ve kalkınma konularını ele almak üzere bir araya geliyor. Zirve, gelişmekte olan ülkelerin uluslararası arenadaki etkisini artırma çabaları açısından kritik bir dönemeçte toplanıyor.
BRICS Zirvesi'nin Arka Planı
BRICS, ilk kez 2009 yılında resmi olarak bir araya gelen ve o zamandan bu yana küresel ekonomik mimaride alternatif bir güç merkezi oluşturmayı hedefleyen bir oluşum. Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'nın bir araya gelmesiyle kurulan grup, 2024'te genişleme kararı alarak Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ni bünyesine kattı. Bu genişleme, BRICS'in küresel Güney'in sesi olma iddiasını güçlendirdi. 2026 zirvesi, genişlemenin ardından düzenlenen ikinci tam katılımlı zirve olma özelliği taşıyor.
Zirvenin ana gündem maddeleri arasında, uluslararası ticarette yerel para birimlerinin kullanımının yaygınlaştırılması, Dünya Ticaret Örgütü reformu ve iklim finansmanı yer alıyor. Çin, özellikle kuşak-yol girişimi ile paralel olarak BRICS ülkeleriyle altyapı ve ticaret bağlantılarını derinleştirmeyi amaçlıyor. Hindistan ise zirveye ev sahipliği yaparak, hem bölgesel liderlik iddiasını pekiştirmek hem de Çin ile olan sınır anlaşmazlıklarına rağmen çok taraflı platformlarda iş birliğini sürdürmek istiyor.
Şi Cinping'in zirveye katılımı, Çin'in çok taraflı diplomasiye verdiği önemi gösteriyor. Son yıllarda ABD ile yaşanan ticaret savaşları ve teknoloji rekabeti, Pekin'i alternatif ittifaklar ve ekonomik ortaklıklar arayışına itti. BRICS, bu stratejinin merkezinde yer alıyor. Çin, BRICS ülkeleriyle ticaretini genişleterek hem ABD pazarına bağımlılığını azaltmayı hem de küresel ekonomik yönetişimde daha fazla söz sahibi olmayı hedefliyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
BRICS zirvesi, Batılı ülkelerin ekonomik ve siyasi hegemonyasına karşı bir denge unsuru olarak görülüyor. Grubun genişlemesi, özellikle enerji kaynakları ve kritik mineraller açısından zengin ülkelerin katılımıyla, küresel tedarik zincirlerinde önemli bir ağırlık oluşturuyor. Suudi Arabistan ve İran gibi petrol devlerinin üyeliği, BRICS'in enerji politikalarında belirleyici bir aktör haline gelme potansiyelini artırıyor.
Öte yandan, BRICS içindeki çıkar farklılıkları da gözlerden kaçmıyor. Çin ve Hindistan arasındaki rekabet, grubun ortak bir vizyon geliştirmesini zorlaştırabiliyor. Rusya'nın Ukrayna savaşı nedeniyle Batı yaptırımları altında olması, BRICS'in ekonomik gündemini gölgeleyebiliyor. Brezilya ve Güney Afrika ise daha çok kalkınma ve iklim finansmanı konularına odaklanmış durumda. Bu farklılıklara rağmen, üyeler ortak bildirilerde Batı'ya karşı birleşik bir mesaj verme eğiliminde.
Zirve sırasında ikili görüşmeler de yoğunluk kazanacak. Şi Cinping'in Hindistan Başbakanı ile yapacağı görüşme, iki ülke arasındaki sınır gerilimlerine rağmen ekonomik iş birliğinin sürdürülmesi açısından önem taşıyor. Ayrıca, Şi'nin diğer BRICS liderleriyle yapacağı temaslar, küresel ticaret anlaşmaları ve yatırım projeleri için zemin hazırlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, BRICS ile yakından ilgilenen bir ülke olarak, bu zirveyi dikkatle takip ediyor. Türkiye'nin BRICS'e katılım başvurusu bulunuyor ve grubun genişlemesi, Ankara'nın çok kutuplu dış politika stratejisiyle örtüşüyor. Zirvede alınacak kararlar, özellikle ticarette yerel para birimlerinin kullanımı ve alternatif ödeme sistemleri, Türkiye'nin dış ticaretinde çeşitlilik sağlama hedefine katkı sunabilir. Ayrıca, BRICS ülkeleriyle enerji ve altyapı iş birlikleri, Türkiye'nin ekonomik ve jeopolitik konumunu güçlendirebilir. Ancak, Batı ile dengeli ilişkileri sürdürme gerekliliği, Türkiye'nin BRICS içindeki angajmanını dikkatli bir şekilde yönetmesini gerektiriyor.